İstanbul'u okuyorum ansiklopediden

İstanbul'u okuyorum ansiklopediden
HABERLER CUMAERTESİ
25 Aralık 2010, Cumartesi

Enis Batur, danışmanlığını yaptığı İstanbul Ansiklopedi-si'ni sadece bir başvuru kaynağı olarak değil baştan sona okunabilen kalın bir kitap olarak tasarladıklarını söylüyor. Batur "Biz, yazma biçimi açısından, başvurduğumuz yazarlara sübjektif olma hakkını tanıdık. Az ya da çok kullananlar oldu bu olanağı. Kendi payıma, bütün maddelerin birer deneme gibi yazılmasını tercih ederdim.'' diyor.

İstanbul değişiyor. Değişen sadece kent ve insanlar değil. Son yıllarda yapılan kazılar göz önünde tutulursa İstanbul'un tarihi de değişiyor. NTV Yayınları'nın hazırladığı İstanbul Ansiklopedisi tarihi bir megakent olan İstanbul'un bugününe de yer veren bir kitap iddiasını taşıyor. Reşat Ekrem Koçu'nun yarım kalan İstanbul Ansiklopedisi ve Tarih Vakfı'nın çıkarttığı İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul külliyatının en güzel kitapları olarak biliniyordu. İstanbul'un artık yeni bir ansiklopedisi daha var. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başketi Ajansı'nın desteğiyle yayınlanan İstanbul Ansiklopedisi, şehri 1.010 sayfaya ve 350 maddeye sığdırmaya çalışmış. Enis Batur'un danışmanlığını, Sevin Okyay'ın yayın koordinatörlüğünü yaptığı ansiklopediye bilim, sanat, edebiyat dünyasından 150'yi aşkın isim katkıda bulunmuş.

İstanbul Ansiklopedisi, tarih öncesinden Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet'e uzanan olaylar, kurumlar, semtler, mimarî, doğa, müzik ve gösteri sanatları, mitoloji ve insanlar üzerinden İstanbul'u anlatıyor. Ansiklopedinin yazar kadrosu da çok zengin: Semavi Eyice, Doğan Kuban, Haydar Ergülen, Beşir Ayvazoğlu, Oruç Aruoba, Sadık Yalsızuçanlar, Afife Batur, Emre Ayvaz, Selahattin Özpalabıyıklar, Kaya Özsezgin, Ayfer Tunç, Erol Üyepazarcı, Nedret İşli, Sabri Koz, Nursel Duruel, Ekrem Işın... Uzunca bir liste. İstanbul Ansiklopedisi'nin yayın yönetmeni Enis Batur'la ansiklopediyi konuştuk.

Yeni bir İstanbul Ansiklopedisi hazırlama fikri sizden mi çıktı?

Fikir benden çıktı ama böyle projelerde asıl önemli olan proje üretmek değil, projeyi gerçekleştirmektir. Dolayısıyla, NTV Genel Müdürü Cem Aydın ve yayın yönetmeni Mustafa Dağıstanlı ile birlikte bu ansiklopedinin kararını verdiğimizi vurgulamak isterim.

Nasıl bir ihtiyaçtan doğdu?

Dünyanın en hızlı gelişen, değişen şehirleri arasında yer alıyor İstanbul. Olumlu ve olumsuz yönlerde. İşin tuhafı, İstanbul'un yalnızca şimdiki zamanı değil değişen, tarihi de değişiyor! Bunu söylerken, son yıllarda, özellikle tarihî yarımada kazılarında ortaya çıkan sonuçları göz önünde tutuyorum ama, bir de tarih yazımı bağlamında karşımıza çıkan yepyeni bilgi ve yorumlar var. Bu encamda bir şehir için on yıllık bir zaman diliminde oluşan dönüşüm hafife alınamaz. Ansiklopedi tasarısı bu faktörlere bağlı olarak şekillendi.

Reşat Ekrem Koçu'nun ve Tarih Vakfı'nın hazırladığı İstanbul Ansiklopedileri var. Siz burada yeni olarak ne ortaya koydunuz? Bu ansiklopedi yeni olarak ne söylüyor?

Her iki ansiklopedi de, farklı nedenlerle büyük değer taşımayı sürdürüyor. Kitaplıklarımızda kalıcı yerleri var. Gelgelelim, İstanbul'un tarihsel ve kültürel değerleri kadar değişim ivmesi de bu tür yayınların çoğalmasını, çeşitlenmesini zorunlu kılıyor. NTV'nin İstanbul Ansiklopedisi, öncelikle bugüne taşımayı hedefliyor şehri. Bir tek örnek vermek yeterli olabilir: Celâl Şengör'ün, ansiklopedinin giriş bölümünde yer alan uzun maddesi, ilk kez popüler bir yayında şehrin jeolojik geçmişini ve yakın geleceğini büyüteç altına almamızı sağlıyor. Bu türden çok sayıda katkı sağladığını düşünüyorum ansiklopedinin, şehir hayatının her alanında. Her durumda, İstanbul çok sayıda ansiklopediyi hak eden bir dünya kenti. İngilizce versiyonunun hazırlanıyor olması ayrıca önemsenmesi gereken bir atılım kanımca.

Kitabın tanıtımında özgünlüğe vurgu yapılırken "sübjektif bir ansiklopedi" ifadesi kullanılıyor. Bu ifadeden ne anlamalıyız?

Koçu'nun ansiklopedisini özel kılan yanlarından biri de madde seçimlerindeki cilveli, biraz keyfî edâdan gelir. Biz, burada, yazma biçimi açısından, başvurduğumuz yazarlara sübjektif olma hakkını tanıdık. Az ya da çok kullananlar oldu bu olanağı, bir de nesnellikten uzaklaşmak istemeyenler oldu. Kendi payıma, bütün maddelerin birer deneme gibi yazılmasını tercih ederdim. Tabii doğru veriler kullanarak! Bu sübjektiflik özelliği yarı yarıya beliriyor ansiklopedide.

Kaç yılda hazırlandı ansiklopedi?

Dört yılı biraz aştı sanırım. Kolektif yayının güçlüğünü bu işleri yapanlar bilir, bazı maddeleri almak diş çekmeyi andırır!

Maddeler oluşturulurken kıstasınız neydi?

Tek ciltlik bir ansiklopedi ve ortaya çıkan boyutlarda bir yayın düşünmüştük baştan beri. "Her şey"i kapsamasını beklemiyorduk, sözgelimi Tarih Vakfı'nın hacimli ansiklopedisiyle aynı yaklaşım ve mantığı burada uygulayamazdık. Onun için de kaynaştırıcı maddeler oluşturma yolunu seçtik. Bir de, ansiklopediyi yalnızca bir başvuru kaynağı olarak tasarlamadık, kalın bir kitap da olsa ortaya çıkan, baştan sona okunabilsin istiyorduk. Kendi payıma, ansiklopedinin yazarlarını Rus romanlarının karakterleri gibi düşünüyorum, kişiliklerini yansıtıyorlar İstanbul'a bakarken.

Yazarları siz mi seçtiniz, bir yayın kurulundan mı çıktı isimler?

Yayın kurulu, danışma kurulu bağlayıcı önemde bu tür yayınlarda. İstanbul Ansiklopedisi'ne asıl çehresini katanlar onlardır. Bizlerse, eksiklerden ve olası yanlışlardan sorumluyuz.

Ansiklopediye madde yazan isimlere göz attığımızda birçok öykücü, edebiyat araştırmacısı, şair kısaca edebi ürün ortaya koyan birçok yazar görüyoruz. Bu seçim metnin diliyle mi ilgili? Kuru bir dil olmasın. Metinden okur "edebi bir keyif" de alsın düşüncesi mi?

Demin de belirttiğim gibi, maddelerin genelde "güzel" yazılmış olması kaygısını taşıyorduk, hazırlanma sürecinde. Şaşırtabilir ama, en az doğru yazılmış olmaları kadar önemliydi bu. Ayrıca, İstanbul edebiyatçıları her vakit mıknatıs gibi çekmiş, ilgilendirmiş bir şehir. Arkamızda Evliya Çelebi'den başlayan, Nedim'e uzanan, oradan Yahya Kemal ve Tanpınar'a, Edip Cansever ve Ece Ayhan'a ulaşan müthiş bir antoloji bekliyor.

İstanbul'un tarihiyle, mekanlarıyla ilgili maddeler var. Ama gökdelenler, gecekondulaşma gibi bir maddeler de karşımıza çıkıyor. Bir başka başlıkta Ara Güler'i görüyoruz. Yeni İstanbul'u ne kadarıyla taşıyabildiniz kitaba?

Yeryüzünde on beş yüzyıl boyunca, hemen hemen kesintisiz biçimde imparatorluk başkenti olmuş başka bir şehir yok bildiğim kadarıyla. İster istemez ansiklopedisi tarih ağırlıklı olacak. Gene de, İstanbul Ansiklopedisi ölçülü oranda 2010'u temsil eden bir yayın olma özelliğini taşıyor. Görsel dilini kurarken de dikkat ettiğimiz bir unsur oldu bu, nostaljik imgelere boğulmak istemedik.

Yola çıkarken nasıl bir kitap hayal etmiştiniz? Ortaya çıkan ürün sizi ne kadar mutlu etti?

İstanbul Ansiklopedisi'ni canlı bir organizma olarak düşledik. Bundan anladığımız açık: Her yeni basımında tazelenmesini, eksiğini giderip yeni unsurları içine almasını umut ediyoruz. Ortaya çıkan üründen memnunum ama, asıl memnuniyetim sürekliliğini kazanmasına bağlı. m.tokay@zaman.com.tr

İstanbul'un üçüncü ansiklopedisi

İstanbul Ansiklopedisi 2010 bir kolektif yayın. Kültür, bilim, sanat, edebiyat ve basın dünyasından 150'yi aşkın yazar ve fotoğrafçının kitapta emeği var. Ayşe Kulin'den Hacı Bekir Şekerlemeleri'ni, Ayfer Tunç'tan Sait Faik Abasıyanık'ı, Aydın Boysan'dan Çiçek Pasajı'nı, Murat Belge'den Siyaset ve İstanbul'u, Celal Şengör'den İstanbul'un jeolojisini, Sadık Yalsızuçanlar'dan dergahları ansiklopedinin sayfalarında bulmak mümkün. İlk kez yayımlanan belgelerle zenginleşen ansiklopedi görselliği ile de dikkat çekiyor. Kitap İstanbul'un iklim ve jeolojisi ile başlıyor. Orçun Türkay'ın zindanlar maddesi ile son buluyor. 1010 sayfalık ansiklopedi İstanbul'un doğal özelliklerinden yapılarına, sokaklarından hemşerilerine, tarihindeki dönüm noktalarından bugününe ayrıntılı bir fihrist olarak kabul edilebilir. İstanbul Ansiklopedisi 2010'u Reşat Ekrem Koçu'nun ve Tarih Vakfı'nın İstanbul ansiklopedilerinin kardeşi sayabiliriz.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber