'Alla beni pulla beni'nin sesinden Barış Manço

HABERLER CUMAERTESİ
5 Şubat 2011, Cumartesi

Deniz Tüney Aliefendioğlu, hepimizin beğenerek dinlediği 'Alla Beni Pulla Beni' şarkısını henüz 19 yaşındayken Barış Manço ile birlikte seslendiren vokalist. Sesine hayranız ama kim olduğunu bilmeyiz ya da nasıl bir hayat yaşadığını... Şimdi 49 yaşında, Urla'da müzik öğretmenliği yapıyor. Müziğe gönül veren sanatçı, kızını da müzisyen olarak yetiştiriyor.

Bundan 30 yıl önce, herkesin diline pelesenk bir şarkı. Bir Barış Manço bestesi. Hatta oğlu Doğukan Manço'ya göre onun en güzel şarkısı: "Alla beni, pulla beni, al koynuna yar" Kulaklarınızı dış dünyaya kapadığınızda her bir cümlesi daha anlamlı hale gelen müthiş beste ve oradaki naif kadın sesi. O ses kimindi bilir misiniz? Barış Manço'nun dünyayı yerle bir edecekmişçesine cümleler sarf ettiği şarkıda, hep aynı sakinlik ve nazlı bir edayla cevap veren bu kadın kimdi?

Barış Manço'nun 12. ölüm yıldönümünde, 1 Şubat'ta sesin sahibinin evindeydik. İzmir Urla'da penceresinden, kapılarından piyano seslerinin sızdığı, şömine üzerinde Barış Manço'nun gülümsediği küçük bir ev. Gürültüden, kalabalıktan uzak, bahçesinde köpeklerin, kedilerin, tavukların hatta kirpilerin dolaştığı evde münzevi bir hayat sürüyor. Adı Deniz Tüney Aliefendioğlu. Aslına bakarsanız, Barış Manço'nun hayattayken sıklıkla görüşüne başvurduğu, 'Deniz'im' diye hitap ettiği biricik yeğeni. Bu defa onun dilinden dinledik Barış Manço'yu, kendisini ve tabii ki efsane şarkının hikâyesini...

Deniz Aliefendioğlu, 5 yaşından beri müzikle uğraşan bir piyanist. Aslen İstanbullu. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Kompozisyon bölümünden mezun. 1985'te, yani mezun olduktan sonra çeşitli film, dizi, reklam ve tiyatro oyunlarının müziğini yapmış. Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılan, Esin Afşar'a ait Yunus Emre ve Mevlana kasetlerinin de aranjörü. Şimdiyse Urla'da müzik hocalığı yapıyor, piyano dersleri veriyor. Barış Manço ile kardeş torunları. Ama kimse ne bu ayrıntıyı biliyor ne de Deniz Tüney'in o şarkıdaki vokalist olduğunu. Eşi bile evlendikten sonra öğrenmiş. Kendini övmeyi, anlatmayı sevmiyor. İnsanların onu tanımamasıyla ilgili hiçbir kaygısı yok. Hiçbir zaman olmamış. "Alla beni, pulla beni'den başka seslendirdiği şarkı var mı?" diye sorarsanız, o da yok. "Ben ses değil bestecilik eğitimi aldım." diye açıklıyor sebebini. Peki, o şarkıyı niye seslendirdi dersiniz?

Alla Beni, Pulla Beni'yi illaki sen söyleyeceksin dedi, söyledim

Kendisinden dinleyelim: "1981 yazıydı. Levent'te oturuyorduk. Kapı çaldı. Barış gelmiş. 'Buyur içeri.' diyorum. Öyle kapıda duruyor. 'Neden duruyorsun, gelsene.' dedim. 'Ben değil, sen geliyorsun.' dedi. Nereye? Stüdyoya. Ne yapacağız? Şarkı söyleyeceksin. 'Ben piyanistim, ses eğitimi almadım, olmaz söyleyemem.' diyorum. Ama takmış kafasına 'Sen söyleyeceksin.' diye. Tuttu kolumdan stüdyoya götürdü beni. Albümdeki tüm şarkılar tamamlanmış. Bizim şarkımızda da, Barış kendi kısmını söylemiş. Bir tek benim bölüm kalmış. Sözleri, notaları verdi. 'Hadi geç kayda.' dedi. Bir baktım notalara, inanılmaz tiz, 'Mümkün değil söyleyemem.' dedim. Ama Barış bu, dinletemedim. Girdim kayıt odasına, söyledim. Ve oldu. 'Nasıl oldu' diye sormayın inanın bilmiyorum."

'Sözüm Meclisten Dışarı' albümünün lokomotif parçası, 'Ademoğlu kızgın fırın, Havva kızı mercimek' olur diye beklenirken, 'Alla beni, pulla beni' olmuş. Bu yüzden albüm tanıtımı boyunca, konserlerde, fuarlarda hep Barış Manço'nun yanında yer almış. Bunların dışında birçok şarkının bas, davul, klavye, piyano partilerini hazırlamış. Kendi deyimiyle akrabalıktan öte müzikâl bir bağ oluşmuş aralarında.

Kıvrıkoğlu'nun da payı var

Barış Manço'nun eski şarkılarını yeniden yorumladığı Mançoloji albümünün de ilginç bir hikâyesi var. 'Alla Beni Pulla Beni' şarkısının bu kaydında da birincisine benzer bir süreç yaşanmış. Barış Manço bütün şarkıları yeniden okumuş, kayıtlarını yapmış. Geriye kalan tek şarkı, yine 'Alla Beni Pulla Beni' olmuş. Fakat Deniz Hanım, 1999'da İstanbul'da değil. Eşi komando olduğundan Adana'da yaşıyorlar. Barış Manço yine "Ben bu şarkıyı Deniz'den başkasıyla söylemem." demiş. Ama Kemal Bey İstanbul'a gitmek için askeriyeden bir türlü izin alamıyor. Barış Manço ne yapmış dersiniz? Dönemin Genel Kurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'nu aramış, Kemal Bey için 5 günlük izin koparmış. Böylelikle şarkı tekrar yorumlanmış.

Barış öldüğü sırada Lale ile birlikteydik

Deniz Hanım, ailesinin yanında birkaç gün daha vakit geçirmek için İstanbul'da kalmış. Ertesi gün Lale Manço, Deniz Hanım'ı yemeğe çağırmış. Sohbet ettikleri sırada Barış Manço, eşini aramış. Lale Manço, Deniz Hanım'la birlikte olduklarını söyleyince, "Sakın bırakma onu, akşam bizde kalsın, özleştik, hasret giderelim. Ben 1 saate kalmaz geliyorum." demiş. Ancak aradan yarım saat bile geçmeden, televizyonda Barış Manço'nun hastaneye kaldırıldığı ile ilgili alt yazıyı gören Doğukan Manço'nun çığlıkları ile irkilmişler. Hastaneye gittiklerinde her şey için çok geçmiş. 57 yıllık çınar hayata gözlerini yummuş çoktan. Bir kez daha özlem gideremeden...

Deniz Hanım, Barış Manço'yu son kez görememiş olsa da, gözleri dolarak içinin rahat olduğunu söylüyor: "Benden son isteğini yerine getirebildim ya içim biraz olsun rahat. 29 Ocak'ta şarkıyı söyledim. Albümü tamamladık. 31 Ocak gecesi ayrıldı yanımızdan. Çok erken veda etti bize, 57 yaşındaydı. Daha çok ihtiyacımız vardı ona. Yalnız benim değil eşinin, çocuklarının, herkesin, Türkiye'nin..." e.keskin@zaman.com.tr

Deniz Tüney Aliefendioğlu, kızı İlayda'ya her gün piyano dersi veriyor.

Orkestra gibi aile

Ailedeki tek yetenekli Deniz Hanım değil. Bu evde herkes müziğe gönül vermiş. Eşi Kemal Bey, emekli komando olmasına rağmen kanun, gitar, saksafon, flüt ve ud çalıyor. Askeriyede kendi kurduğu koroda 3 yıl kanun çalmış. 14 yaşındaki kızı İlayda ise 9 yaşından beri keman, bir yıldır da piyano çalıyor. Her gün annesinden ders alıyor. Ayrıca uyanık olduğu her dakika şarkı söylüyor. Barış Manço, İlayda'yı en son 2 buçuk yaşındayken, ölmeden 3 gün önce görmüş. Her zaman İlayda'nın çok iyi bir kulağı olduğunu, 4 yaşına geldiğinde bizzat ilgileneceğini söylermiş. Babaanne Yıldız Aliefendioğlu ise genellikle söylemeyi ya da onları dinlemeyi tercih ediyor. Yıldız Hanım belki de aralarında müziğe en düşkün olanı. Çocuklarını sıklıkla operaya, müzikal filmlere ya da tiyatrolara götürürmüş. Şimdi İlayda piyano çalarken gözleri dolarak dinliyor. Deniz Hanım'dan uzaktayken de 'Alla beni pulla beni'yi dinleyerek ağlıyormuş.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Sonraki Haber