Endonezya’nın gözü İstanbul’da

Endonezya’nın gözü İstanbul’da
- HABERLER CUMAERTESİ İSTANBUL
23 Şubat 2013, Cumartesi

Geçtiğimiz hafta Londra’da Moda Haftası’ydı. İlginçtir Uzakdoğu’nun modada söz sahibi ülkelerinden olan Endonezya’da da moda haftası vardı. Peki, moda rüzgarı doğuda nasıl, batıda nasıl esti?

Dünyanın beş önemli başkentindeki moda haftaları modanın trendlerinde belirleyici rol oynuyor. Bunların en önemlilerinden biri de Londra Moda Haftası. Bunun yanında Uzakdoğu ülkelerinde de moda etkinlikleri yapılıyor. Endonezya bu konuda başı çekiyor. Rastlantı bu ya biri doğuda biri batıda bu iki moda etkinliği neredeyse aynı günlerde yapıldı.

Önce Endonezya Moda Haftası’ndan başlamak istiyorum. Ciddi merak uyandıran ama biraz da yeni olan etkinlik artık ülke için önemli bir olgu. Etkinlikte 208 yerli ve yabancı tasarımcı koleksiyonlarını tanıttı.

Tesettür giyim alanında tanıtılan koleksiyonlar, Türkiye’deki tesettür giyim markalarıyla kıyaslandığında oldukça yerel kalıyor. Türklerin buna adapte olması pek mümkün değil gibi. Türkiye’deki tesettür giyim güncel modanın sınırları içinde hazırlanan koleksiyonlardan oluşuyor. Endonezya’da ise tesettür giyim daha çok yerel kıyafetleri temel alıyor. Bu yönden daha orijinal olduğu söylenebilir. Ayrıca bizde tesettür giyim markaları genellikle daha resmi tasarımlara yoğunlaşmış durumda. Günlük hayatta örneğin pikniğe giderken veya yürüyüşe çıkarken giyildiğinde aslında çok da konforlu olmayan kıyafetler bunlar. Endonezya’da ise daha çok günlük ve rahat kullanım için hazırlanan koleksiyonlar var. Hoşuma giden koleksiyonlar ise Endonezya’ya özgü batik boyama kumaşlar kullanan İva Lativah ve İrna Mutiara oldu.

İstanbul Moda Haftası’na çok az bir zaman kaldı. Aklıma gelen bir soru Endonezya’daki gibi tesettür giyim markaları da aynı podyumu paylaşabilir miydi? Zira alışveriş merkezlerinde bile tesettür giyim markaları için, tekstil camiasındaki diğer şirketlerin öncülüğünde ambargo uygulanıyor. Zaten şirketler ses çıkarmasa sponsorlar muhtemelen “marka imajımıza uymuyor” diye desteğini çekerdi ki bunun da çok örneği yaşandı.

Endonezya’daki etkinlikte dünya markalarının ciddi sponsor desteği olmuş. Bunun yanında önemli moda dergilerinin Endonezya edisyonları tesettür moda dergileriyle bir arada basın sponsoru olmuş. Türkiye’deki ayrışma hali maalesef modaya bile yansıyor.

Endonezya’da internet kullanımı çok yüksek, tasarımcılar ve markalar hem İstanbul’u ziyaret ediyor hem de burada katalog çekimi yapıyor. Tesettür giyim konusunda burayı bir Avrupa başkenti olarak görüyorlar. Açıkçası Türkiye’ye ve Türkiye’deki tesettür giyimine olan bu hayranlığı markalar kendi lehine çevirebilir. Belki de bir sonraki Endonezya Moda Haftası’nda Türkiye’den bir marka da görürüz.

İngiltere'de ‘prenses ruhlu' bir marka

Önümüzdeki kış sezonunun stil kodlarını belirleyen Londra Moda Haftası’nda, Erdem Moralıoğlu, Bora Aksu, Hüseyin Çağlayan gibi Türk tasarımcılar başarılı sunumlar yaptı. Sessiz sedasız ama emin adımlarla yürüyen bir başka isim ise Yeni Zelandalı Emilia Wickstead’tı. Tasarımcı 2007'de London Central Saint Martin'i onur derecesiyle bitirmiş. Kendi adını verdiği markasını 2008'de kurmuş. New York, Milan ve Londra'da yaşayan tasarımcı, Giorgio Armani, Narciso Rodriguez ve Proenza Schouler'da çalışmış. 2009'da ise Chelsea ve Knightsbridge'de ilk showroomunu açmış. İnsanların giderek daha net stillere odaklandığı kalabalık ve karmaşık imajlardan kurtulmaya çalıştığı bir dönemde Wickstead'in öncülüğünü ettiği rafine stil oldukça ilgi görecek gibi. Stil avcıları da böyle düşünüyor olmalı ki BFC/Vogue Designer Fashion Fund'u almaya hak kazanan beş tasarımcıdan biri seçildi. Plise ve kloş etekler konusunda oldukça başarılı çözümler sunan tasarımcının önemli hayranlarından biri de Kate Middleton. Prenses'in çay saatleri için seçtiği şık elbiseler Wickstead'in imzasını taşıyor. ‘Az çoktur' akımının ete kemiğe bürünmüş hali diyebiliriz bu marka için. Dahası bu rafine stil örnek alınabilir.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber