Tarihçi yazar Bahadıroğlu, gerçek Kanuni'yi anlattı

HABERLER GÜNDEM
16 Ocak 2013, Çarşamba  12:08

Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu, büyük eleştiri toplayan bir dizide yer alan Kanuni Sultan Süleyman dönemi ile asıl gerçek Kanuni döneminin farklı olduğunu belirterek, 'Enderun' sistemini örnek verdi. Bu sistemin devlet adamı yetiştirmek üzere kurulan eğitim sistemi olduğunu hatırlatan Bahadıroğlu, göreve getirilecek kişinin geçmişine değil, liyakatine bakıldığını aktararak, buna saraya odun kesme görevlisi olarak giren Baltacı Mehmet Paşa´nın sadrazamlığa yükselmesini örnek olarak gösterdi.

Bolu'nun Gerede Belediyesi ve Gerede Kent Konseyi işbirliğinde Araştırmacı-Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu´nun anlatımıyla 'Kanuni Sultan Süleyman ve Muhteşem Yüzyıl Gerçekleri' konulu konferans Gerede Avni Akyol Öğretmenevi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Konferansa Gerede Belediye Başkanı Ömer Baygın, Cumhuriyet Savcısı Uğur Ay, Gerede Meslek Yüksekokulu Müdürü Nurettin Akçakale, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Allar, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kemal Atay, Gerede Kent Konseyi Başkanı Yücel Yılmaz, il genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri, daire amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Yavuz Bahadıroğlu, Osmanlı´nın bir sistemler manzumesi olduğunu ifade ederek, "Osmanlı, çok iyi bir eğitim sistemine sahipti. Çok iyi bir sistem kurmuştur. Bundan sadece bizlerin öğrenecekleri yok, Amerika´nın da Avrupa´nın da bundan öğreneceği çok şey var. Kanuni döneminde ilkokullar köylere kadar yaygındı. Kanuni sonrasında İstanbul´da 2 bin civarında okul vardı. O zamanki İstanbul´un nüfusunun 200 bin civarında olduğunu unutmayalım." bilgisini verdi.

Osmanlı´da 'Enderun' sistemini anlatan Bahadıroğlu, bu sistemin devlet adamı yetiştirmek üzere kurulan eğitim sistemi olduğunu hatırlattı. Bahadıroğlu, göreve getirilecek kişinin geçmişine değil, liyakatine bakıldığını aktararak, buna saraya odun kesme görevlisi olarak giren Baltacı Mehmet Paşa´nın sadrazamlığa yükselmesini örnek olarak gösterdi.

İnanç, ibadet, kıyafet, seyahat ve ticaret özgürlüğünün, özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde zirve yaptığını, Hristiyanlara ve Musevilere sayısız haklar verildiğini anlatan Bahadıroğlu, "Hoşgörü sahibiyken, Avrupa´dan hor görüyü öğrendik." ifadesini kullandı.

"Elimizde olan zamanı çocuklarımıza, ailemize, milletimize daha faydalı bir şekilde geçiremez miyiz?" diye soran Bahadıroğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Olmayan hayatları seyretmek yerine iki saat ayırarak ailede sohbeti, muhabbeti yeniden inşa edemez miyiz? Osmanlılar çocukları sohbetle yetiştirirlerdi, emrederek değil. Bizim çocuklarımız Fuzuli´den Kanuni´den bir iki beyit bilmeli, İstiklal Marşını bilmeli."

HAREM YOL GEÇEN HANI DEĞİLDİ

Yavuz Bahadıroğlu, haremin "yasak bölge" anlamına geldiğini aktararak, "Haremi gezenler bilir, zaten loş bir mekandır. Pencereleri küçüktür. Az güneş gördüğünden harem halkının benzi biraz sarı olurdu. Çok keyifli bir yer değildi. Fatih Kanunnamesi´ne göre, Osmanlı padişahları haftada sadece 2 gece hareme gidebiliyorlardı. Devlet adamına eğitimli eş lazım. Bunu da harem halleder. Hareme, erkek giremez. Filmde gördüğünüz gibi yol geçen hanı değildir." değerlendirmesinde bulundu.

"Muhteşem Yüzyıl" dizisine yönelik eleştirilerine devam eden Bahadıroğlu, şunları kaydetti: "Hürrem Sultan çok zeki bir kadındı, Kanuni´yi etkilerdi. Ancak unutmayalım ki, her kadın kocasını etkiler. Devlet sınırının başladığı yerde ise kadının sözü biter. Öyle filmdeki gibi elinde zehirle gezmezdi. Filmdeki gibi dolaşsaydı haremde, 2 ayda zatürreden ölürdü."

(CİHAN)

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir