Ekrem Dumanlı

e.dumanli@zaman.com.tr

YORUM Yazarlar Ekrem Dumanlı-Tiraj bir milyona dayanmışken

Tiraj bir milyona dayanmışken

Gazetemiz Zaman'ın bahar kampanyası büyük bir bereketle devam ediyor.

Heyecan zirvede. Bütün bürolarımız cıvıl cıvıl. Muazzam bir çalışma var Anadolu'nun dört bir yanında. Bir yandan aramıza yeni aboneler katılmakta, bir yandan da öteden beri abone olan sevgili okurlarımız yıllık abone sistemine dâhil olmakta.

Daha şimdiden baskı tirajımız bir milyonu geçti. Aman dikkat; Bu sayfada yer alan tiraj raporları hem haftalık ortalamayı gösteriyor hem geriden geliyor. Nasıl ki günlük baskı adedimiz 1 milyon rakamını aştı; çok yakında net satış rakamımız da bir milyonu aşacak inşallah. Üstelik, şükürler olsun ki, bu rakama çok uzak değiliz. Bugünden itibaren günlük tirajımızı gazetemizde her gün yayınlamaya başlıyoruz. O rakamlardan haftalık tiraj ortalamamızı çıkarmanız mümkün. İşyerlerinin kapalı olduğu pazar günlerinde tiraj düşüşümüz olmasa, hedefe ulaşmak daha kolay. Ama olsun. Önemli olan sağlam adımlarla yürümek...

ABONE YARIŞI

Zaman büroları arasında müthiş bir yarış var. Hangi coğrafi bölgenin hedefini yakalayacağına; hatta o hedefi aşacağına dair harikulade bir rekabet yaşanıyor. İstanbul Merkez'de görev yapan arkadaşlar o güzelim yarışı yakından izliyor ve durumu Anadolu'daki arkadaşlarla paylaşıyor. Bir milyon satış rakamı hedeflendiğinde her coğrafi bölgenin payına belli bir oran düşüyor. Bu oranın belirlenmesinde TÜİK rakamları esas alınıp nüfustan o bölgedeki insanların öğrenim durumuna kadar pek çok kriter kullanılıyor. Şu anki duruma göre Ankara ve etrafında bulunan vilayetlerimiz hedefine ulaştı. Aynı başarıyı Erzurum ve etrafındaki vilayetlerin de gösterdiğini görmek tarifi mümkün olmayan bir sevinç ve takdire yol açıyor.

Diğer bürolarımızın yakından takip ettiği coğrafi bölgelerimiz ne durumda? Onların Ankara ve Erzurum'un çok gerisinde kaldığını söylemek haksızlık olur; çünkü kampanya dönemimiz henüz bitmiş sayılmaz. Kampanya bitiş tarihini en erken 20 Nisan olarak belirlemiştik. Kaldı ki o tarihten sonrası için de yoğun bir çalışma trafiği bizi bekliyor. Çünkü her gün yaşadığımız onca gaile ispat ediyor ki bu gazetenin daha büyük kitlelere ulaştırılması, yakinen takip edilmesi, en ince ayrıntısına kadar okunması şart. Kimsenin yazmadığını yazmaktan imtina etmeyen, temel hak ve özgürlükler konusunda hiçbir baskıya boyun eğmeyen bir gazete var elinizde. O gazete kara propagandalara karşı dimdik duruyor, soruyor, sorguluyor ve demokrasi tarihimize yeni sayfalar açıyor.

Bu seferki kampanyamızı daha renkli hale getiren hoş bir dergimiz var: Yeni Bahar. Tanıtım sayımızı bütün abonelerimize ulaştırmıştık. Birinci sayımız, hafta içinde (perşembe) siz sevgili okurlarımızla buluştu. Gerçekten de cıvıl cıvıl, pırıl pırıl bir dergi çıkıyor artık. Aileye, topluma, kültürel zenginliğimize hitap eden bu güzel esere gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyoruz. Malumunuz; kredi kartıyla yıllık abone olanlar için bu güzel dergi her perşembe ücretsiz bir şekilde okurlarıyla buluşacak. Bahar kampanyamız sona erdikten sonra da bu uygulama devam edecek. Yani, kredi kartını ibraz ederek yıllık aboneliğe başvuran (peşin ve toptan ödeme şartı yok) herkes, bu güzel dergiyi promosyon gibi alabilecek. Bununla okurlarımızın kalıcı ve sürekli olmasını arzu ediyoruz. Çünkü Türk basınının çıkış tünelinin ucunda süreklilik ve kalıcılık bir güneş gibi parlıyor...

Tiraj denetimi olmadan asla

Zaman Gazetesi'nin tirajı istikrarlı bir şekilde yükseldikçe bazı kişiler ve çevreler maalesef hep rahatsız olmuştur. Aslında tedirgin olmaya, yalan-yanlış ifadelere başvurmaya hiç gerek yok. Abone sistemini küçümseyenler, ya dünyadaki modern gazete satış sistemini bilmiyorlar; ya da bayi satış sistemini herkese dayatmaktan belli bir çıkar umuyorlar. Bayi satışı denilen sistem en ilkel gazete satış tekniğidir, sadece metro ve alışveriş merkezleri açısından belli bir cazibesi vardır. Abone satışı gazete tirajlarının kurtuluş reçetesidir. Bir inat uğruna (ya da bir menfaat hesabıyla) Türk basınını bu ilkel metoda mahkûm hale getirmek mesleğimize yapılacak en kötü muamele olsa gerek.

Her neyse... Asıl önemli olan, gazete tirajınızın denetim tecrübesi olan ve uluslararası denetim standartlarına bağlı şirketler tarafından belli periyotlarla denetlenmesidir. 2006 yılı Kasım ayından bu yana Zaman Gazetesi BPA isimli şirket tarafından tiraj denetimine tabi tutuluyor. Bu şirketin dünyadaki tecrübesi ve şöhreti, gazeteciliği bilenlerce malum. Dünyanın pek çok ülkesinde yüzlerce gazete ve dergiyi denetliyorlar. Vaktiyle Türkiye'de kurulmaya çalışılan ABC Türkiye denetim firmasının da dünyadaki kurucu üyesi. ABC denetim sistemini mahveden yine abone düşmanlığı ve o düşmanlıkla elde edilmeye çalışılan haksız rekabetti. Tiraj denetimini bazı grupların menfaatine maşa yapmak isteyenlere Rekabet Kurulu müdahale etti ve dünyada örneği olmayan yanlış uygulama teşebbüslerine 'dur' dedi.

Şimdi bütün gazetelerin önünde kaçınılmaz bir seçenek bulunmakta: Uluslararası bir şirket bulacaklar ve kendilerini denetletecekler. Bu şirket mutlaka bu işe ehil, tecrübeli ve yetkin olacak. Yoksa gazetesini kendi basan, kendi dağıtan ve satış rakamını kendi açıklayan gazetelerin tirajına hep şüpheyle bakılacak. Hiç kimse bu konuya kuşkuyla yaklaşmasa bile reklam verenlerin tiraj rakamlarına güvenebilmesi için bağımsız bir şirket denetimine ihtiyaç olduğu kesin.

Başkasını bilmem; ancak bizim açımızdan net manzarayı söylemek zorundayım: Bu gazetenin tirajı yaklaşık 5 yıldır bu işe ehil uluslararası bir firma olan BPA tarafından kapsamlı bir şekilde denetlenmektedir. Bu açıdan bakıldığında rahatlıkla söyleyebilirim ki tirajı en şeffaf ve denetlenen gazete Zaman'dır. Bunun aksini savunmak ya bilgi yetersizliğinden kaynaklanıyor ya da haksız rekabet oluşturmaktan.

Bütün bunları neden tekrar hatırlatıyorum? Gazeteniz bir milyona dayandıkça bazı meslektaşlarımızın kıskançlıkları depreşiyor ve gerçekler yerle bir ediliyor. Oysa hakikati siz değerli okurlarımız biliyorsunuz. Yine de şunu hatırlatmakta fayda var: Bu ülkede her tiraj artışı, gazeteciliği güçlendiriyor. O yüzden kıskanma yerine örnek alma, yardımlaşma, paylaşma kültürüyle başarılara hep beraber yürümeliyiz. Yoksa Türk basınının akıbeti hiç de parlak gözükmüyor...

Genelkurmay bu yanlışı keşke yapmasaydı

İnanın; TSK aleyhine bir haber yapmayı, bir yorumda bulunmayı hiç ama hiç kimse içine sindiremiyor. Çünkü sonuçta bahsi geçen bizim ordumuz. Ne var ki her defasında üzücü şeyler yaşanıyor ve bir şekilde yanlışa yanlış demek zorunda kalıyorsunuz.

Maalesef 1960'tan beri askerî darbelerin gölgesinde yaşıyoruz. Demokrasinin delik deşik edildiği, insan haklarının süngülerle kevgire çevrildiği bir ülkede yaşıyoruz. Son askerî muhtıra dört yıl önce verildi. Bazı eylem planları üzerindeki cuntacı imzaların mürekkebi hâlâ kurumuş değil. Buna rağmen gönlümüz istiyor ki artık normalleşme süreci tamamlansın ve asker-sivil ilişkilerindeki yanlışları tartışmayalım. Demokrasinin yerleşmesi için herkesin kendi hukukî sınırlarına çekilmesi şart...

Işık Koşaner'in Genelkurmay başkanı olmasının ardından umuda kapıldı herkes. Yeni bir vizyon çıkmıştı ortaya. Kanunlara saygılı, hukukî sürece müdahale etmeyen bir komuta kademesinden söz ediliyordu. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ maalesef her gördüğü mikrofona konuşuyordu ve her konuşması yeni bir polemiğe dönüştüğü için TSK'yı yıpratıyordu. Işık Paşa öyle yapmadı. Doğru olan da buydu...

Ne var ki hafta içinde Genelkurmay, Balyoz Davası ile ilgili hukuk dışı bir bildiri yayınladı. Bu açıklamaya herkes tepki verdi. İktidar, muhalefet, medya, sivil toplum kuruluşları... Ne gereği vardı ki Genelkurmay hukukî sürece doğrudan müdahale ederek Anayasa'yı ihlal sayılabilecek bir hata yaptı? Durduk yerde herkes TSK'yı eleştirmeye başladı. Eleştiriler haklı olunca, "Aman ordumuz yıpranmasın..." deyip hatayı örtbas edemezsiniz ki! Keşke böyle hatalar yapılmasa ve Türkiye artık normalleşerek hukuk devleti olduğunu ispat edebilse...

11 Nisan 2011, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.