Düztabanlık kader değil

HABERLER AİLE-SAĞLIK
29 Ocak 2013, Salı

Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tahir Öğüt, ağrısı olan ve başlangıç evresini geçmiş düztabanların ameliyatla düzeltilmesi gerektiğini, ameliyat eğer zamanında yapılırsa eklemleri sabitlemeden düztabanlığı düzeltmenin mümkün olduğunu belirtti.

Öğüt, yaptığı yazılı açıklamada, düztabanlığın, biri çocukluktan itibaren var olan diğeri ise ''erişkin tipi'' denilen iki grupta değerlendirilebileceğini kaydetti. 

         Ayağın zaman içerisinde yavaş yavaş deforme olduğunu, ilerleme hızının kişiden kişiye, kullanım ve genetik yapıya bağlı olarak değiştiğini, ayağın iç tarafındaki çukurluğun çökmeye başladığını ifade eden Öğüt, başparmağın tırnağı daha önce tavana bakarken artık diğer ayağa doğru bakar vaziyette olduğunu ve topuğun yavaş yavaş dışa doğru kaymaya başladığını anlattı. 

         Öğüt, şu bilgileri verdi: 

         ''Deformite arttıkça ayağın orta-iç tarafında bir çıkıntı oluşmaya başlar. Kişi o ayağı üzerinde tek ayak parmak ucuna kalkamaz veya kalkmakta zorlanır. Ağrı ilk başlarda ayağın orta-iç tarafındayken ilerleyen dönemlerde ayağın dış tarafında ağrı olur. Kısaca ağrı ve deformite düztabanlığın başlıca belirtileridir. Ayakkabılarda deformasyon meydana gelir. 

         Böyle bir hasta doktora başvurduğunda ne yazık ki çoğu kez tetkik olarak sadece MR istenir. Hasta koltuğunun altında tomarla MR tetkikleriyle doktor doktor dolaşır ve kendisine söylenen genellikle sadece bir çift tabanlık kullanması gerektiğidir. Hatta hasta çocuksa özel ayakkabılar da tavsiye edilerek aileler tatmin edilir. Halbuki ayakta dururken çekilen normal ayak röntgenleri tanı koymakta ve düztabanlığın derecesini belirlemekte yeterlidir. MR tetkiki son derece gereksizdir. Özel ayakkabıların ise düztabanlık tedavisinde bir yeri yoktur.'' 

         

         -''Ameliyat hastalara daha kaliteli bir hayat sağlar''- 

         

         Tedavi noktasında her şeyden önce ayak konusunda tecrübeli bir ortopediste başvurulması gerektiğini vurgulayan Öğüt, tedavinin düztabanlığın derecesine göre yapıldığını belirtti. 

         Tedavide ilk olarak başlangıç evresinde tabanlıkların kullanılabildiğini, tabanlığın ise düztabanlığı gidermediğini ancak ağrıları giderebildiğini ve ilerlemeyi azaltabildiğini anlatan Öğüt, şunları kaydetti: 

         ''Kullanılan tabanlık kişiye özel olmalıdır. Ne yazık ki başlangıç evresinde hastaların doktora başvurması, başvursa da doğru tanı konulması çok nadiren gerçekleşir. Bu evre geçip ayakta deformite oluşmaya başladıktan sonra ise tabanlığın pek faydası olmaz. Ağrısı olan ve başlangıç evresini geçmiş düztabanlar ameliyatla düzeltilmelidir. Ameliyat eğer zamanında yapılırsa eklemleri sabitlemeden düztabanlığı düzeltmek mümkündür fakat gecikilen durumlarda tek çare eklemleri sabitleyerek (dondurarak) düzeltme yapmaktır. Düztabanlık ameliyatı hastalara daha kaliteli bir hayat sağlar. Çocuklarda özel durumlarda kullanılan vidalama tekniğinde hasta bir-iki hafta içerisinde basabilirken, daha çok kullandığımız diğer yöntemlerden sonra ise ayak genellikle atel dediğimiz yarım alçıda 6 hafta süreyle tutulur. Bu 6 hafta içinde sağlam tarafa basarak bir yürüteç veya koltuk değneği yardımıyla yürünebilir fakat ameliyat olan ayağa 6 hafta bastırılmaz. 

         Normal ayakkabıya geçiş kullanılan tekniğe göre 6 ila 10 hafta arasında olur. Bu ameliyatların en sevimsiz yanı, ameliyat sonrasında hemen ayağa kalkıp basamamaktır ki bu aslında çok normaldir. Çünkü insanlar ayakları üzerinde yürürler ve tam iyileşmemiş bir ayağa basılırsa komplikasyonlar o zaman ortaya çıkabilir. Onun dışında, tecrübeli bir ayak cerrahı tarafından yapıldığında komplikasyon riski yok denecek kadar azdır. Ayağımıza gerekli özeni göstermezsek hayat kalitemiz bozulur, ayağımız yüzünden bir anda tüm yaşamımız etkilenir. Aşırı kilo, geçirilmiş ve iyi tedavi edilmemiş eski ayak ve topuk kırıkları, uygun olmayan ayakkabı, aşırı zorlamalar, travmalar, romatolojik hastalıklar ve diyabet yetişkinlerde düztabanlığa yol açmaktadır.'' 

         (aa)

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.