EKONOMİ Yazarlar M. Ali Yıldırımtürk

Altın ne zaman düşer?

Amerikan ekonomisini canlandırmak için 27 Ağustos'tan beri parasal genişleme devam ediyor. Ancak, henüz amacına ulaşabilmiş değil. ABD Merkez Bankası (FED) son toplantısında ikinci parasal gevşeme programını da yürürlüğe koydu.

FED'in bugüne kadar piyasalarına verdiği para, halkın eline geçmedi, yatırım bankalarında kaldı. Oradan da piyasa oyuncularının eline geçti. Piyasa oyuncuları da bu parayı global finansal krizden en az etkilenen ülke piyasalarında, portföy yatırımlarına taşıdı ve taşımaya devam ediyorlar. Söz konusu ülkelerde borsalar yükseliyor. Piyasalarda da altın, diğer emtialar ve sınırlı olarak petrol fiyatları tırmanıyor. Bu gelişmeler servet ve sermaye artışını beraberinde getiriyor. ABD ekonomi yönetimi bunun gelecekte emlâk piyasasına ve tüketime yansıyacağını düşünüyor ve böylece ekonomiyi yeniden canlandırmayı hedefliyor. ABD ikinci bir dip ihtimalini zayıflatmak istiyor. Ancak, halkın eline para geçmediği sürece bunun gerçekleşmesi gecikecek gibi.

ABD'nin gevşek para politikasıyla dünyaya dağılan para bazı ülkelerde enflasyon artışı endişesi oluştursa da, henüz ABD ekonomisine böyle bir yansıması görünmüyor. Amaç ekonomik durgunluğu aşmak olsa da, gevşek para politikasının yan etkisiyle az da olsa, enflasyon artışına göz yumulmak isteniyor. Likidite bolluğu ABD'li yatırım bankaları ve onların yandaşları olan piyasa oyuncularının elini güçlendirdiğinden, finansal piyasalarda spekülatif işlemler artıyor. Para, ucuz bulduğu her şeye saldırıyor. Bu arada kârlar realize edilirken, fiyatlarda büyük dalgalanmalar oluyor.

Bir süredir gevşek para politikasından nemalanan altın fiyatı, son günlerde FED'in 600 milyar dolarlık tahvil geri alım kararı ve Dünya Bankası Başkanı'nın, gelişmiş ülke merkez bankalarının rezervlerindeki altın kadar para basmaları önerisiyle, altının onsu (31,10 gr) 1.424 dolara yükselerek yeni bir zirveye ulaştı. En çok merak edilen ise, altın fiyatı daha yükselir mi? Ne zaman düşer? Altın fiyatının nereye gideceğine spekülatör karar verecek.

Teknik olarak incelendiğinde altın ile petrol fiyatının zaman farklılığı olsa da aynı yolu izlediği görülüyor. 1970'li yıllar baz alındığında, altının onsu 100 dolardan yükselişe geçti. Yıllar içindeki fiyat hareketlerinde altın 840 dolara kadar yükselip 270 dolara kadar geriledi. Bu seviyeden başlayan yükselişle son olarak 1.424 dolara düştü. Petrolün varil fiyatı da benzer şekilde yükselip düştükten sonra, 2008'deki 147 dolar zirvesine 10 dolardan başlamıştı. Petrol 147 dolardan iki aylık sürede sert düşüşle 2009'da 35 dolara geriledi. Altın fiyatından bir sıfır silerek, altın ile petrolün grafiği üst üste konulduğunda birebir örtüşüyor. Bu da altının onsunun 1.470-1.500 dolara kadar yükseldikten sonra sert düşüşün olacağı sinyali veriyor. Altın fiyatının gerilemesi sonucu gevşek para politikasıyla ABD'de makroekonomik göstergelerdeki iyileşme ve enflasyonda artış başlayabilir. Bu sırada FED gevşek para politikasından vazgeçip, diğer ülkeler gibi faiz artırımlarına gidebilir. Piyasa oyuncuları bu sinyali aldıklarında, uzun süreden beri portföylerindeki yüklü miktardaki altını satabilir. Bunun zamanını kestirmek zor ama iki yıl önce petrolde yaşanan sert düşüş, bu kez altın fiyatında da yaşanabilir.

13 Kasım 2010, Cumartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.