Fikret Ertan

f.ertan@zaman.com.tr

DÜNYA Yazarlar Fikret Ertan

Hürmüz Boğazı ve önemi...

Nükleer programı sebebiyle ne zaman İran'a yapılacak saldırılar gündeme gelse İran, buna saldırıların karşılığının misliyle verileceğini ve Hürmüz Boğazı'nı kapatıp kontrolü ele geçireceğini ilan ederek cevap verir. İran bununla da kalmaz, Hürmüz civarında çok büyük ve kapsamlı deniz tatbikatları yapar. Bunları Büyük Peygamber tatbikatları olarak takdim eder.

Muhtemel saldırıların bugünlerde yeniden ve kuvvetli bir tarzda gündeme gelmesi sebebiyle İranlı yetkililer Hürmüz'de önemli tatbikatların işaretini veriyorlar. Nitekim, birkaç gün önce İran Meclis Milli Güvenlik Komitesi üyesi Perviz Sururi çok yakında Hürmüz'de tatbikatlar yapacaklarını, kendilerine saldırılması halinde dünyayı güvensiz hale getireceklerini açıklamış bulunuyor.

Bu ve başka açıklamaların ışığında anlaşılan yakında Hürmüz ve civarında İran donanmasının büyük bir gövde gösterisini göreceğiz. Esasen İran muhtemel saldırılar karşısında Hürmüz Boğazı'na müdahale edip burasını kontrol ve güvenlik altına almaya kararlı olduğunu yıllardır Amerika'ya ve bütün dünyaya göstermeye çalışıyor.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nda kontrolü ele geçirmesi konusu büyük tehlikeler arz eden ve bütün dünyayı etkileyebilecek, çok acı ve pahalı sonuçlara yol açabilecek bir konu şüphesiz. Bunun sebebi malum: Boğaz, İran ve Basra Körfezi'nden dünyaya sevk edilen ham petrolün aktığı en önemli ana damarlardan birisi.

Güneydoğusunda Umman Körfezi, güneybatısında Basra Körfezi, kuzey kıyılarında İran ve güney kıyılarında Birleşik Arap Emirlikleri'nin yer aldığı Hürmüz Boğazı çok dar bir boğaz. En dar yerinde genişliği 34 kilometre kadar. Tankerlerin ve diğer gemilerin gelip geçtiği deniz trafik koridoru sadece 9 kilometre genişliğe sahip. Bunun 3 kilometresi gelişler, 3 kilometresi gidişler ve bunların arasında kalan 3 kilometre de bir tür tampon bölge. Boğaz, petrol ihraç eden Körfez ülkeleri ve İran'ın okyanuslara açıldığı tek çıkış noktası. Bölgeden çıkarılan petrolün yüzde 90'ı bu boğazdan geçerek dünya piyasalarına ulaşıyor.

Rakamlarla söylersek günde 17-20 milyon varile yakın ham petrol bu dar boğazdan geçiyor. Bu miktar da dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 40'ına tekabül ediyor. Şüphesiz bu muazzam bir miktar sayılır. Bu yüzden de Hürmüz, global ana petrol damarlarından birisi.

Hürmüz'de tanker trafiğinin engellenmesi ya da durması halinde sadece bir alternatif var: Trans-Arap petrol boru hattı. Yaklaşık 2000 kilometre uzunluğundaki bu hat Suudi Arabistan'dan geçip Kızıldeniz'de son buluyor. Ancak bu hattan sevkiyatın zaman alacağı ve hattan da 17 milyon varilin sadece 3 milyonunun sevk edilmesinin mümkün olabileceği bugünden söyleniyor.

Diğer yandan, ham petrol için az da olsa bu alternatif varken bölgeden dünyaya sevk edilen LPG denen sıvılaştırılmış doğalgaz için hiç alternatif yok. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin global LPG'nin yüzde 18'ine tekabül eden LPG sevkiyatının başka yerden yapılması şansı bulunmuyor.

Hürmüz Boğazı global ekonomi bakımından işte böylesine önemli bir boğaz. Kapanması ya da trafiğin engellenmesi halinde dünya petrol piyasalarının ne hale geleceğini, durgunluktan çıkmaya çalışan global ekonominin ne olacağını varın siz hesap edin. Petrol 250 dolar mı, daha fazla mı olur, doğalgaz fiyatları nerelere tırmanır, global büyüme trendleri ne kadar düşer... düşünmesi bile çok korkutucu.

İran bütün bunları çok iyi biliyor ve 'Hürmüz Kartı'nı Amerika'yı ve İsrail'i saldırılardan caydırmak için zaman zaman masaya sürüyor. Yakında başlayacak olan tatbikatta da bu kartı bir kere daha göstermiş olacak.

Diğer yandan, Amerika İran'ın Hürmüz ile ilgili tehditlerini İran'ın asla geçmemesi gereken kendi kırmızı çizgisi olduğunu söyleyip duruyor. Nitekim bu hususu 12 Aralık'ta Savunma Bakanı Panetta bir kere daha belirtmiş bulunuyor. Bunun da ötesinde Amerika, Hürmüz'e müdahaleyi savaş sebebi sayacağını da yıllardır tekrarlıyor.

Bugün İran donanması ve Amerikan donanması ile müttefiklerin donanmalarının birbirlerini izledikleri, her an bir olayın ya da çatışmanın söz konusu olduğu Hürmüz Boğazı işte bu kadar önemli. O kadar ki Boğaz'ın durumu neredeyse bütün dünyayı çok ciddi ve hayati bir şekilde ilgilendiriyor.

Basra Körfezi'nin okyanuslara açılan kapısı Hürmüz Boğazı ve önemini bugün bir kere daha hatırlatalım dedik.

15 Aralık 2011, Perşembe
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.