Beşir Ayvazoğlu

b.ayvazoglu@zaman.com.tr

KÜLTÜR Yazarlar Beşir Ayvazoğlu-Topçu Kışlası ve Taksim

Topçu Kışlası ve Taksim

Birkaç yıl önce bu köşede Topçu Kışlası’nın niçin yıkılıp yerine Taksim Gezisi’nin yapıldığını kısaca anlatmıştım.

Atatürk’ün ölümünden sonra İstanbul’a vali ve belediye reisi olarak tayin edilen Dr. Lütfi Kırdar döneminde, kışlanın arazisi üzerine yapılan parkın o zamanki adı “İnönü Gezisi”ydi ve bu parka, Taksim’deki abideyi gölgede bırakacak bir İsmet İnönü heykeli de dikilecekti.

    Gerçek şudur: İsmet Paşa, Taksim’den Harbiye’ye, oradan da Maçka’ya ulaşan bir hat üzerinden Dolmabahçe’ye inen vadinin işgal ettiği geniş sahayı kendi mülkü gibi görüyordu; bu alan Prost’un planlarına göre imar edilmeye başlanmış, Taşlık mevkiinde Millî Şef’e tapulanan geniş arsaya da bir villa yapılmıştı: İnönü Villası. Bu arada aynı bölgede Dolmabahçe Sarayı has ahırlarının yerine “İnönü” adı verilen ve yakın zamanlarda tartışmalara konu olan stadyumun yapıldığını da hatırlatmak isterim. Bir iddiaya göre, Açıkhava Tiyatrosu ve yüzme havuzu da, İnönü Villası’nın İnönü Gezisi’ne bakan cephesinden görülen manzara ileride yüksek binalarla kapatılmasın diye yapılmıştı. Villanın deniz manzarasını emniyete almak için de geniş bir alan Belediye tarafından istimlâk edilmiş, bir istinat duvarı ve üzerine Sedad Hakkı Eldem tarafından bir kahve binası yapılmıştı. Meşhur Şark Kahvesi...

    Kaidesi hazırlanan ve Güzel Sanatlar Akademisi’ne ısmarlanan İsmet İnönü heykeli dikilemedi; çünkü 1950 yılında Demokrat Parti iktidara gelmişti. Bu sebeple ismi değiştirilen ve “Taksim Gezisi” diye anılmaya başlanan tuhaf park, yapıldığı tarihten beri, bırakın geceleri, gündüzleri bile insanların geçmekten korktuğu ölü bir alandır. Bir zamanlar bu parkın yerinde yükselen Topçu Kışlası, evet, karışık bir üslûpta yapılmıştı; ama bir yığın hadiseye şahit olmuş, bu bakımdan yakın tarihimiz açısından büyük önem taşıyan güzel bir yapıydı. Kör kazmaya teslim edilmeseydi, Taksim, hiç şüphesiz daha güzel ve daha anlamlı bir meydan olacaktı.

    Aşağı yukarı iki yüz yıldan beri yıkmayı çok seviyoruz; bari yıkılanların yerine yapılanlar güzel olsa! Sözüm ona modernlik adına, cennet gibi bir şehir, göz göre göre yakılıp yıkılarak bir beton cehennemine dönüştürüldü.

     Taksim Meydanı şimdi yeniden tanzim ediliyor. Proje hayata geçirildiğinde ortaya çıkacak manzarayı gözümde canlandırabildiğimi söyleyemem. Lütfi Kırdar’ın acımasızca yıktığı Topçu Kışlası da yeniden yapılacak. Okuyucularım bunu tasvip edip etmediğimi sorup duruyorlar. Büyük bir şehircilik hatasını düzeltmek amacıyla yola çıkan proje sahiplerinin iyi niyetlerinden ve İstanbullulara daha güzel, daha yaşanır bir meydan armağan etmek istediklerinden asla şüphe etmiyorum. Ancak yapılacak olan, eskisinin aynısı bile olsa, bir imitasyon, bir çeşit tiyatro dekoru olmaktan öteye geçemeyecektir.

       Bir binanın tarihî kimlik kazanabilmesi için zamanın bütün dokularına sinmiş olması lâzım; yapılacak kışla binasının duvarlarına kulaklarınızı dayadığınız zaman bir zamanlar orada talim yapan askerlerin seslerini duyamazsınız. Yeni bir binada, geçmiş zaman hissedilmez.

    Bana sorsalardı, Taksim Gezisi’nin seviyesiyle meydanın seviyesini eşitlemelerini, Elmadağ’a kadar uzanan ve küçük bir santral park niteliği taşıyan, merdiven yahut duvar gibi herhangi bir engelle karşılaşmadığımız, bol ağaçlı -ve tabii emniyetli- bir parka dönüştürmelerini, Topçu Kışlası’nı hatırlatmak için de abidevî kapısını uygun bir yere bir zafer tâkı gibi aynı ölçülerde inşa etmelerini tavsiye ederdim.

Derkenar

Akif’in doğum yeri

Dün gazetemizde, Mehmed Âkif’in Bayramiç’te çocukluk yıllarının geçtiği evin yıkılıp arsasının otopark yapıldığına dair bir haber yayımlandı. Tarihî evlerin hoyratça yıkılması elbette son derece üzücüdür. Ancak Âkif’in çocukluğunun Bayramiç’te, dolayısıyla söz konusu evde geçtiğine dair hiçbir bilgi yok. Bu mesele, ilk defa nüfus cüzdanındaki kayda dayanılarak Fevziye Abdullah Tansel tarafından gündeme getirilmişti. Âkif’in doğum yeri olarak Bayramiç’in görünmesi, nüfus cüzdanının bir ziyaret için gidilen Bayramiç’te çıkarılmış olmasındandır. Bu da Temiz Tahir Efendi’nin Bayramiç’te akrabalarının yahut çok yakın dostlarının yaşadığı anlamına gelir. Âkif’in Bayramiç’te doğduğuna dair nüfus cüzdanındaki dışında bir kayda rastlamadık. Bütün temel kaynaklarda, büyük şairin doğum yeri olarak Fatih semtindeki Sarıgüzel mahallesi gösterilir.

3 Ocak 2013, Perşembe
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.