Bu ağacın mayasında insan var

ÖZEL HABER
- HABERLER CUMA İSTANBUL
5 Nisan 2013, Cuma

İnsan gibi yavruluyor, insan kadar yaşıyor ve bir insanı öldüren darbelere maruz kalınca ölüyor... Yeryüzünde insana en çok benzeyen bir canlıdan, insanoğlunun halası hurmadan bahsediyoruz.

Hurma ağacı yapı itibarıyla dünya üzerinde insana en çok benzeyen bitki olarak bilinir. Hatta eski kaynaklarda Hz. Adem’in yaratıldığı toprağın artakalan kısmından hurma ağacının yaratıldığı yazar. Efendimiz (sas) de bir hadis-i şeriflerinde, “Halanız olan nahleye saygı gösteriniz.” buyurmaktadır.

Hurma ağacının biyolojik yapısı şaşırtıcı derecede insana benziyor. Medine’de hurma bahçesi sahibi olan Ahmet Yavuz, hurmanın da insan gibi dişi ve erkek çeşitlerinin olduğunu ve sadece dişi ağaçların meyve verdiğini söylüyor. İnsana benzeyen en ilginç özelliği bu ağacın çekirdekten yetişmemesi ve tıpkı insan gibi yavru vermesi.

Yavuz, ağacın bu dikkat çekici yapısını şöyle anlatıyor: “Hurma ağacını çekirdekten yetiştiremezsiniz. Dişi hurma ağaçları aynı bir kadın gibi doğum yaparak yavru verir. İki doğum çeşidi vardır. Biri normal, diğeri sezaryen. Hurma ağacı adeta sezaryenle doğum yapar. Gövdesinden çıkan yavruları özel aletlerimizle ameliyat eder gibi alırız ve annenin göreceği bir yere dikeriz.”

Yavrusundan ayrılırsa küser

Yeni doğan bir bebek nasıl annesine ihtiyaç duyarsa hurma ağacının yavrusu da öyle anne ağacı etrafında ister. Yeni yavruyu annenin görebileceği bir yere dikmek zorundasınız. Yoksa yavru ölür, anne de küser ve meyve vermez. Ağacın yavrulama adedi de ortalama bir insanın yavrulama adedi kadar. Hurma ağaçlarının meyve verdiği en verimli dönemi insanoğlundaki gibi 15 ve 40 yaşları arasındaki dönemdir. Dişi ağaç ve erkek ağacı ayıran en belirgin özelliği de şöyle anlatıyor Ahmet Yavuz: “Kadınların saçı nasıl uzun ve salıksa dişi hurma ağaçlarının dalları da öyle uzun ve salıktır. Erkeklerin saçı nasıl kısa ve dik dikse erkek hurma ağaçlarının dalları da öyle yukarıya doğru dik diktir.”

Hurma ağacının ömrü de ortalama insan ömrü olan 60-70 yıl kadar. Ağacın en üst kısmı baş kısmı. Nasıl insanın başı kesildiğinde ölürse hurma ağacının da o baş kısmı kesilirse ölür. Bahçenin sahibi Ahmet Yavuz, hurma ağacının gövdesine aldığı sert darbenin de onu öldürebileceğini söylüyor: “Aynı insan gibi hurma ağacının da kalbi, gövdesindedir ve oraya alacağı sert bir darbe ağacın ölümüne sebep olur.”

İnsanın hayatını devam ettirmesi için su, sağlığı için de güneş ne kadar önemliyse hurma için de öyledir. Güneş görmeyen ve bol su ile beslenmeyen hurma büyümez. Gövdesinde de insan vücudundaki kıl yapısı gibi lifler var. Bu benzerliği İbni Ömer şöyle anlatıyor: “Efendimizi’n (sas) yanında otururken hurma ağacının özü (cummar) getirildi. Efendimiz (sas) şöyle bir soru sordu: ‘Ağaçlardan bir ağaç, aynen Müslüman adama benzer, yaprağı düşmez. Söyler misiniz bana hangi ağaçtır o?’ Orada bulunanlar çöl ağaçlarına daldılar, benim aklıma hurma olduğu geldi. Söylemeye niyetlendim ama baktım ki ben orada olanların en küçüğüyüm, sustum. Efendimiz (sas) buyurdular ki: O ağaç hurmadır.”

Hz. Meryem’in loğusalık yiyeceği

Hurmanın bir özelliği de hamilelik döneminde iyi bir besleyici olması ve doğumu kolaylaştırması. Rahmin kasılmasına sebep olan ve doğumu kolaylaştıran oksitosin hormonu hurmada bol miktarda bulunuyor. Kur’an-ı Kerim’de de Hz. Meryem’e doğum öncesinde hurma yemesi tavsiye edildiği anlatılıyor: “Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: ‘Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim.’ Altından (bir ses) ona seslendi: ‘Hüzne kapılma, Rabb’in senin altında bir su arkı kılmıştır. Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin. Artık, ye, iç, gözün aydın olsun.’” (Meryem 23-26) Peygamber Efendimiz (sas) de bir hadislerinde loğusalık döneminde hurma yemenin öneminden bahsediyor: “Kadınlarınıza loğusa döneminde hurma yediriniz. Kim loğusalığında hurma yerse onun çocuğu akıllı ve ağırbaşlı olur. Çünkü hurma, Hz. Meryem’in loğusalığındaki yiyeceği idi. (Hz. Meryem validemize Allah (cc) kuru bir hurma ağacından onu vermişti). Şayet (loğusa için) hurmadan daha iyi bir yiyecek olsa idi Allah (cc) onu Meryem’e ikram ederdi.”

Peygamber mucizesi

Peygamber hurması da denen acve hurması, diğer hurmalara göre daha değerlidir. Rivayete göre bir gün bir müşrik, elinde yanmış hurma dalıyla Efendimiz’e gelir ve şöyle der: “Ya Muhammed (sas), bu yanmış dalı toprağa dik, şayet bu daldan hurma yetişirse biz de senin peygamber olduğunu tasdik ederiz.” Efendimiz (sas) önce tükürükleriyle dalı ıslatır ve toprağa diker. İşte o daldan yetişen hurma acve hurmasıdır. Bu yüzdendir ki acve hurmasının yanık hurma gibi daha koyu bir rengi vardır. Efendimiz (sas) bir hadis-i şerifinde acve hurmasının şifasını şöyle ifade ediyor: “Kim sabah aç karnına yedi tane acve hurması yerse o gün ona ne sihir ne de zehir tesir eder.”

Şeker hastalarına özel

Hurma bahçesi sahibi Ahmet Yavuz, hurma polenlerinin kısırlık tedavisinde kullanıldığını söylüyor. Pekmezi, balı, kahvesi üretilen bu meyvenin şeker oranı düşük bir çeşidi de var. Yavuz, ‘sugi’ adlı hurma çeşidini, şeker oranı az olduğu için şeker hastalarının da gönül rahatlığıyla yiyebileceğini söylüyor.

 

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Sonraki Haber