Işın tedavisi görenler hastanelere alınmayınca pansiyonlarda kalıyor

HABERLER GÜNDEM
30 Ağustos 2005, Salı

Hastaneler, radyoterapi (ışın tedavisi) gören kanser hastalarını yataklı kabul etmiyor. Sistem, diğer birçok ülkede de aynı şekilde işliyor.

Gelişmiş Avrupa ülkeleri ve ABD’de ise durum çok farklı. Bu ülkeler, ekonomik olarak yetersiz hastaları ya hasta evlerinde barındırıyor ya da sigortalar konaklama ücreti ödüyor. Sadece Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde il dışından gelen hastalar ve refakatçileri mağdur oluyor. Çevre illerden gelen hastaların bazıları hastane bahçesinde, bazıları yakınlarının yanında, yakını olmayanlar ise çevredeki korsan pansiyonlarda kalıyor. Korsan pansiyoncular, bir evin koridor dahil bütün odalarını günlüğü 7,50 YTL’ye kiralıyor. Onkoloji uzmanları hastanelerin radyoterapi uygulanan hastalara yataklı hizmet vermemesini doğru buluyor. Uzmanlar problemin hastane yönetimlerinden değil, sistemden kaynaklandığının altını çiziyor.

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu verilerine göre şu anda dünyada kanser hastası sayısı 20 milyon civarında ve her yıl bunların 10 milyonu hayatını kaybediyor. 2020 yılında ise kanserli sayısının 16 milyonu bulacağı tahmin ediliyor. Türkiye’de her yıl kansere yakalananların sayısı 150 bin. Maddi durumları kötü olmasına rağmen İzmir’e sevk edilen yeşil kartlı hastalar Adem Eser, Mustafa Taş ve Halil Güder, Yeşilyurt semtinde hastaneye yakın korsan bir pansiyonda kalıyor. Taş, İzmir’in Kiraz ilçesinden; Güder, Çanakkale’den gelmiş. Işın tedavisi görmek üzere Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen bu hastalar sağlıksız, rutubetli ve köhne bir evde tedavilerinin tamamlanmasını bekliyor. Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Örencik köyünden gelen 29 yaşındaki Eser, ameliyat olduğu beyin tümöründen kurtulmak için ışın tedavisi görüyor. Refakatçilik yapan ağabeyi Mehmet Eser, “Hastanenin başhekim yardımcısına, ‘Adem hastanede yatsın, günlük 20 YTL vereyim.’ dedim ama kabul ettiremedim. Adem’in devamlı gözetim altında tutulması lazım. Geceleri fenalaşınca acil servise götürüyoruz. Biz de bir pansiyonda kalıyoruz.” diyor. Eser, paraları kalmadığından iki gündür yemek yiyemediklerini belirtiyor.

Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Galip Akhan da hastanelerine sevk edilen yeşil kartlı hastalardan yeri olmayanların hastane bahçesinde kaldığını ve hava şartları elverdiği müddetçe buna müsaade ettiklerini kaydediyor. Akhan, bu hastaların konaklama sıkıntısının giderilmesi için vakıf ve derneklerden yardım beklediklerini söylüyor.

Avrupa, sorunu ‘hasta evleri’yle çözdü

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Başkanı, Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi Müdür ve Başhekimi M. Tezer Kutluk, sadece Türkiye’nin değil, birçok ülkenin de bu problemle boğuştuğunu söylüyor. Hastanelerin otel hizmeti veremeyeceğinin altını çizen Kutluk, Avrupa ülkeleri ve ABD’nin bu meseleyi ‘mutluluk evi’ ve ‘hasta evi’ ile çözdüğünü belirtiyor. Avrupa ülkelerinde ekonomik sıkıntısı olan hastalara sigortalar tarafından mütevazı bir otelde konaklama ücreti verildiğini vurgulayan Kutluk, “Bunun sosyal dayanışmayla çözülmesi gerekir. Biz 12 odalı bir hasta evi yapıyoruz. Büyük illerde de yapılması gerekir.” diyor. Kutluk, ABD Kanser Cemiyeti’nin bu tür hastalar için düşük fiyatlı otellerle anlaşma yaptığını anlatıyor.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir