Bursa'da Osmanlı çayı içilir

Bursa'da Osmanlı çayı içilir
HABERLER CUMAERTESİ
23 Nisan 2011, Cumartesi

Rivayetlerin yalancısıyız, Evliya Çelebi'nin yolu Bursa'ya düşer. Bursa'da herkesin 'Osmanlı çayı' dedikleri kırmızı renkli sıcak bir ballı şerbet içtiği görür.

Seyahatnamesi'nin birinci cildinin kırk birinci sayfasında yazıyormuş. İşte o Osmanlı çayı bugün bir tek Ördekli Kültür Merkezi'nin kafeteryasında içilebiliyor. Bunu duyan Bursa turisti Ördekli'nin yolunu tutmaz mı? Gidiyoruz, içeride boş masa yok. İzin isteyip bir grubun yanına ilişiyoruz. Herkes gibi biz de ballı Osmanlı çayı sipariş ediyoruz. Kırmızı renkli mis kokulu bir çay geliyor. Balı katıp içiyoruz. Yorgunluğa, sinire strese iyi gelir demişlerdi, sanki rahatlıyoruz. Neyse ki yanımızdakiler kalkıyor. Koltuklara iyice yerleşiyoruz, birer tane daha Osmanlı çayı söylüyoruz.

Yıldırım Beyazıt döneminde 14. yy'da yapılmış hamamın kubbesinden ve duvarlarından gözümüzü alamıyoruz. Broşürleri inceliyoruz. Bu sırada yan taraftaki konferans bitiyor. Sükunetin hâkim olduğu kafeterya bir anda hareketleniyor. Yan masada gazete okuyan teyze gözlüğünün üstünden kalabalığı seyrediyor bir süre. Sonra dikkatini yeniden gazeteye yönlendiriyor. Çaylar geliyor, muhabbetler koyulaşıyor.

Ördekli Kültür Merkezi'nde üç konferans, bir de sergi salonu var. Büyük salon Aya İrini'yi çağrıştırıyor. Eski halini gösteren fotoğraflara bakınca şaşırıyor insan. Yıkık dökük hamam nasıl böyle güzel bir mekân haline getirilmiş? Herkes "helal olsun" diyor çaylarını yudumlarken. Osmangazi Belediyesi 2006 yılında başlattığı restorasyon çalışmasını Nisan 2008'de bitirmiş. Burası o tarihten beri çok amaçlı kültür merkezi olarak Bursalılara hizmet veriyor. Bu sırada boşları almaya gelen garsona çayın içeriğini soruyoruz, 10 bitki adı sayıyor hızlıca: Zencefil, havlıcan, hibiskus, ıhlamur, karanfil, limon, portakal, tarçın, elma, kekik. Sorularımız devam edince bir dakika deyip Kültür Merkezi'nin müdürü Ferhat Batı'yı çağırıyor. Duyduklarımızı söylüyoruz, Evliya Çelebi yazmış diyoruz, gülmeye başlıyor. "İşin aslı şöyle." diyor ve başlıyor Osmanlı çayı efsanesini anlatmaya.

Kültür merkezi açılacağı zaman kafeteryasında eskiden Bursalılar ne içiyorsa onu ikram etme kararı alıyorlar. Tarihçilerden oluşan bir ekip eskiden Bursa'da içilen lezzetleri tespit ediyor. 6 Osmanlı şerbetinin tarifine ulaşıyorlar: Ahududu, böğürtlen, karadut, bal, reyhan ve demirhindi şerbeti. Bursalılar kışın ise salep içermiş. Bu araştırmaların yapıldığı dönemde Ferhat Bey yakın arkadaşı olan bir aktarla sohbet ederken Osmanlıların çokça kullandığı bitkilerden oluşan bir çay tarifi ortaya çıkmış. Karışımı oracıkta hazırlamışlar, adına da Osmanlı çayı demişler. Çaydan tadan herkes çok beğenmiş. Adı Osmanlı çayı, mekân tarihi, lezzet şahane olunca tadan çevresine anlatmış. Ferhat Bey'in aktar arkadaşıyla geliştirdiği tarif kulaktan kulağa yayılmış. Hatta nasıl olmuşsa Evliya Çelebi'nin kitabına girmiş. Kimse de Seyahatname'nin birinci cildinin 41. sayfasına bakmamış. Duyduğuna inanmış. Bizim gibi merakından gelmiş. Ama gerçeği öğrenmemize rağmen pişman olduk mu? Çayın lezzeti ve mekanın güzelliği her şeye değer.

Ördekli Kültür Merkezi çalışanları da ilgiden pek memnun. Üç konferans salonunun 2 aylık programı tamamen dolmuş. Sergi salonu için başvuranlara bir yıl sonrası için gün verebiliyorlar. Yaşını başını almış teyzeler, kuru pastalarıyla gelmiş Osmanlı çayını içmeye. Bir masada koyu bir çeyiz muhabbeti yapılırken diğer masada Bursa milletvekili, arkadaşlarına neden yeniden aday gösterilmediği üzerine mülahazalarda bulunabiliyor. g.baki@zaman.com.tr

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber