İhale aşamasına gelen Kanal İstanbul’un ÇED başvurusu yapılmamış

İhale aşamasına gelen Kanal İstanbul’un ÇED başvurusu yapılmamış
HABERLER GÜNDEM
13 Mart 2013, Çarşamba

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Nisan 2011’de kamuoyu ile paylaştığı Kanal İstanbul projesinde ihale aşamasına gelindi. Erdoğan, projenin 2013 yılının ilk çeyreğinde ihale edileceğini açıklamıştı.

Konuyla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkiliden alınan bilgilere göre ihale aşamasına gelen projenin ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi’ raporuna ilişkin bir başvuru yapılmadığı ortaya çıktı. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu”nun 5. maddesinin son fıkrasında; “İlgili mevzuatı gereğince Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gerekli olan işlerde ihaleye çıkılabilmesi için ÇED olumlu belgesinin alınmış olması zorunludur.” ifadeleri yer alıyor. Uzmanlar da, sadece Türkiye’yi değil dünya coğrafyasını etkileyecek Kanal İstanbul projesi için mutlaka çevre raporu hazırlanması gerektiğini belirtiyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yeşil, “Böyle büyük bir projenin ÇED hazırlanmadan hayata geçmesi düşünülemez.” diyor.

    İki yıl önce kamuoyuna açıklanan ve İstanbul Boğazı’na alternatif bir boğaz açılmasını öngören Kanal İstanbul projesinde ihale sürecine gelindi. Söz konusu ihalenin yapılacağı tarih ise net değil. Açıklamalara göre yılın ilk çeyreğinde ihalenin yapılması gerekiyor. Fakat, ihalenin yapılabilmesi için Kamu İhale Kanunu’na göre projenin ÇED dosyasının hazırlanarak ilgili bakanlığa sunulması gerekiyor. Yaklaşık 20 farklı kurumun temsilcilerinden oluşan ÇED komisyonunun, projeyle ilgili olumlu ya da gerek değildir kararını açıklaması gerekiyor. Konuyla ilgili Çevre ve Şehircilik  Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili bugüne kadar projeyle ilgili bakanlığa herhangi bir ÇED başvurusunun yapılmadığını söyledi. Projenin ÇED’e tabi olduğunu vurgulayan yetkili şöyle konuştu: “Projenin ihale edilebilmesi için mutlaka çevre raporu hazırlanması gerekiyor. Aksi takdirde yapılacak bir ihale kadük kalır. Yani Kamu İhale Kanunu’na aykırı bir ihale olacağı için iptali söz konusu olabilir. Üçüncü köprü 1993’ten önce yatırım planına alındığı için ÇED sürecinden muaf tutuldu. Ama Kanal İstanbul için böyle bir şey söz konusu değil. Bugüne kadar da herhangi bir başvuru gelmedi.”

    Türkiye’yi hatta komşu ülkeleri etkileyecek olan Kanal İstanbul projesinin mutlaka ÇED raporunun hazırlanması gerektiğine dikkat çeken İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yeşil ise şunları kaydetti: “Bir yerde büyük bir proje yapılırken bu projenin çevresel etkilerine ilişkin mutlaka bir çalışma yapılıyordur diye düşüyorum. Orada açılacak kanalla yeni bir ekosistem oluşacak. O ekosistemin getireceği olumlu etkiler olabileceği gibi olumsuz etkileri de olabilir. Hani bir yerde bir baraj yapıyorsunuz. Orda su toplanıyor sulama yapacaksınız veya elektrik üreteceksiniz. Ama oradaki biriken su oradaki bitki ve hayvan türlerini olumsuz etkileyebilir. Yani bu tür projelerin artı ve eksi yönlerinin irdeleniyor olması lazım.”

    Kanal İstanbul projesiyle ilgili CHP İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan tarafından da şubat ayında Meclis’te yazılı soru önergesi verilmiş. On bir sorudan oluşan önergede projenin, ÇED raporunun olup olmadığı, balık türlerine etkisi, Karadeniz’in tuzluluk oranını nasıl etkileyeceği, projenin etki alanındaki ülkelerden görüş alınıp alınmadığı ve çevreye olası olumsuz etkileri gibi birçok konuda sorular yer alıyor. Önergeye henüz cevap gelmediğini söyleyen milletvekili Eyidoğan, Kanal İstanbul projesinin çok yönlü bir şekilde incelenmesi ve mutlaka ÇED sürecinden geçmesi gerektiğini kaydetti.

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) nedir?

ÇED, 7 Şubat 1993 tarihinden bu yana Türkiye’de uygulanıyor. 17 Temmuz 2008’de yürürlüğe giren son ÇED yönetmeliğine göre, ülke çapında yapılması planlanan tesisler için ÇED raporu hazırlanması gerekiyor. ÇED sürecinde ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmaksızın, çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında korumak, planlanan bir faaliyetin yol açabileceği bütün olumsuz çevresel etkilerin önceden tespit edilip, gerekli tedbirlerin alınması amaçlanıyor. Yatırımcının faaliyete başlayabilmesi için söz konusu yönetmeliğe göre “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınması gerekiyor. Bu kararlar alınmadıkça projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemiyor, proje için yatırıma başlanamıyor ve ihale edilemiyor. ÇED sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da faaliyete geçenlere yapılan proje bedelinin yüzde ikisi oranında idarî para cezası veriliyor.

Manş Tüneli'nde 18 etki analizi yapılmış

Türkiye’de Kanal İstanbul projesinin henüz ÇED başvuru yapılmadı. Dünyada bu tür büyük projelerin ÇED sürecine bakıldığında hem büyüklük hem de birden fazla ülkeyi ilgilendirmesi sebebiyle Manş Tüneli’nin yapımı akla geliyor. Tünelin yapılacağı dönemde ÇED raporu çok önemli bir rol oynamıştı Hatta Avrupa Komisyonu, çevre raporlarında projenin vatandaşlar üzerinde direkt, ikincil veya kümülatif, kısa, orta ve uzun vadeli, kalıcı veya geçici, pozitif veya negatif sonuçlarının değerlendirilmesini istemiş. Bağımsız çevre uzmanları tarafından yapılan 46 tavsiyenin 42’si Manş Tüneli’nin kurucu anlaşmasına girmişti. Bunların arasında topoğrafya, yeraltı suları, hidrojeoloji, toprak kalitesi ve tarım, karasal ekoloji, kıyısal hidrografi, deniz ekosistemi ve balıkçılık, arkeoloji, mimari miras, yerleşim, elektrik altyapısı ve telekomünikasyon, su ve gaz altyapısı, enerji tüketimi, dizayn ilkeleri ve görsel etki, ulaşım ağı, gürültü ve titreşim emisyon ve kalıntıları, hava, su ve atık emisyon ve kalıntıları başlıklarından oluşan 18 ayrı etki analizi yapılmıştı.

 

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber