YORUM Yazarlar Ali Ünal

2012 yılı

Emre Uslu, Türkiye için 2012 yılı ile ilgili olarak sekiz maddelik karanlık bir tablo çiziyor.

Aynı tabloya bir başka açıdan şöyle de yaklaşılabilir:

Fertlerin ve toplumların hayatındaki bütün hadiseler, pek çok hikmetlerin yanı sıra, gerçekle sahtenin, imanla nifakın, sabır ve sebat ehli ile yollarda dökülüp kalanların, kömürle elmasın, hayırlı neticeleri hak edenlerle etmeyenlerin ayrışmasına da hizmet eder. Ayrıca, hadiseler, kapasiteleri harekete geçirir ve insanın ilmen, mânen, ahlâken terakkisi veya tedennîsinde önemli roller oynar. "Dünya Âhiret'in tarlası" olma fonksiyonu da gördüğünden, insanın Mahkeme-i Kübra'da Allah karşısında O'nun hükmüyle alâkalı bir itirazının olmaması da, yine hadiselerin hikmetleri arasındadır. Yine, Cenab-ı Allah (c.c.), hayırlı bir neticeyi insanlar ona liyakat ortaya koymadan hâsıl etmez ve liyakatleri hususunda insanları sürekli dener. Kur'ân-ı Kerim'de bu konuda çok sayıda âyet-i kerime vardır:

Sizden önce geçenlerin başlarına gelenler sizin de başınıza gelmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle sıkıntı ve mihnetler, öyle çetin zaruretler dokundu ve öylesine sarsıldılar ki, başlarında bulunan rasûl ve beraberindeki iman edenler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek hale geldiler. Bilin ki, Allah'ın yardımı yakındır. (Bakara Sûresi/2: 214) Yoksa siz, Allah içinizdeki O'nun yolunda içten gayret edenleri ayırt edip ortaya çıkarmadan, bir de sabredenleri ayırt edip ortaya çıkarmadan hepiniz hemen Cennet'e girivereceğinizi mi sanıyordunuz? (Âl-i İmran Sûresi/3: 142) İnsanlar, sadece "inandık" demekle kendi hallerine bırakılacak ve (çok çeşitli yollarla) imtihana tâbi tutulmayacaklarını mı sandılar? Şurası bir gerçek ki Biz, onlardan önce yaşayan ve iman ikrarında bulunan herkesi denedik. Denedik ki Allah, ikrarında sadık olanları ortaya çıkardığı gibi, yalancı olanları da ortaya çıkarsın... Şurası bir gerçek ki, Allah kimlerin gerçekten iman etmiş olduğunu da ortaya çıkaracaktır, kimlerin münafık olduğunu da ortaya çıkaracaktır. (Ankebût Sûresi/29: 2–3, 11)

Evet, âyetlerde ifade buyrulan hikmetler istikametinde Cenab-ı Allah, insanları sürekli imtihan eder. İmtihanın kadın, evlât, mal, makam, eşya, yakınları kaybetme, ölüm, maldan ve candan yana eksil(t)me, açlık-tokluk, korku gibi unsurları olmasının yanı sıra (Bakara Sûresi/2: 155; Âl-i İmran Sûresi/3: 14), hafifi ve çetini de vardır. Nasıl okullarda talebeler dönem içi küçük imtihanlara, dönem vizelerine, yıl sonu vizelerine ve en son final imtihanlarına tâbi tutulur, bunun gibi Cenab-ı Allah da, insanları ve toplumları böyle imtihanlardan, senede bir veya birkaç defa vize ve final imtihanlarından geçirir. (Tevbe Sûresi/9: 126) Bütün bu imtihanlarla, yukarıda ifade edildiği gibi, fertler ve toplumlar terakkî veya tedennî ederken, kömür elmastan, gerçek sahteden, iman nifaktan ayrılırken, diğer yandan hayırlı neticeler adına toplumlar da bu yolla tasaffî eder. Çünkü çürük, dayanıksız, sebatsız, sabırsız, samimiyetsiz unsurlarla mutlak samimiyet, gayret, sebat ve sabır isteyen hedeflere yürünmez.

Bilhassa Kur'ân'ın bize tuttuğu ışığın altında tarihe baktığımızda bu çok önemli insanî varoluş gerçeğinin pek çok misallerini görürüz. İsrailoğulları'nın Hz. Musa'dan üç buçuk asır kadar sonra Hz. Talût'la tutuldukları imtihan böyle en çetin imtihanlardan biri olduğu gibi, Hudeybiye'de Allah Rasûlü'nün (s.a.s.) ve Ashâbı'nın tutulduğu imtihan ve Osmanlı Devleti'nin İkinci Viyana Kuşatması da böyle bir imtihandı. İlk iki imtihanı Allah Rasûlü bütün Sahâbe'siyle, İsrail Oğulları hedefe ulaşacak kapasitede insanlarla kazanır ve neticede Kureyş ve Âmâlika engelleri aşılıp, kapılar ardına kadar açılırken, Osmanlı Devleti'nin İkinci Viyana Kuşatması ise, kayıp ve yıkılış istikametinde bir fonksiyon görmüştür. Türkiye için 2012 yılı ve daha sonrası, bu imtihan süreçlerinden, bu süreçlerin en çetinlerinden biri olma mahiyeti arz etmektedir. Dökülmeler olacak, tasfiyeler yaşanacak, yola devam edebilenler de edecektir.

23 Ocak 2012, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.