Değerli taş devri...

Değerli taş devri...
HABERLER CUMAERTESİ
15 Eylül 2012, Cumartesi

Murat Durguner, Türkiye'deki sayılı gemologdan (mücevher uzmanı) biri. Değerli taşlar üzerine konuştuğumuz Durguner, sunumun artmasıyla değerli taşların belli bir zümrenin elinden çıktığını söylüyor.

Murat Durguner, Türkiye'deki sayılı mücevher uzmanından biri. Aynı zamanda pırlanta eksperi. Şimdilerde kariyerini bu iki önemli unvanla süsleyen Durguner'in mesleki yolculuğu küçük yaşlarda Kapalıçarşı'da başlıyor. Üniversitede finans okusa da mücevherat sektöründen uzak kalamıyor, okul sonrası kendini yine bu sektörde buluyor. Mücevher üzerine teknik eğitim alması ise bir yakınının tavsiyesi. Bu tavsiyeyle gittiği Amerikan Gemoloji Enstitüsü'nde (GIA) gemolog ve pırlanta eksperliği unvanlarını alıyor. Türkiye'de gemolog sayısı 7-8'i geçmiyor. Haliyle meraklandırıyor mesleğin öncesi, sonrası. Dünyada bu unvanların verildiği iki önemli enstitü var. Biri HRD, diğeri ise GIA. "Bu eğitim için bir mücevharat ve kuyumculuk altyapınız olmalı. Kabul alınma şartlarından biri bu." diyerek başlıyor söze Durguner. Taşların fiziksel ve biyolojik özellikleri, doğada nereden, nasıl çıkarıldığı gemologların bilmesi gereken önemli detaylardan. Zira laboratuvar ortamında elde edilen sentetik taşlar da var. Sonra işin pratik kısmı başlıyor. Taşların özellikleri, içindeki lekelerin ne anlama geldiği bilinmeli. Yaklaşık 8,5 aylık zorlu bir eğitim ve sınavlardan sonra gemolog unvanı veriliyor.

2011'de Aydın Günal ile online tasarım takı, çanta ve aksesuar mağazası gimora.com'u kuran Durguner ile değerli taşlar üzerine konuştuk. Küçük yaşlarından beri sektörün içinde olan Durguner'in pek çok tespiti var...

Değerli taşlar artık daha mı ulaşılır?

İnsanlara sunuldukça değerli taşların fiyatları düşüyor. 70-80'li yıllarda Türkiye'de hiç kimsenin tektaşı yokken şimdi bir erkeğin evlilik teklif ederken olmazsa olmazı. Hangi gelir grubuna dâhil olursa olsun insanlar bunun stresini yaşıyor. Dolayısıyla pırlanta ve diğer değerli taşlar eskiden belli bir zümrenin elindeyken şimdi tabana yayıldı. Bir yandan da olumsuz. Bu taşlarla kullanılan materyallerin ve madenlerin fiyatı arttı. Durum bu olunca taşlar şu anda gümüş üzerine de kullanılıyor. Sonuçta ufak da olsa bir şey alabiliyorsunuz.

Bilinçli bir tüketim var mı peki?

Türkiye'de eskiden bu işin ne enstitüsü ne de bilinirliği vardı. İnternetin de gelişmesiyle beraber insanlar araştırıyor, özelliklerini, sertifikada ne yazması gerektiğini biliyor. Biz de siteden dolayı tecrübe ediyoruz, her geçen gün mücevherat alanında ciddi bir bilinçlenme var. Sertifikasyon, garanti belgesi, ürünün arkasında ne derece durduğunuz gibi sorular geliyor.

Belgelerde sahtecilik oluyor mu?

Eğer tanıdık bir kuyumcuysa, mesleki olarak saygınlığı olan biriyse sertifikasına itibar edilebilir. Fakat içinize sinmeyen bir durum olursa taşın uluslararası geçerliliğini de gösteren HRD ve GIA sertifikalarının olması gerekiyor. Özellikle 0.50 karatın üzerindeki taşlarda bu sertifikalar aranıyor. Bu sertifikalara sahip taşlar daha pahalı oluyor haliyle.

O zaman değerli taş alışverişi de olsa aile kuyumcusundan şaşmamalı...

Kesinlikle. Fakat onun da bir dezavantajı var. İnsanlar başka bir yere gitmeyeceğini bildiğinden çok yüksek fiyat verebiliyor. Bir de Türkiye'de eskiden beri duyuyoruz sentetik taş satıldığını. Ama kuyumcunun da haberi yok. Yurtdışından fuarlardan alınıyor, bu tip yanılmalar oluyor.

Peki, taşın kalitesini kendimiz anlayabilir miyiz?

Teknik olarak çok zor. Safirle, mavi camı ayırt edebilirsiniz ama metale takılmamış çıplak taş olmak zorunda. Sentetik ya da safire çok benzeyen taşlar var. Onları ayırt etmek çok zor.

Pırlanta nasıl bu kadar ucuzladı ve yaygınlaştı?

Dünyadaki elmas pırlanta madenlerinin yüzde 65'ine sahip De Beers firması, fiyatları kendi avantajlarına göre sabitledi. Pırlanta fiyatlarının düşmesinin nedeni de De Beers firmasının yanındaki birkaç firmanın sektöre girmesi ve topluma daha uygun şekilde sunması. Yani, arz talep meselesinde arzı kısmaktan ve üstüne bol reklam yapmaktan dolayı bir artışı var pırlantanın.

Markalar ürünlerinin yanında pırlanta hediye ediyor, bu nasıl oluyor?

Her şeyin bir bedeli var. Bir ürünün fiyatını şişirip yanında pırlanta verdiğinizde aynıya geliyor. Bu, tamamen bir pazarlama tekniği.

Verilen pırlanta sahte olamaz mı?

Hayır, Türkiye'de özellikle büyük firmaların kullandığı bütün taşlar pırlantadır. Pırlanta da dört c kuralı. Renk, kesim, içindeki berraklık bir de ağırlığı. Fiyat da bunlara göre değişiyor.

Erkekler değerli taşlara ilgili mi?

Türk erkeği fazla takı kullanmıyor. Değerli taşlara da ilgisiz. Ama yurtdışında erkekler pırlanta küpe, hızma takıyor.

Pırlanta dayanıklı, zümrüt kırılgan

Pırlanta ve elmasın ikisi de aynı madenden. Pırlanta bildiğimiz elmas madeninin 57-58 yüzeyli kesilmiş olanı. Elmas da ya maden olarak kullanılır ya da gül kesim dediğimiz 8 yüzeyli kesilmiş taştır. Dayanıklılık skalasında pırlanta on üzerinden ondur. Pırlantayı ancak bir başka pırlanta çizebilir.

Yakut ve safir aynı madenden çıkar. Biri çıktığında kırmızı, diğeri mavidir. Dayanıklılık dereceleri on üzerinden dokuzdur. Özellikle saat camlarında fazla çizilmesin diye beyaz şeffaf safir kullanılır. Bu taşları İngiliz Kraliyet ailesi meşhur etmiştir.

Zümrüt, kırılgan bir maden. Mücevheratta kullanılması daha zor. İçinde mutlaka lekesi vardır. Zaten lekesiz olanlar çok pahalı. Bu taş, Elizabeth Taylor'la meşhur oldu.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber