Kırkyama giymek ayıp değil moda!

Kırkyama giymek ayıp değil moda!
HABERLER CUMAERTESİ
25 Aralık 2010, Cumartesi

Kırkyama (patchwork), asırlardır yapılan, hikâyesi günümüze kadar uzanan geleneksel Türk el sanatı. Çeşitli kumaşların birbirine eklenmesiyle giysi, yastık, bohça, seccade, halı, masa ve yatak örtüsü yapılıyor. Kırkyamanın en eğlenceli yanı, renkli kumaş parçalarının maharetli ellerde sabırla ve gayretle muhteşem giysilere dönüşmesi. El emeği, göz nuru giysiler kermeste gün boyu satılıyor. Asırlar sonra moda haline gelen kırkyama ile yapılan giysiler podyuma bile çıkıyor.

Seyyahlar, yazılarında öylesine betimler ki görüp geçtikleri yerleri; kendimizi orada hissederiz adeta. Tarihe kısa bir yolculuk yaparız seyyahın diliyle. Yörük çadırlarında, Anadolu insanının evinde birbirine eklenen kumaşlardan yapılmış giysiler, perdeler ve örtüler canlanır gözümüzde. Kıt kanaat geçinen insanlar, bir şekilde edindikleri ya da dokudukları kumaşlardan ihtiyaçları kadar giysi diker, eskiyene kadar giyerlerdi. Artan kumaşları da birleştirip çadırlarında, evlerinde örtü yerine kullanır, bunlara da 'kırkyama' derlerdi. Kırkyamanın hikâyesi, Osmanlı saraylarına kadar uzar gider. Terziler kırkyama ile saray hanedanına gösterişli kıyafetler dikerler. Böylelikle kırkyama, ihtiyaçtan doğsa da asırlarca sürecek bir el sanatı haline gelir. Anlaşılan o ki kırkyamanın hikâyesi hiç bitmeyecek. Çünkü birileri İstanbul'un Kuzguncuk semtinde kırk parça kumaşı birbirine eklemeye devam ediyor.

Kumaşların renkli dünyasına karışmak için Kuzguncuk yoluna koyuluyoruz. Perihan Abla Sokağı'nda tarihî bir binanın açık penceresinden birkaç tablo görüyoruz. Burası Tekstil Sanatları Derneği. Kapıyı çalıp girdiğimizde otantik, ferah bir ortam ve güler yüzlü bayanlar karşılıyor bizi. Dernek, el sanatlarına meraklı bir grup gönüllü tarafından kurulmuş. Koltukların üzerindeki el emeği, göz nuru kırkyama şallar, duvardaki örtüler, kılıflar, henüz birleştirilmemiş rengârenk blokların hepsi özenle sergileniyor. Burası adeta bir dost mekânı; derneğe devam eden bayanlar zaman geçtikte akrabadan daha yakın hale gelmiş. Burada kırkyama teknikleri hakkında eğitim veriliyor, herkesin yaptığı bloklar bir örtüde birleştiriliyor. Bayanlar kumaşları birbirine ekleyerek her yaşa hitap eden giysiler yapıyor. Her renkten kumaşın birleştirilmesiyle gerçekleştirilen tasarım hayallerinin sonu yok. Kırkyamadan ceket, etek, gömlek, şapka, terlik ve çanta tasarlanıp dikiliyor, yaklaşık üç yılda bir düzenlenen kermeste satılıyor. Kırkyamadan da giysi mi olurmuş demeyin; bu sıcak mekânda dikilen giysilerin defilesi bile yapılıyor. Hatta kırkyama defilesi diğerlerine taş çıkartıyor!

Kırkyama, en eski el sanatlarımızdan. En kaba kumaşlardan ipeklere kadar artan kumaş parçaları da bu sayede değerlendiriliyor. Değişik kumaşlar birleştirilerek giysiden yastığa, bohçadan seccadeye, masa örtüsünden halıya kadar binbir çeşit eşya yapılıyor. Dünyanın her köşesinde, yeni tekniklerle geliştirilip sanatsal bir hale bürünen bu uğraş, üretildiği yerin kültürünü yansıtıyor. 'Kırkpare' ve 'hanım dilendi-bey beğendi' diye de bildiğimiz kırkyamaya dünya genelinde 'patchwork' deniliyor. [email protected]

***

Kırkyamanın yapılışı sandviçi andırıyor

Kırkyamayla yapılmış bir ürün, genellikle 3 tabakadan oluşuyor. Yani sandviç gibi. Birinci tabaka, örtünün parçalarla meydana getirilen yüzü; ikinci tabaka, ara katman olan elyaf; üçüncü tabaka ise en alta konulan parçalı veya yekpare arka kumaşı. Sonrasında bu üç tabaka 'yorganlama' veya 'kapitone' denilen teknikle birbirine dikilip tek parça haline getiriliyor. Kırkyama için tercih edilen kumaşlar genellikle yüzde yüz pamuklu, ancak değişik tekniklerde başka kumaşlar da kullanılabiliyor. Bu sanata kendini ifade etme yöntemi de diyebiliriz. Duygular; renk, kumaş ve desen seçiminde kendini belli ediyor. İnsanın hissettiklerini kumaşların üzerinde işlemesi, rahatlamasını sağlıyor. Renkli kumaş parçaları sabırla, gayretle güzel bir giysiye dönüşüyor.

Anahtar Kelime: 11
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber