AİLE-SAĞLIK Yazarlar Ahmed Şahin-Guslü gerektirmeyen ve gerektiren haller...

Guslü gerektirmeyen ve gerektiren haller...

Soru: Bazen idrar mahallinden akıntılar geliyor, çamaşırı ıslatıyor. Bu durumdan şüpheye düşüyoruz.

Bu akıntı guslü mü gerektirir, yoksa sadece var olan abdesti mi bozar? Guslü gerektiren akıntı ile abdesti bozan akıntı arasında fark var mı? Birbirine benzeyen bu iki akıntıyı nasıl fark edeceğiz?

Cevap: Abdesti bozan akıntı ile guslü gerektiren akıntı arasında çok açık fark vardır.

Şöyle ki, çoğu kere müstehcen görüntüleri görmek ya da hayal etmekten kaynaklanan bu gibi akıntılar sızarak gelir. Habersizce gelen bu sızmalar idrar gibidir. İdrar nasıl sadece bulaştığı yeri kirletmiş olursa, bu gibi sakince gelen akıntılar da bulaştığı çamaşırı kirletmiş olur. Kirlettiği yer avuç içi kadar genişlemişse namaza mani olacak dereceye ulaşmış demektir. Abdest alınacak mekanlarda, tuvalet gibi tenha yerlerde bile, kirlenmiş o kısım musluk altına tutularak kolayca temizlenebilir. Sonra da abdest alınıp namaz kılınabilir. İbadeti terke sebep olacak büyüklükte bir engel gibi düşünülmez bu akıntılar.

Bu türlü sessiz ve habersizce gelen akıntılar cinsel tahriklerden sonra gelebileceği gibi, ağır yük yüklenmekten, idrarı fazlaca bekletmekten, herhangi bir özürden dolayı da gelebilir. Sıkça da karşılaşılsa yapılacak iş, ıslanarak kirlenen kısmı yıkadıktan sonra abdest alıp namazı kılmaktır. Çünkü bu sızma ve kirletme, guslü gerektiren bir akıntı değildir ki, her defasında boy abdesti almak gibi bir zorluk söz konusu olsun...

Her türlü kiri temizleyen su, çamaşırdaki bu kirlenmeyi de temizler, ibadete engel büyük bir olay gibi görülüp de namaz terk edilmez.

İdrar mahallinden gelen ikinci akıntıya gelince: Aslında buna akıntı demekten ziyade patlama ve fışkırma demek daha doğru olur. Şiddet ve şehvetle gelen bu kireç görüntüsündeki fışkırma, spermden başkası değildir. Ötekiler gibi habersizce değil de sarsıntı ile geldiğinden dolayı bunun guslü farz kılan sperm olduğu hemen anlaşılır. Karıştırmaya mahal olmaz. Şiddetle gelen bu akıntıdan sonra hemen gusül farz olur.

Bundan sonra ağız ve burun içi dahil tüm bedeni baştan aşağıya yıkayıp gusül yaptıktan sonra ibadet edecek hale gelebilir bu insan.

Demek ki, arz ettiğimiz tarife göre, abdesti gerektiren sessiz akıntı ile guslü gerektiren depremli fışkırmayı birbirinden ayırmak pek kolaydır, karıştırmaya neredeyse imkan yoktur.

Buna rağmen sessiz ve sakince gelen akıntıları da guslü gerektiren sperm patlaması sananlar kendilerini sık sık gusle mecbur zannederek vesvese ve evhama düşüyorlar. Böylece ibadet hayatlarında şaşırma ve zorlanmalar söz konusu olabiliyor.

İfade etmeye çalıştığımız bu tariflere göre ise artık, böyle bir vesvese ve evhama düşmeden ikisini fark etmenin çok kolay olduğu anlaşılmaktadır.

Rüyada görülen cinsel olaylar, sadece rüya olarak kalırsa guslü gerektirmez; ancak sperm gelirse guslü gerektirir. Uyanınca çamaşırda yaşlık görülüyorsa, bunun sperm olabileceği ihtimali kuvvetli ise gusül yapılarak şüpheli durumdan kurtulma tercih edilir.

Sperm düştüğü yerde kireç gibi sertlik meydana getirdiğinden tespit ve teşhisi kolay olur. Her iki cins için geçerlidir bu hükümler.

Gusül, ağız ve burun içi de dahil tüm bedeni baştan aşağıya iğne ucu basacak kadar kuru yer kalmaksızın yıkamaktan ibaret bir boy abdestidir. Bu boy abdesti ile her türlü ibadet yapılabilir. Şayet gusül sırasında diş kanaması, idrar mahallinden akıntı gelmesi gibi abdesti bozacak bir akıntı gelmişse bu akıntılar guslü bozmaz; ama guslün abdest olma vasfını bozduğundan bu gusül sahih olur, ibadet için yeniden abdest almak gerekir.

Bu satırlar nazik konulardaki karıştırmaları önleyecek bilgileri ifade ettiğinden kimse rahatsızlık duymayacak, aksine bilmeyenler memnun olacak, diye düşünmekteyim. İnşaallah yanılmıyorumdur.

8 Eylül 2004, Çarşamba
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.