Mü’min, kâfir müşrik ve münafık ne demektir?

HABERLER AİLE-SAĞLIK
28 Ekim 2003, Salı

Allah’a, Hz. Peygamber’e ve onlardan gelen emir ve yasaklara uymak durumundaki mü'min, kendisini iman noktasında sıkıntıya sokacak kişilik ve hâlleri bilmek zorundadır.

Allah'ın varlığı ve birliği başta olmak üzere Amentü'de özetlenen iman esaslarını kabul ve inkar bakımından insanlar; mü’min, kafir, müşrik ve münafık olmak üzere dörde ayrılmaktadır. Bunları genel olarak biliyorsak da bilgilerimizi tekrar gözden geçirmekte fayda var:

1. MܒMİN

İman esaslarını kalb ile tasdik, dil ile ikrar edip imanın zevkiyle İslam’ı soluklayan kişiye mü’min denilmektedir. Bu durumda iman ile İslam bütünleşmektedir. İman ile belli bir ufka ulaşan insan, hemen bunun arkasından Allah’a karşı nasıl bir tavır ve davranışta bulunması gerektiğini düşünmeye başlayacaktır. Aşere-i Mübeşşere’den meşhur sahabi Said b. Zeyd’in babası ve Hz. Ömer’in (ra) amcası olan Zeyd b. Amr’ın durumu buna güzel bir örnek teşkil etmektedir. Zira o, “Ey Yüceler Yücesi, ey adını bile bilmediğim Yüce Yaratıcı! Biliyorum Sen varsın, bunu bütün benliğimle hissediyorum. Ama Sana karşı nasıl bir kulluk ve ibadet yapacağımı bilmiyorum.” diyerek Cenab-ı Hakk’a inandığını ve O’na teslim olduğunu haykırmıştır. Zeyd b. Amr, Efendimiz’in (sas) çocukluk ve gençlik döneminde hayatta olmasına rağmen O’nun nebilikle serfiraz olduğu ve nurlar saçtığı zamanı görememiştir.

2. KÂFİR

“Örten” ve “nimeti inkar eden” mânâlarına gelen kafir, iman edilmesi gereken esaslardan birisini veya hepsini kalben inkar ve tekzip edip bunu dil ile söyleyen kimseye denilmektedir. Kafir, İslam ve imandan mahrum bir şekilde kalbindeki kabiliyeti köreltmiş, bütün vicdanî mekanizması nefsinin eline geçmiş ve latife-yi Rabbaniyesi sönmüş olan kişidir.

Kafirin yeryüzündeki acıklı durumunu Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim'de çok güzel anlatmaktadır: “Yahut o kâfirlerin duygu, düşünce ve davranışları derin bir denizdeki yoğun karanlıklara benzer. Öyle bir deniz ki, onu, dalga üstüne dalga kaplıyor.. üstünde de koyu bulut. Üst üste binmiş karanlıklar... İçinde bulunan insan, elini uzatsa neredeyse kendi elini bile göremiyor. Öyle ya, Allah birine nûr vermezse, artık onun hiçbir nuru olamaz.” (Nur, 24/40) ifadeleriyle anlatmaktadır.

3. MÜŞRİK

Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde Allah’a (cc) eş ve ortak koşan ve O’nunla birlikte başka ilahlar edinen kimseye müşrik denilmektedir.

Küfür, şirke nazaran daha genel bir anlam ifade etmektedir. Çünkü küfürde inanç esaslarını toptan ve temelden inkar ve tekzip etme mevzu bahistir. Kafir, mü’minin; müşrik ise ehl-i tevhidin zıddıdır. Ağzımızdan çıkan ve detaylarına vakıf olamadığımız için şirke benzeyen sözler bizi öte dünyada zor durumda bırakacaktır. O açıdan uyanık mü'minler açık şirkten olduğu kadar "gizli şirk"ten de Allah'a sığınır.

4. MÜNAFIK

Dili ile iman ettiğini söylediği halde kalbiyle tasdik etmeyen kimseye münafık denilmektedir. Münafık, imandaki ulvi hakikatleri sezdiği halde yine de küfür bataklığı içinde bocalayıp durmaktadır. Nitekim “Onlar mü’minlerle kafirler arasında bocalayıp dururlar: Ne onlara bağlanırlar, ne de bunlara.” (Nisa, 4/143) ayet-i kerimesi münafığın bu durumunu ifade etmektedir.

Bu kişiler aslında Hıristiyanlık, Yahudilik, yahut başka bir inanç sistemine inanıyor, hatta hiçbir şeye inanmıyor olabilirler. Ancak, çoğu kez Müslümanlar içinde ihtilafın genişlemesinde ve kötü adetlerin yaygınlaşmasında gönüllü olarak rol oynadıkları için zararları çok daha büyük olmuştur.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Sonraki Haber