Emre Aydın’ın yeni albümü ‘Bitti Tebrikler’

Emre Aydın’ın yeni albümü ‘Bitti Tebrikler’
- HABERLER CUMAERTESİ İSTANBUL
7 Aralık 2013, Cumartesi

Emre Aydın’ın merakla beklenen yeni albümü Eylül Geldi Sonra, müzikseverlerle buluşmak için gün sayıyor. Albümü raflara çıkmadan önce dinleme şansı buldum. Bu vesileyle hem yeni şarkıları dinleyip hem de Emre Aydın’la hasret giderdik.

 Yüzündeki tatlı yorgunluk ve heyecan gözlerden kaçmıyordu. Kolay değil aylar süren çalışmalar, kayıtlar… Sanatçı bu albümün kayıtları için Stockholm’de yaşamış. Kağıt Evler’de birlikte çalıştığı Mats Valentin ile çalışmış yine. Her şeyi ince eleyip sık dokumuş. Şarkıdaki küçücük bir hece ya da bir nota için defalarca kayıt yaptıklarını anlatıyor. Hemen söyleyeyim bu yorgunluğuna değmiş. Ortaya yine güçlü ve dinleyene dokunan şarkılar çıkmış. Emre Aydın müzikten kazandığını yine müziğe yatıran bir isim. Aklında kat, yat gibi düşünceler yok. En büyük lüksünün müziği olduğunu içtenlikle söyleyebilirim. Bu sebeple albüm için hiçbir masraftan kaçınmamış.

Gelelim şarkılara... Albümün ilk şarkısı ‘Akşamlarda Parmak İzlerin’i dinledikten sonra Emre Aydın bu parçayla ilgili bir ayrıntıyı anlattı. Sanatçı, şarkı bittikten sonra nakaratının Sezen Aksu’nun El Gibi’ye benzediğini fark etmiş. Bu esinlenme sebebiyle şarkısını Aksu’ya dinletmiş. Minik Serçe durumu hiç problem etmemiş. “Önemli değil, olur böyle şeyler” dese de Emre Aydın yine şarkının adına Sezen Aksu’nun ismini de yazmış. Albümde on şarkı var,  ikisi cover. Nazan Öncel’den Geceler Kara Tren ve bir Zülfü Livaneli ve Sezen Aksu şarkısı olan Belalım. Emre Aydın’ın yorumu iki şarkıyı bize hatırlatmakla kalmayacak, bu şarkıları yeniden sevdirecek. Akşamlarda Parmak İzlerin, Eyvah ve Bitti Tebrikler albümde öne çıkan şarkılar. Diğerlerine haksızlık etmek istemem ama bana en yakın şarkı Bitti Tebrikler. Emre Aydın ise en çok Ses Ver’i beğeniyor. Sanatçı, henüz çıkış şarkısına karar vermediğini söyledi. Sanırım bu üç şarkıdan biri olur.

Şarkıların altyapılarının çok güçlü olduğunu söylemeliyim. Türkiye’de bu standartlarda çok az albüm var maalesef. Ayrıca bazı şarkılardaki ud ve ney tercihleri de farklı bir tat katmış albüme. Son olarak bu albümde sanatçının yorumunun da bir tık daha öteye gittiğini hissettim.

Alternatif müzik yükseliyor

  Müzik dünyasında her ne kadar popüler isimler ön planda olsa da son yıllarda yapılan alternatif işler oldukça ses getiriyor. Bu hem tekdüze devam eden müziğe yeni bir soluk hem de farklı şeyler dinlemek isteyen müzikseverler için de can simidi oluyor. Özellikle genç kent ozanlarının yaptığı çalışmalar, hatırı sayılır bir dinleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip ediliyor. Öyle ki çoğunun kemik bir dinleyici kitlesi var. Bu isimler şimdilik on binlerce müzikseverlerle meydanlarda buluşamıyor olsa da, mütevazı mekânlarda verdikleri konserlere bilet bulmak zor. Öncelikle müzikte ‘alternatif’ kelimesinin kullanılmasına karşı olduğumu söylemeliyim. Bana göre müzik ille de bir kategoriye ayrılacaksa sadece ikiye ayrılmalı; iyi ve kötü müzik. Ancak mevcut haldeki müziğin yanında alternatif kelimesi bahsettiğim müzikler için ayırt edici bir özellik olabilir.

Gelelim son yıllarda ülkemizde ciddi bir çıkış yakalayan alternatif müziğe. Mabel Matiz, Jehan Barbur, Melis Danışment, Ceylan Ertem, Ece Dorsay, Mehtap Meral, Yasemin Mori, Kırıka, Replikas akla ilk gelenler. Elbette listeyi uzatmak mümkün. Bu isimlerin ortak özelliği, birer kent ozanı olmaları. Küçük ölçekte içinde yaşadıkları şehrin, büyük ölçekte de dünyanın mevcut durumunu çok iyi okuyan, anlayan, kavrayan ve bunlarla ilgili söyleyebilecek sözleri olan sanatçılar. Haksızlığa boyun eğmek istemeyen, yeri geldiğinde sistemi, yeri geldiğinde de bu sisteme entegre olmuş insanları ve kendini eleştirmekten çekinmeyen, kafa tutan sözler... Bu anlamda kendi içinde de savaşan, duygularını sorgulayan, özde kendini eleştiren... Bu sözlerle yoğrulan müzik de elbette farklı oluyor. Her ne kadar yola çıkarken diğer tarzlardan etkilenseler de var olanla yetinmeyip farklı nota ve seslere yelken açan,  kalıpları terk eden yenilikçi bir müzik sunuyor dinleyelerine.

Alternatif müziği bekleyen tehlikeler

Hal böyle olunca mevcuttan farklı bir müzik arayanların ve kendini daha iyi ifade ettiğini düşünenlerin sığındığı bir liman, alternatif müzik. Ancak bu müziği de bazı tehlikeler beklediğini söylemek istiyorum. Farklı bir şey söyleyeceğimden yola çıkıp, tamamen farklı olma isteği bazen sentetik ve suni bir müziğin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Müziğin insanı yakalayan, tutan ve vuran bir yanı yoksa, farklı olayım derken hiç anlaşılmıyorsa, yaşama şansı da o kadar azalıyor. Alternatif müziği ve bu müzikle ilgilenen müzisyenleri bekleyen diğer tehlike ise ticari kaygılarla giderek popülerleşmesi. Dinleyicinin dikkatini çekebilmek için kendinden ödün verip, gerek sözlerde gerek notalarda piyasaya yönelmesi bu müziğin ölüm fermanı olacak. Üzülerek söylemeliyim ki, son günlerde bunun örneklerini görmeye başladık. Umarız bu örneklerin sayısı giderek artmaz.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber