AİLE-SAĞLIK Yazarlar Ahmet Kurucan

İslam’da evlilik yaşı

Uzun zaman oldu, bir İslam ülkesinde görev yapan bir müftünün başlangıç noktasını 10-12 olarak belirlediği küçük yaşlardaki kız çocuklarının evlendirilebileceğine dair vermiş olduğu fetva özellikle Batı dünyasında çok büyük tartışmalara kapı açtı.

O dönemlerde almış olduğumuz konu ile alakalı soruya cevap vermeye çalışacağım bu yazıda. Müftü o fetvasında(!) “bayanlarda evlilik yaşının 25’e çıkartma çabalarının yanlış olduğunu, İslam’a göre 10 ile 12 yaş arasında bayanların fıtraten evlilik fonksiyonlarını eda edebileceğini ve babaanne-anneannelerinin o yaşlarda evlendiğini” söylüyordu. Müftünün delil olarak ortaya sunduğu iki şey –ki zaten okuyucu da sadece bunları soruyor- ekseninde sınırlandırmaya çalışacağım yazıyı.

    Dikkat ederseniz 2 şey söylüyor müftü; o yaşlarda bayanların fıtraten evliliğe hazır olduğu ve babaanne-anneanne misalleri üzerinden kendi kültürü. İkincisinden başlayalım; sosyal, siyasal, ekonomik, coğrafî vb. özelliklerin belirleyici olduğu kültürel bir olguyu –doğruluğu ve yanlışlığını tartışma ayrı bir mevzu- o bölgede yaşayan nüfusun dinî kimliğinden hareketle İslam ile özdeşleştirme ve “İslam’a göre” demek tek kelime ile yanlıştır. Din ekseninde dün, bugün ve ihtimal yarın da yaşadığımız ve yaşayacağımız birçok kafa karışıklığının altında maalesef bu yaklaşım vardır. Bir şeyin dinî olması ile örfî olması ve/ya dinin o şeye onay vermesi birbirinden farklı şeylerdir.

    Burada şu itiraz yapılabilir; 15 asırdır ve neredeyse yüzde yüz nüfusun Müslüman olduğu coğrafyada var olan o kültürel olgu, mutlaka dinden cevaz almıştır; almıştır ki uygulama alanı bulmuş ve bugünlere gelmiş; aksi halde bu zihniyet ve uygulamanın günümüze kadar gelmesi imkânsızdır. Doğrusu bu yaklaşıma itiraz edecek ve bu itirazı temellendirebilecek bir delile sahip değilim. Katılıyor ve ben de aynen böyle düşünüyorum.

    Ama doğru mu bu yaklaşım? Bence yanlış. Neden? Çünkü dün-bugün mukayesesi içinde sorgulama yok. Zihnî önkabuller etkin. Kim bilir belki dün, dünkü hayat şartlarında doğru olan bu şey bugün yanlıştır. İşte eksik olan bu. Mezkûr olgu yanlış olabilir zihniyetiyle meseleye yaklaşıp dinî delilleri yeniden ele alma, ulemadan bize intikal eden mezkûr görüşleri Kur’an ve sünnet hakemliğinde yeniden sağlamasını yapma; bunu yapmıyor ve mevcudu olduğu gibi kabullenme kolaycılığına kaçıyoruz.

    İkincisi ise; 10-12 yaşları arasındaki kızların fıtraten evlilik fonksiyonlarını eda edebilecek çağa ulaşmış olmaları. Gerçekten öyle mi? Neyi kastediyor müftü? Biyolojik olgunluğa ermeyi mi? Yani o yaşlardaki kızların akile-baliğa olması, anne olabilecek çağa gelmesini mi? Kocasının hanımı, çocuklarının annesi, kayınvalide ve pederinin gelini olabilecek zihnî olgunluğa ulaşmasını mı? Sevinç ve kederleri ile birlikte hayatın bütün zorluk ve sıkıntılarına göğüs gerebilecek, sevinç ve neşeleri bir eşten, anneden, gelinden ve toplumsal açıdan bakarsak bir fertten beklenenleri karşılayabilecek kemale ulaşmasını mı? Eğer bunların bütününü kastediyorsa, müftümüz içinde yaşadığı dünya gerçeklerinin çok ama çok gerisinde bir yerlerde yaşıyor demektir. İnternet arama motorlarından yapacağı küçücük bir araştırmada uzmanların hep aksi ve aykırı istikamette yerini alan tespitlerini ve delillerini görecektir. Aslında konu İslam’a göre kız olsun-erkek olsun küçük yaşlardaki çocukların evlenmesi ve evlendirilmesi sorusuna kilitli. Ayet, hadis, fıkhî görüşler, bunlar çerçevesinde oluşması gereken gelenek ve tabii ki günümüzün ilminin yaptıkları tespitler kelimenin hakiki manasıyla “İslam’a göre” diyebileceğimiz zemindir. Bu zeminin bazı ayaklarının eksik olması yanlış kanaatlere, söylemlere sürükler bizi. Bugün olan ve soru-cevap ekseninde bu yazının yazılmasına sebebiyet veren de zaten budur.

14 Şubat 2013, Perşembe
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.