Ahmed Şahin

a.sahin@zaman.com.tr

AİLE-SAĞLIK Yazarlar Ahmed Şahin

İdrar cinsi beyaz akıntı, abdesti mi guslü mü gerektirir?

Almanya'da çevresine İslami hizmetler veren bir hanım okuyucum, "Abdest ve gusülle ilgili kimseye soramadıkları soruları hanımlar bana soruyorlar, ben de size soracağım..." diyerek cevabını bulamadığını ifade ettiği mahremce bir sorusunu şöyle soruyor:

- Bazen idrar mahallinden beyaz bir akıntı geliyor, çamaşırı ıslatıyor. Bu durumdan şüpheye düşülüyor. Bu beyaz akıntının hükmü nedir? Sadece (varsa) abdesti mi bozar? Yoksa gusül de gerektirir mi? Ayrıca, bu akıntının ıslattığı çamaşırla namaz kılınır mı? Yoksa ıslanan kısım yıkanıp çamaşır temizlendikten sonra mı namaz kılınacak? Kimseye soramadığımız, bir kitapta da bulamadığımız bu sorunun cevabını anlaşılır açıklıkta verirseniz bizleri şüpheden kurtarmış olacaksınız. Ayrıca bu konuda fıkıh kitaplarında erkekler için anlatılan hükümler kadınlar için de geçerli midir?

Cevap: Zannederim bu mevzudaki bilgi eksikliği, kitaplarda erkeklere ait verilen bilgilerin kadınlar için de geçerli olduğunun bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Halbuki, fıkıh kitaplarında kadınlar için de geçerli olan bu bilgiler, erkekler muhatap alınarak açık ve net bir şekilde ifade edilmektedir. Biz konuyu daha da anlaşılır şekilde arz edecek olursak şöyle sıralayabiliriz:

-İdrar mahallinden gelen ve sadece (varsa) abdesti bozan beyaz akıntı ile guslü gerektiren (sperm ) akıntısı arasında kesin fark vardır. Önce bu iki akıntının kesin farkını bilmeye ihtiyaç vardır. Bu farklar bilinirse konu netleşmiş olur, şüpheye düşmeye hiç gerek kalmaz. Hangisi abdesti gerektirir, hangisi guslü farz kılar kolayca anlaşılır. Biz burada ikisinin kesin farkını iki madde halinde şöyle sıralayabiliriz:

1- Çoğu kere idrarın beklemesinden ya da hayale müstehcen görüntüler aksetmesinden yahut da sıhhi sebeplerden dolayı idrar mahallinden gelen beyaz sıvılar (tıbben olmasa bile dinen pis sayıldığından) çamaşırın bulaştığı kısmını kirletmiş kabul edilir, kirlettiği yer avuç içi kadar genişlemişse burası yıkanarak temizlenir, bu yıkamadan sonra alınan abdestle namazlar kılınır.

Her insanda farklı sebeplerden dolayı da gelebilen bu beyaz akıntılar sıkça geliyor olsa da yapılacak iş, çamaşırın ıslanarak kirlenmiş olan kısmı yıkandıktan sonra abdest alıp hemen namazı kılmaktır. Çünkü bu sızma ve kirletme, sadece (varsa) abdesti bozan bir sızmadır, guslü gerektiren bir (sperm) patlaması değildir. Öyle ise akıntının kirlettiği kısım yıkanır, vakti gelince de hemen abdest alınıp namaz kılınır. Başka bir mecburiyet ve zorluk söz konusu olmaz.

2- İkinci akıntıya gelince: Aslında bu ikinci kısma akıntı demekten ziyade patlama ve fışkırma demek daha doğru olur. Şiddet ve şehvetle gelen bu akıntı, spermden başkası değildir. Ötekiler gibi habersizce değil de sarsıntı ve heyecanla geldiğinden dolayı bunun (abdesti bozan bir akıntı değil) guslü farz kılan sperm patlaması olduğu hemen anlaşılır. Böylece habersizce gelen birinci sızmalarla, sarsıntı ve heyecanla gelen ikinci patlamanın birbirinden çok farklı sıvılar olduğu anlaşılır.

Demek ki, arz ettiğimiz tarife göre, sadece abdesti gerektiren sessiz beyaz akıntı ile guslü gerektiren sarsıntılı sperm akıntısını birbirinden ayırmak hem kolay hem de şarttır. Karıştırmaya neredeyse imkân yoktur. Habersizce gelen sadece abdest almayı gerektirirken, sarsıntı ile gelen gusül yapmayı farz kılmış olur.

Nitekim rüyada görülen cinsel olaylarda da durum aynıdır. Sadece rüya görmekle kalırsa guslü gerektirmez; ancak sperm gelirse guslü gerektirir. Uyanınca çamaşırda yaşlık görülüyorsa, bunun sperm olabileceğinden dolayı gusül yapılarak şüpheli durumdan kurtulma esas alınır.

Yapılacak gusle gelince: Gusül, ağız ve burun içine su alınıp iyice ıslatılarak tüm bedeni baştan aşağıya iğne ucu basacak kadar kuru yer kalmaksızın yıkamaktan ibaret bir boy abdestidir. Bu boy abdesti ile her türlü ibadet yapılabilir. Şayet gusül sırasında diş kanaması, idrar yolundan akıntı gelmesi gibi abdesti bozacak bir akıntı gelirse, bu akıntı guslü bozmaz, ama guslün abdest olma vasfını bozduğundan bu gusül tamam olur, yenilemek gerekmez. Sadece guslün abdest olma vasfı bozulduğundan, ibadet için yeniden abdest almak gerekir.

Özellikle gençlerde daha çok rastlanan bu gibi mahremce konuları yeni çıkan "Sözüm Gençlere" kitabımızda anlaşılacak açıklıkta anlatmaya çalıştık. Karşılaştığı olayları okuyarak öğrenmek isteyen gençler, "Sözüm Gençlere" kitabında aradıkları bu gibi açıklamaları bol miktarda bulacaklardır.

2 Ocak 2008, Çarşamba
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.