[Zekai Tunca] Türk müziğini yirmi şarkıya indirdiler

ZEKAİ TUNCA'NIN 'AŞKA MERAKIM EZELDEN' ADLI YENİ ALBÜMÜNDE 11 ŞARKI YER ALIYOR.
ZEKAİ TUNCA'NIN 'AŞKA MERAKIM EZELDEN' ADLI YENİ ALBÜMÜNDE 11 ŞARKI YER ALIYOR.
HABERLER CUMA
8 Temmuz 2007, Pazar

Kırk bir yıllık sanat hayatında sadece sanatıyla gündeme gelen nadir isimlerden biri Zekai Tunca. Adını gazetelerde ya da televizyonlarda sıklıkla duymayız. Mütevazı hayatı ise hiçbir zaman magazin basınına yansımadı. Türkiye onu hep beyefendiliğiyle, dillerden düşmeyen besteleriyle ve söylediği şarkılarla tanıdı. Zekai Tunca yine sessiz sedasız bir şekilde 'Aşka Merakım Ezelden' isimli 15. albümünü Türk müziği dinleyicilerinin beğenisine sundu.

Tunca'nın yedi yeni bestesinin bulunduğu albümde, 11 parçanın tüm besteleri sanatçıya ait. Zekai Tunca, Türk müziği konusunda işlevini hâlâ tamamlamadığını düşünüyor. Sanat hayatında polemik yerine eser üretmeye çalıştığını söyleyen Tunca, medyanın Türk müziğine bakışını eleştiriyor. Türkiye'de büyük paralar harcanarak yabancı kaynaklı müzik türleri için festivaller düzenlendiğini belirten sanatçı, Türk müziği için de böyle festivallerin düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Yeni albümünüzde, yedi yeni beste ile karışımıza çıktınız. Yıllardır Türk müziği için eser üretiyorsunuz. Bu aşk nereden geliyor?

Arkadaşlarım bana 'bu ne hırs' diye soruyor zaman zaman. Bu hırs değil, biz de bu işle görevlendirildik. Bu fıtratımın getirdiği bir şey. Yaptığım işi adam gibi yapmak isterim. Yaptığım iş temizlik olsaydı bunu da hakkıyla yapardım.

Siz gözlerden uzak sanatla uğraşırken akranlarınız sürekli gündemde...

Aslında o işi de küçümsememek lazım. Zor bir iş. Çoluğunuzu çocuğunuzu, sofranızı, yatak odanızı vitrine koyacaksınız. Bu da her baba yiğidin harcı değil. TRT zamanında bir kez evde çekim yapmak istediler. Israrlarına dayanamayıp zar zor kabul ettim. Bunun dışında başka yollara da başvuran arkadaşlar var, nasıl yaptıklarına anlam veremiyorum ve hayretle karşılıyorum.

Zaman zaman sanat müziği yorumlayan insanlarda da bu durum gözleniyor...

Sanat müziğinde ve halk müziğinde bir edep vardır. Bazı arkadaşlar 'reklamın iyisi kötüsü olmaz' jargonuna sırtını dayayıp böyle şeyler yapılıyor. Fakat bizim kulvarımızda bu kişiler azınlıkta. Onların hayat tarzları böyle zaten. Bu onlara fazladan bir yük olmuyor; fakat geneli düşündüğümüzde bu müziği icra edenlerde bir edep vardır.

Türk sanat müziğinin mevcut durumunu değerlendirir misiniz?

Bu müzik, yeni şeyleri tanıtmak için bir tarihte donduruldu. O zamanın en popüler olan ve dillere düşmüş şarkılarla bu iş orada durduruldu. Ondan sonra yapılan eserleri tanıtabilmek çok zor oldu. Magazinle bir yere gelmek mümkün; ama sanat müziğinde bunu yapmak zor; çünkü bu müziğin fıtratına aykırı. Müzik firmalarının çoğu prodüksiyonu, son yirmi yılın şarkıları. Radyoları ve televizyonları açın; Türk müziği adına insanlara verilen bunlardır. TRT'nin arşivlerinde açılmamış, seslendirilmeyi bekleyen on binlerce beste var. Niye seslendirilemiyor? Çünkü her yerde bu yirmi şarkı.

Bunda bir kasıt mı var?

Kasıt değil kolaylık var. Şarkıcılar kolay yorumlayabilecekleri, televizyonda reyting alacakları şarkıları tercih ediyor. Bu dondurulma, özel televizyonlarla başladı. Piyasada dolaşan şarkılar, Teoman Alpay, Yusuf Nalkesen, Avni Anıl şarkıları. Bunlara kötü demiyorum; ama Avni Anıl'ın, Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun'dan sonra bir şarkısı gündeme gelemedi.

Bu müziği bu durumdan kurtarmak adına neler yapılmalı?

Ben bir şey yapıyorum mesela. Bu duruma rağmen bu müziği bırakmıyorum. Hâlâ besteler yapıyorum. Çok satılsın herkes bunları dinlesin diye değil, ben de Türk müziği için bir şeyler yapıyorum diye. Sonuçta müzik sektörü, sanata yardım yapan hayır kuruluşları değil, onlardan böyle bir şey bekleyemeyiz. Bizim otuz senedir söylediğimiz şarkıları bir popçu söyleyince gündeme geliyor. Neden? Çünkü medyası var, magazini var, dönüp dolaşıp oraya geliyoruz.

Zekai Tunca'nın gelecek adına hedefleri neler? Örneğin bir eğitim merkezi kurar mı?

Hangi hedef için çocuk eğiteceksiniz? Birçok konservatuar mezunu halen açıkta. İşini bilen, pop şarkıcısı oluyor. Diğerleri de TRT ve Kültür Bakanlığı koridorlarında iş bekliyor. Haftada bir müziği değişen, modası değişen bir dünyada nasıl bir eğitim yapacaksınız? Konservatuar öğrencileri şurada burada fasıl okuyor. Ama kendi adıma çok yapmak istediğim bir şey var. Bu müziğin gerçek dinleyicileri benden hep eski bestekârların şarkılarını yorumlayacağım bir albüm bekliyor. Hacı Arif Bey'den, Dede Efendi'den şarkıların canlı kayıtlarını yapmak istiyorum. Bir de bütün şarkılarımı bir albümde toplamayı.

Sanat müziği festivali düzenlensin

"Türkiye'de rock müziği ve klasik müzik için festivaller düzenleniyor. Belli başlı büyük müesseseler bu festivalleri destekliyor. Bu organizasyonlar için havaalanları bile tahsis ediliyor. Her şeyin festivali oluyor; ama Türk müziğinin, sanat ve halk müziğinin festivali yapılmıyor. Mersin Belediyesi gibi birkaç küçük istisna dışında. Sanatçılar bu konuda kendince bir şeyler yapıyor; ama destek verilmezse bunlar bireysel faaliyetlerin ötesine geçemez."

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.