Ahmet Selim

a.selim@zaman.com.tr

YORUM Yazarlar Ahmet Selim

Hayırlı olsun

Fikri, siyasi yönleri olsa da, bazı meseleler gönül fukaralığı ile ilgilidir. Abdullah Gül cumhurbaşkanı olacak.

Milletimin seçtiği milletvekillerinin oylarıyla geçecek oraya. Zorla değil, baskıyla değil.

Başka bir partiye oy vermiş biri de olsaydım, hatta CHP'yi de tutsaydım, bu seçim beni duygulandırırdı. Özel bir sevinç kaplardı içimi. Farklı düşünceler taşımam, bu halimi engellemezdi. Milletimin iradesine uygun biçimde, parlamentonun hür tercihiyle, demokrasinin kuralları uygulanarak bir cumhurbaşkanı seçimi gerçekleştirmişiz. Benim gönlüm bu hakikatin dışında kalmaya razı olamazdı. Hele öyle bir hasat büzüşmesiyle köşeye çekilip içimi dışımı karartan bir küskünlük içine girmek gibi bir olumsuzluk yaşasaydım; adeta kendimden nefret eder, acilen tedavi ve arınma çarelerini aramaya başlardım.

Ben önceleri, Baykal'ın cumhurbaşkanlığını bile ihtimalen içime sindirmiştim. Milletin bağlı bulunduğu değerlere yabancı ve uzak durmanın solculukla da demokratlıkla da ilgisi bulunmadığını, Ecevit'in değişimine paralel bir farklılaşmayla seslendirir olmuştu belli bir dönemde. Bunca tecrübesi vardı, eski hatalarını tekrarlamayacak kadar sarsıntılar da yaşamıştı. "Belki olabilir, belki iyi olur" düşüncesi içimden gelip geçmiştir... Fakat 367 meselesindeki "çatışma çıkar!" beyanına varan tutumu, o hüsnüzannımın boş bir hayal olduğunu gösterdi. İnsanların koca bir ömrü dolduran ibretli tecrübelere rağmen, zerre kadar değişmemesi demek ki mümkünmüş.

Sayın Abdullah Gül, içi dışında bir insan. Ekrandaki simasını görünce, o anki halet-i ruhiyesini anlayabiliyorum! Hafiften paslanmış, gülümsemeleri matlaşmış gibi ise; "adaylık görüşmelerinde pürüz var" diyordum. Yüzü açılmışsa, "bir engel daha ortadan kalkmış olmalı" yorumu yapıyordum. Memnuniyeti de memnuniyetsizliği de yüzüne aynen yansıyor. Ilımlı olanlar, genellikle içlerini yansıtmamayı becerirler; Sayın Gül'de bu his yok. 27 Nisan sonrasında, ciddi bir depresyon geçiriyormuşçasına çok karamsar bir görüntü veriyordu. Mesela Sayın Erdoğan ve Sayın Arınç öyle değildi...

Gizli ajandası varmış da bilmem neymiş. Vaktiyle bir solcu ideolog demişti ki: "Bunların teorik kültürlerinde gizli kapaklı iş çevirmek yoktur; isteseler de beceremezler. Sır bile tutamazlar. Konuşmadan duramazlar." Eleştirmek için söylüyordu bunları. Büyük ölçüde de doğruydu.

Sayın Abdullah Gül, yürekten inanıyorum ki; bütün gücüyle, muhaliflerine de sempatik görünebilmenin gayreti içinde olacaktır. Bu yolda bir "sempatik ilişki oluşturma mucidi" gibi aklımıza bile gelmeyen yakınlaşma girişimlerinde bulunacaktır. Belki bu sebeple, sevenlerinin eleştirilerine bile maruz kalacaktır.

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olmasına çok sevinenlerin büyük bir kısmı, "Çok şükür bu günü de gördük" diyen ve bu olayı "bizatihi netice" sayan kişilerdir. Sonrasıyla ilgili olumsuz bir düşünceleri olmadığı gibi, olumlu bir gelişme öngörüleri dahi yok gibidir. Sayın Gül'ü orada görmek, orada bilmek; evladının bir yerlere gelişinden mutluluk duyan anne-babalar gibi onları sevindiriyor... Çok görmeyin bunu. Siz sevinmiyor bile olsanız, onların sevincine ve mutluluğuna çok yabancı kalmamayı başarmaya çalışın ki; millet olmanın tadı ve paylaşım imkânları zedelenmesin.

Hayat siyasetten ibaret değil. Hepimizin başka ihtiyaçları da var, ve aslında hepimiz birbirimize muhtacız. Siyaset hayat içindir, hayat siyaset için değil.

Milletin büyük çoğunluğu memnuniyet ve mutluluk içindeyse, içinizde çeşitli özlemler olsa bile, şöyle bir gülümseyerek bakabilme olgunluğunu göstermeniz gerekir. Bir "hayırlı olsun" temennisini telaffuz etmekten çekinmemeniz gerekir...

Milletin mutluluğunu paylaşamayan; onun dertlerini, acılarını, sıkıntılarını paylaşabilme iddiasına ve idealizmine kimseyi inandıramaz.

26 Ağustos 2007, Pazar
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.