YORUM Yazarlar Seçim ne zaman?

Seçim ne zaman?

AK Parti, akıllıca bir atakla cumhurbaşkanlığı seçimini tek gündem maddesi olmaktan çıkardı. Kuzey Irak'la ilgili muhtemel gelişmeler, bölgesel Kürt yönetimiyle görüşülürdü-görüşülmezdi tartışması dikkatleri biraz dağıttı. Üstüne 'seçim ne zaman olur?' sorusu da eklenince Çankaya eksenli konuşmalar ikinci planda kaldı.

Seçimlerin ne zaman yapılacağı kadar, bu tarihin ne zaman açıklanacağı da önemli. Bence, AK Parti aday başvuru süresinin dolmasıyla birlikte hem adayını hem seçim tarihini açıklayacak. Aday, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olsa da olmasa da fark etmez. Büyük ihtimalle, Turgut Özal'ın 1986'da yasakları kaldıran halk oylaması günü erken seçim kararını açıkladığı gibi olacak. Erdoğan'ın adaylık konusundaki tercihi her halükârda tartışılacak. Niye olduğu kadar niye olmadığı da konuşulacak. Bu süreçten hasarsız, mümkünse avantajlı çıkabilmek için gündemi iyi yönetmek gerekiyor. Bunun en kolay yolu seçim takvimini başlatmak. Erdoğan, tabanın ve teşkilatın da sesine kulak verip, bir dönem daha icranın başında kalmayı seçebilir. Gerekçe farklı da olsa muhalefetin, bilhassa CHP lideri Deniz Baykal'ın zafer naraları atıp, 'püskürttük' havalarına girmesi ihtimal dahilinde. Erdoğan'ın karşı hamlesi öne alınmış seçim tarihi olur. Erdoğan, aday olduğunda da aynı hamleye ihtiyaç duyacak. İsmi etrafında koparılacak fırtınayı atlatmak için seçim manivelasını kullanmak isteyecek. Bu arada Erdoğan, kendisinden önce Köşk'e çıkan liderlerden aldığı dersle, rehavete kapılmayacak ve partiyi kolayca bırakmayacaktır. Bunun yolu ise parti içi dengeler oturmadan seçime gitmek. Erdoğan, yeni dönemde Meclis grubuna damgasını vurmayı ihmal etmeyecek. Hatırlayın Özal'ın ANAP'ı, Süleyman Demirel'in DYP'si elinden uçuvermişti. AK Parti'nin, ayrıca parlamentoya yeni partileri taşımayı amaçlayan ittifakları bertaraf etmek için de baskın seçime ihtiyacı var. Bu temeller üzerinden 'ne zaman?' sorusuna cevap aramak daha kolay olacak.

Şu an ilan edilen tarih 4 Kasım. 'Bir gün önce 5 yıllık anayasal süre doluyor' türünden itirazlar zemin bulamadı. Başbakan, 25 yaşa seçilme hakkı tanıyan anayasa değişikliğinin uygulanmasını önemsiyor. Bunun, Anayasa'daki 'seçim kanunları bir yıl sonraki seçimlerde uygulanabilir' mealindeki emre aykırı olup olmayacağı tartışılıyor. Anayasa'nın 76. maddesindeki 25 yaş düzenlemesinin, seçim kanunu olarak algılanamayacağı, kazanılmış hak işlemi yapılacağı gibi olumlu görüşlere şunu da eklemek lazım: Kimse bu uygulamayı engellemeye cesaret edemez. Öyleyse tarihi öne almanın önünde pek mani yok. 12 Eylül'de başlayıp bayramla beraber 15 Ekim'e kadar sürecek olan Ramazan'da seçim çalışmalarının zorluğu da cabası.

Anamuhalefet lideri Baykal'ın 'Nisanda yapalım' teklifi tutarlı; ama uygulanabilir değil. Tutarlılığı, Nasrettin Hoca'nın yıllar boyu soranlara hep aynı rakamı yaş olarak söylemesine benziyor. Şimdi karar alınsa bile nisana seçimin yetişmesi imkânsız. Hadi o yetişti, diyelim, Meclis, mayısa kadar prosedürleri tamamlayıp çalışmaya başlayamaz ve cumhurbaşkanlığı seçimini vaktinde yapamaz. Konuşmaya değmeyecek bir teklif.

Temmuz, bilemediniz ağustos seçim için en uygulanabilir tarih. Haziran bazı bölgelerde kışın henüz bittiği, temel ihtiyaç maddeleri olan meyve ve sebzenin ucuzlamaya yeni başladığı günler. Temmuz bu açıdan da hükümet adına daha makul. Yazın ortasında seçim olmaz diyenlere kışın ortasında 24 Aralık'ta yapılan genel seçimleri hatırlatırız. En elverişsiz zaman olarak zikrediliyordu ve seçimler arızasız yapıldı. Kimse tatilini kesip sandığa gelmez diyenler çıkabilir. Maharet seçmeni sandığa gelmeye ikna etmekte.

Yüksek Seçim Kurulu, 25 yaşta sorun çıkarmazsa, küresel ısınmanın yanında siyasal ısınmanın da yaşanacağı sıcak bir yaz bizi bekliyor.

23 Şubat 2007, Cuma
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.