GÜNDEM Yazarlar Ali Ünal-Süreç neden ağır?

Süreç neden ağır?

İnsanlık ve ilk insanla başlayan İslâm tarihinin bazı açılardan en önemli, en kritik, avantajı ve dezavantajları en fazla bir kavşağında bulunuyoruz.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) risaletiyle başlayan Âhir Zaman, yaratılış ve insanın varlık gayesi ağacının nihaî ve en fazla miktarda meyvelerini verdiği ve vereceği, onun içinde bulunduğumuz son dilimi ise, söz konusu meyvelerin bütün dünyaya yayılacağı dönemdir. Tarihin hiçbir döneminde İslâm dünya çapında temsil ve tebliğ edilmemiş olmakla, onu Âhir Zaman’ın içinde bulunduğumuz ve İslâm’ın her eve gireceği son diliminde dünya çapında temsil ve tebliğ edenler, kemmî (nicel) kazanç noktasında tarihin en kârlı nesilleridir, nesilleri olacaktır. İkinci olarak, hadis-i şeriflerde bütün peygamberlerin ümmetlerini -hafifini nazara vererek şiddetlisinden sakındırmak için- kabir azabıyla, bir de deccal fitnesiyle korkuttuğunu, Peygamber Efendimiz’in gelişi ve deccal fitnesi karşısında verilecek Dinî hizmetlerle ise müjdelediğini okuyoruz. Yine hadislerde tarihin en dehşetli fitnesi olarak nitelenen Deccal fitnesi, deccaliyet boyutuyla bilim ve felsefeye dayanan Ulûhiyet’i inkâr, süfyaniyet boyutuyla korkunç bir nifak fitnesidir. Bu fitne, ayrıca, günahların lâğım seylapları gibi aktığı, günah işleme ortamının herkesi yutabilecek bir bataklık arz ettiği, dünyanın inanan insanlar tarafından dahi Âhiret’e tercih edildiği, nefsânî arzuların ihtiyaç haline getirilip şaha kalktığı, birtakım ahlâksızlıkların ferdî özgürlükler olarak hem de teşvik manâsı taşıyacak şekilde savunulduğu bir fitnedir. Bu fitne, en fazla insan kanının döküldüğü, bozgunculuğun en fazla yaygınlaştığı bir fitnedir de. Bundandır ki, bu fitne döneminde Din’i yaşama ve ona sahip çıkma, hadislerde elde ateş koru taşımaya benzetilirken, Kur’an, Sahâbe’den sonra Sahâbe yolunda Din’i temsil ve tebliğ edecek nesilleri tanıtır ve överken, onların Allah yolunda kınayanların kınamasından korkmadan cihad/hizmet edeceklerini beyan buyurur (5:54). İşte, böyle bir fitne döneminde müsbet boyutta hizmet vermek, menfî boyuttaki çukurluğa paralel olarak değer kazanır. Bundandır ki, arz edildiği üzere, bu dönem, menfî boyutuyla sakındırma, müsbet boyutuyla senâ ve teşvik olarak hadislerde çok yer bulmuştur. Evet, Asr-ı Saadet, kudsiyet açısından başka dönemlerle kıyas dahi kabul etmez; fakat o, kudsiyeti ölçüsünde risk de taşıyan bir dönemdi. Hasan Basrî Hz.lerinin hem de Tabiîn nesline, “Siz Sahâbe’yi görseniz ‘Bunlar deli’ derdiniz; Sahâbe sizi görse ‘Bunlar Müslüman değil’ derdi.” tesbitine göre, en iyi Müslümanlarımızın dahi Müslümanlığı, seleflerimizin Müslümanlığıyla tartıya bile giremeyebilir. Fakat arz edilen gerçekler dolayısıyla, eğer Cenab-ı Allah Âhiret’te insanlara dünya tarihinin bütün dönemlerini kazanç ve kayıplarıyla gösterip, “Sizi tekrar dünyaya göndereceğim, tarihin hangi döneminde dünyaya gelmek istersiniz?” diye soracak olsa, yine içinde yaşadığımız dönemde gelmek isteriz kanaatindeyim.

İşte, bir şey Hak ve hakikat katında ne kadar kıymetli ve gelecek adına va’d ettiği ne kadar büyükse, ins ve cin şeytanları ona o ölçüde karşı çıkar ve onunla o ölçüde mücadele eder. İkinci olarak, karanlıkların en fazla yoğunlaştığı nokta, aydınlanmanın başlayacağı noktadır. Evet, yaşanılan süreç, maruz kalınan iftiralar, söylenen yalanlar, hizmetin vüs’ati ve taşıdığı hassasiyet dışında, Hizmet gönüllüleri açısından gerçi benzer cemaatlerin tarihte yaşadıklarıyla karşılaştırıldığında çok ağır bir süreç değil. Fakat Hizmet gönüllüleri, süreç kendilerine ağır geliyorsa ona bu açılardan yaklaşmalı ve bundan dolayı bırakın sızlanıp şikâyet etmeyi, sabır içinde Allah’a şükretmelidirler. Şükretmeli ve böyle süreçlerin hizmeti katlamayı ve Allah ile münasebette daha bir dikkatli olup, O’na daha fazla ve daha içten yakarmayı gerektirdiği asla unutulmamalıdır.

30 Mart 2015, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.