Ekrem Dumanlı

e.dumanli@zaman.com.tr

GÜNDEM Yazarlar Ekrem Dumanlı-Uluslararası bir marka: Zaman

Uluslararası bir marka: Zaman

Dünya ne çabuk değişiyor, yenileniyor, başkalaşıyor. 80’li yıllarda, biri çıksa dese ki; “Azerbaycan’dan, Nahçıvan’dan, Gürcistan’dan, Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan, Moldova’dan, Moğolistan’dan, Rusya’dan, Tacikistan’dan, Ukrayna’dan, onlarca aydın akın akın Türkiye’ye gelecek, Avrasya’nın birikimleri paylaşılacak…” kim inanırdı böyle bir düşünceye? Tahayyül bile edilemezdi!

Birbirine zıt, hatta birbirine düşman ülke aydınlarının bir araya gelmesi o günkü şartlar itibarıyla muhal ender muhal bir durumdu. Çok değil, 15-20 yıl önceki siyasi şartlar böyle düşünmeye mecbur ediyordu bizi. Oysa bugün her şey çok değişti. Dünya küçüldü, insanlar birbirine yakınlaştı. Aydınların öncülük ettiği “ötekini anlama” çabası yeni zeminler buldu kendine…

Hafta sonu gerçekleştirilen DA (Diyalog Avrasya) toplantısının bende bıraktığı çağrışımlar bunlar. İlk defa katıldığım toplantının 7.si yapılıyordu. Avrasya coğrafyasından gelen yaklaşık 300 aydın, önceden tespit edilen üst başlıklar üzerine beyin fırtınası yaptı. Önyargılar, objektif habercilik, ajans haberciliği, medya üzerine somut öneriler gibi önemli konular vardı gündemde. Konuşmalarda büyük bir olgunluk ve zenginlik göze çarpıyordu. Bu kadar verimli bir çalışmaya zemin hazırladıkları için Diyalog Avrasya yetkililerini alkışlamak gerekiyor. Tebrikler…

Zaman’ın uluslararası marka değeri

DA’nın 7. Genel Kurul Toplantısı’nda dikkatimi çeken çok önemli bir nokta daha oldu: Toplantıya katılan medya yöneticileri ve aydınlar arasında Zaman’a duyulan güven ve saygı doruk noktadaydı. Habercilik alanında yaptığı atılımları, meslekî kurallara riayet konusundaki titizliğini herkes biliyor. Ayrıca, yayıncılık anlayışındaki dostluk ve sevgi bağını, defalarca test edilmiş gazetecilik ahlakı olarak görüyorlar. Ve herkes biliyor ki Zaman, gazetecilik anlayışını sansasyonel olaylar üzerine kurgulamıyor. Dolayısıyla, halklar ve devletler arasındaki ihtilafları körükleme yerine, sevgiyi, barışı, dostluğu öne çıkaracak kültürel yayıncılığa büyük önem veriyor. Övünmek için söylemiyorum; gerçek şu: 11 ülkede basılan, 35 ülkede dağıtılan tek Türk gazetesi Zaman. Dünyada bu özelliğe sahip başka bir gazete var mı bilmiyorum. Bunu bir kibir vesilesi yapacak değiliz; ancak Zaman’ın uluslararası platformdaki yerinin kamuoyu tarafından da bilinmesinde fayda olduğunu sanıyorum. Zira Zaman’ın uluslararası bir gazete olması, sadece Zaman Gazetesi’nin değil; Türkiye’mizin, medyamızın bir başarısıdır. Keşke Türk medyasından dünyayı kucaklayacak onlarca medya markası çıkabilseydi ve hepimiz bu sevinci paylaşsaydık. Pek çok ülkede haftalık yayın yapan Zaman’ın bazı sayfaları Türkçe neşrediliyor. Dil sevdamız dünyanın dört bir yanında çağladığı gibi, kültürlerarası köprüler kuruluyor. Çünkü Zaman’ın yayın felsefesinde kin ve nefreti körükleyecek bir yaklaşım bulunmuyor. Her ülkenin kendi gerçekliğine saygı duyularak yapılan gazetecilik, dünya barışı adına yeni bir referans inşa ediyor. O yüzden bir yandan Türkiye’mizin yurtdışındaki gururu oluyor Zaman; diğer yandan da misafir olduğu ülkelerde baş tacı ediliyor…

Azerbaycan Zaman örneği

DA’nın 7. Genel Kurulu için Antalya’ya gelen Azerbaycan Temsilcimiz Enes Cansever elinde kitap olacak bir dosyayla karşıladı bizi. Üzerinde “Zaman Müstakil Azerbaycan’ın Yaşıdı” yani “Azerbaycan’ın Bağımsızlığı ile Yaşıt Zaman” yazıyordu. Demek ki Zaman Gazetesi’nin Azerbaycan’da başlayan yayınları, Azerbaycan devletinin bağımsızlığını ilan ettiği tarihe kadar dayanıyordu. Bu ne güzel bir mutluluk! Kardeş ülkenin 15. yıl kutlamaları ile Zaman’ın 15. yıl kutlamaları aynı tarihi işaretliyor.

Bir nevi albüm şeklinde hazırlanan kitapta ilginç ayrıntılar var. Neşredilen fotoğraflara, yaşanan olaylara bakınca hiç kimsenin olmadığı bir dönemde Azerbaycan’da bulunan Zaman’ın o coğrafya için ne kadar önemli olduğunu hatırlıyorsunuz. Elçibey’le, Hasanov’la, Aliyev’le çekilen fotoğraflar, gazetenin neşriyatına başlaması maksadıyla yazılan resmî yazılar, insanı yıllar öncesine götürüyor. O günlere emeği geçen İlhan İşbilen, Naci Tosun, Halit Esendir gibi yöneticilerimizi orada görüyor, ayrı bir mutluluk duyuyoruz. Hocalı Katliamı’nı dünyaya duyuran gazetedir Zaman. Nahçıvan’daki savaş sonrası, yardım kampanyası açan; 270 araçlık erzak, elbise ve tıbbî yardım getiren gazetedir Zaman. Azerbaycan’da ilk renkli gazete basabilecek matbaayı kuran gazetedir Zaman. Tomurcuk adıyla ilk çocuk dergisini çıkaran gazetedir Zaman… O kadar çok “ilk” var ki!

Azerbaycan’da çıkan ilk Zaman’ın manşetinde Turgut Özal’ın mesajı var: Merhum, “İki halk aynı kaynaktan besleniyor” demiş. Çok doğru. Bakü Zaman bürosunda gazeteciliğe başlamış nice değerli insan bugün kardeş ülkenin en önemli mevkilerinde görev yapıyor. Demek ki, bir okul olmuş gazete. Umarım Azerbaycan’daki arkadaşlar 250 sayfalık bu kitabı Türkiye Türkçesine göre de hazırlar ve Türkiye’deki insanlar da bir markanın uluslararası başarısını okuma fırsatı bulur.

Avrupa ve Amerika baskılarımız

Zaman’ın ufuk turu Orta Asya ile sınırlı değil; Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan gibi ülkelerde yıllardır süren yayınlarımız devam ediyor. Romanya, Bulgaristan, Makedonya baskılarımız da bütün heyecanıyla sürüyor. Frankfurt’ta günlük basılan gazetemiz, posta aracılığı ile Almanya’da, Avusturya’da, Fransa’da, İngiltere’de ve daha pek çok Avrupa ülkesinde okurun eline ulaşıyor. Birkaç ay önce gazetemiz bir kampanya düzenledi ve Avrupa tirajını 45 bine çıkardı. Ortaya koyduğu modern gazetecilik anlayışıyla Zaman-Avrupa, sadece gurbetçilerimizin değil; Avrupa’daki kamuoyunun da takip ettiği bir gazete haline geliyor. Avrupa’da Zaman tarzında gazetelere ihtiyaç çok. Bir yandan kendimiz olmayı güçlendirecek yayınlar yapıyor Zaman; diğer yandan da Avrupa’da yaşayan insanımızın yaşadıkları ülke ile entegre olmasını sağlıyor. Zaman Hollanda bürosunun açılış törenine katılan Başbakan Balkenende de bu gerçeğin altını çizmişti. Başka türlü kültür şokundan çıkmanın ya da kimlik bunalımından kurtulmanın yolu görünmüyor. Amerika Zaman’ın başarılı atılımlarını müstakil bir yazıda nakletmiştim. Günlük yayınımız pek çok eyalete ulaşmakta. New York Times gibi büyük bir gazetenin dağıtımını yapan firmalar abonelerimize Zaman’ı günlük ulaştırmakta. İlerleyen günlerde daha etkin, daha tirajı yüksek bir Zaman ile karşılaşacağız Amerika’da…

Sözün özü; Zaman sadece Türkiye’de değil; dünyanın her yerinde takdir ediliyor, tebrik ediliyor. Hakperest yayınları, objektif haberleri, derinlikli yorumları, sevgi ve barışı destekleyen tutumuyla gerçek bir dünya markası olmak için yoğun bir çaba sarf ediyor. Zaman, temel yayın ilkeleri ve disiplinlerine riayet ederek Türkiye ile dünya arasında yeni bir kültürel köprü inşa ediyor…

Zaman’ın grafiğini gösteren iki önemli araştırma

Basın İzleyici Araştırma Kurulu (BİAK) Türkiye’deki en önemli medya araştırma kuruludur. Belli periyotlarla sokağa inen BİAK, çeşitli sorular yöneltiyor halka ve elde ettiği sonuçları gazete yönetimleri ve reklam verenlerle paylaşıyor. Reklam veren şirketler bu sonuçlara göre tercihler kullanıyor, gazete yöneticileri bu veriler ışığında hamleler yapıyor.

BİAK’ın 2 Mart-28 Şubat 2006’yı gösteren araştırmasından bazı sonuçları sizlerle paylaşmak istiyorum. Çok açık bir gerçek var araştırmalara göre: Zaman’ın erişim alanı istikrarlı bir yükseliş gösteriyor. 3 yıl önce 873 bin okura eriştiği tespit edilen Zaman, %58 oranında bir erişirlik artışı göstererek rekora koşuyor. 1,4 milyon okura eriştiği tespit edilen son araştırma sonucuna göre Zaman, erişim hızı en çok yükselen gazete durumuna geçmiştir.

Bayan okurlarımıza teşekkür şart oldu. Şu an Zaman, kadın okur kitlesine en çok ulaşan 4. gazete durumunda ve sürekli tırmanış halinde profil gözleniyor. Gençlere de kocaman bir alkış. 15-17 yaş grubunda en fazla okuru olan 2. gazete Zaman. Demek istikbali açık bir okur kitlesi ile karşı karşıyayız. 25-34 yaş grubundaki erişimin düzenli bir artış göstermesi ayrıca mutlu ediyor bizi. Üniversite ve üzeri eğitim grubundaki erişim bir önceki döneme göre %25 artış gösteriyor. Bu artış lise eğitimli grupta %46 olarak dikkat çekiyor.

İkinci bir araştırmadan bahsetmekte fayda var: AC Nielsen firması, yıllardır sokağa iniyor ve rastgele seçtiği insanlara ilk hatırladığı markaları soruyor. Çalışmalarda pek çok sektörü ve o sektörün akla gelen ilk firmalarını görmek mümkün. Ali Danış’ın Türkiye genel müdürlüğünü yaptığı AC Nielsen firması bu konularda etkin ve yetkin bir yere sahip.

Gazete markaları denince akla ilk gelen; ezberlenmiş, klişeleşmiş isimler. O yüzden başka bir gazete de okusa sokaktaki insan ezberden benzer şeyleri söyleyebiliyor. Bu duruma rağmen yapılan AC Nielsen araştırması gösteriyor ki “aklınıza ilk gelen gazete ismi” dendiğinde yapılan sıralamada Zaman birer birer çıkıyor basamakları. 2005 verilerine göre ilk hatırlanan gazete markasında 4. sıraya yükseldi Zaman; üstelik yılların gazetelerini geride bırakarak… Şu anki geldiği nokta elbette bizim için yeterli değil; ancak yükseliş grafiğinin sürekli zirveleri işaretlemesi, yabana atılır bir gelişme de değil. Her fırsatta önyargısını dillendiren, her mahfilde Zaman’ın aleyhinde bulunarak onun yayın hamlelerini görmezden gelenlere sokaktaki vatandaş önemli bir mesaj veriyor. Gönül ister ki ma’şeri vicdanın sahip çıktığı bu gazeteyi ve bu gazetenin doldurduğu büyük boşluğu bu mesleğin erbabı da görebilsin. Ve anlasın ki, Zaman’ın rekabet anlayışında bir başka gazeteyi zor durumda bırakmak, yükselmek amacıyla başkasının omuzlarına basmak, kendini aklamak için başkasını karalamak gibi metotlar yoktur. Zaman, yeni okur kitleleri oluşturarak ve Türkiye’deki her ferdi bağrına basarak yoluna devam ediyor.

Gücünü, hakperest yayıncılıktan ve hakşinas okurundan alıyor…

10 Nisan 2006, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.