GÜNDEM Yazarlar Ali Ünal-‘Erdoğanizm’ Kemalizm’in İslâmcı versiyonu mu?

‘Erdoğanizm’ Kemalizm’in İslâmcı versiyonu mu?

Türkiye’de sistem, mahiyeti itibariyle, İslâm’ı dönüştürmeyi ve içtimaî-iktisadî-siyasî hayattan tecrit etmeyi hedeflemiştir.

Baştan beri DİB’e bu misyon çerçevesinde izin verildiği gibi, çok partili sisteme geçişin ve İmam-Hatipler ve İlâhiyat fakültelerinin açılmasının ardındaki asıl maksadın da, tek parti idaresine karşı halk tabanında biriken hoşnutsuzluk “selini, sistemin aslî mahiyetine zarar vermeden onun altından akıtma” olduğu, Celal Bayar’dan naklen bu sütunda ifade edilmişti. Fakat, yine de Türkiye, 4 darbe yaşamaktan kurtulamadı. Dördüncü darbe olan 28 Şubat, İslâm dünyasını daha da parçalama, İslâm’ı dönüştürme ve İsrail’in güvenliğini garantiye alma temelleri üzerine oturan BOP veya GOP projesinin Türkiye’de başlayan arefesi olarak askerlerle istenen başarıya ulaşamayınca, projenin sahiplerinin AKP ile devam etmeye karar verdikleri, bir süre önce bizzat şahitler tarafından ifade edilmişti. AKP’den beklenen misyonu, İsrail Dışişleri Bakanlığı eski müsteşarlarından, İsrail’in Türkiye büyükelçiliğinde bir süre görev de yapmış bulunan Alon Liel, “Erdoğanizm” olarak nitelemiş ve bunu 2003 Eylül’ünde şöyle açıklamış:

“Türkiye’de Atatürk çok popüler, fakat Kemalizm o ölçüde değil. Dindar halk, kendini Kemalizm ile tarifte güçlük çekiyor. Kemalizm, ‘lâik fundamentalizmi’ gibi bir şey oldu. 21. yüzyıla girerken Kemalizm’in kendisini güncellemesi, daha çok demokratikleştirmesi gerekiyor... Ben, Erdoğan’ın Kemalizm’i güncelleştirecek kabiliyete sahip olduğunu düşünüyorum. Onun Türkiye’deki Batı yanlısı, İsrail yanlısı ve serbest piyasa yanlısı ögelerden etkilendiğini görüyor ve büyük memnuniyet duyuyorum. Bana İsrail’de ‘Erdoğan nedir?’ diye sordular; ben de ‘İslam light’ diyorum. Bu, İslam’ın yeni bir versiyonu. Bu, ihtiyacımız olan şeydi. AK Parti’de bazıları, İslam’ın idarede rol oynamasından memnun olacaktır. Fakat Erdoğan ve Gül, bunu engelliyor.” (http://www.habervitrini.com/gundem/israilli-diplomattan-olay-sozler...)

Evet, 28 Şubat’ta, bilhassa bağımsızlığı sebebiyle Cemaat öncelikle hedefteydi; fakat önce bazı gerekçelerle RP’nin üzerine gelindi; çünkü Cemaat’in üzerine gelinecek gerekçe yoktu. Haziran 1999’daki kaset fırtınasıyla Cemaat’in de üzerine gelindi; fakat ortaya Ecevit faktörü çıktı. Netice olarak, AKP’yi iktidara taşıyan 28 Şubat süreci, Asker’le hedefe varamayınca, öyle anlaşılıyor ki, Alon Liel’in “Kemalizm’in güncellenmiş şekli Erdoğanizm” diye nitelediği sivil versiyonuyla hedefine ulaşma yolunu seçmiş. Asker’in belli yerleşmiş prensipleri bulunduğundan, 28 Şubat’ın askerî versiyonu, günümüz sivil versiyonu ölçüsünde acımasız olmadı. Askerler, Yargı’ya tesir ettiler, fakat kendi yargılarını kurup, vazifelerini hakkıyla yerine getirmekten başka bir “suç”ları olmayan insanları hukuk komedileri ve cinayetleriyle zindanlara tıkmadılar. Bilhassa “Merkez Medya”yı kullandılar, fakat “Havuz Medyası” oluşturup, bu medya eliyle bugünkü kadar tonlarca yalan ve iftira üretmediler. Emniyet’i dağıtıp, kendilerine göre bir Emniyet kurmadılar; Meclis’i de tamamen Yürütme’ye bağımlı hale getirmediler. Cemaat’in okullarından rahatsızlıklarını dışa vurdular; fakat ne dershaneleri kapattılar, ne de dünyanın her tarafına yayılmış bu okulları kapatma teşebbüsünde bulundular. Faizsiz finans kurumlarına cephe aldılar, fakat kanunsuzca herhangi birisinin üzerine çökmediler. İhalelerle yandaş zenginler oluşturup, yolsuzluk ve rüşvetle şöhret olmadılar. Baas türü bir yönetim düşündüler, fakat valilere, kaymakamlara, polis şeflerine yargı yetkisi tanıyarak, MİT’i de yedeklerine alarak, bir “Baas” parti devleti kurmaya yeltenmediler. Cemaatleri hedefe koyarken, PKK ile ittifak ve Müslümanlık adına kendi cemaatlerini oluşturma yoluna gitmediler. Evet, 28 Şubat’ın askerî versiyonuyla günümüz sivil versiyonunu karşılaştırma, ikisine de haksızlıktır. Çünkü sivili, askerîsine rahmet okutuyor.

2 Mart 2015, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.