Tuncay Güney'in cip davasının Ergenekon'la birleştirilmesi gündemde

HABERLER GÜNDEM
14 Aralık 2008, Pazar

Tuncay Güney'in 2001 yılında başlayan sahtecilik davasının, Ergenekon dosyasıyla birleştirilmesi gündemde. 7 yıldır devam eden yargılamada ismi geçen bazı kişilerin emekli Tuğgeneral Veli Küçük'le bağlantılı olduğu iddia ediliyor.

Tuncay Güney'in Veli Küçük'ten aldığı cipi sahte evrak düzenleyerek Timur Büyükölmez'e satmasıyla başlayan soruşturma, Ergenekon terör örgütünün gün yüzüne çıkmasını sağlamıştı. Nakit paraya ihtiyaç duyan Güney, kendisi ve Küçük adına cipi satamayınca sahte evrak düzenlemişti. Daha sonra cipin, yurtdışındaki üst düzey bir generale ait olduğu ve Veli Küçük'e hediye edildiği öğrenildi.

8 Şubat 2001 tarihinde Büyükölmez'in şikâyeti üzerine Tuncay Güney gözaltına alındı. Güney'in Tarlabaşı'ndaki ofisinde yapılan aramada çuvallar dolusu gizli askerî belge ve evrak ele geçirildi. Güney'in anlatımları üzerine Ümit Oğuztan, Adem Taşdemir, Gökhan Kasap, eski Emniyet Müdürü Ümit Bağbek, Süleyman Gürleyen, Teğmen Murat Oğuz, Mehmet Cemal Sinkıl, Turgut Büyükdağ, Mehmet Çelik ve Murat Akgün hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, dolandırıcılık ve sahtecilik' suçlarından dava açıldı. Oğuztan'ın dışındaki zanlılara Tuncay Güney ve Veli Küçük'le nasıl bir ilişki içinde oldukları yeteri kadar sorulmadı. Güney ifade vermediği için ileri bir tarihe ertelenen cip davasının savcısı Ziya Hurşit Karayurt, Ergenekon iddianamesini incelemeyi talep etmişti. Davanın hâkimi de Ergenekon savcılarının iki dosyayı birlikte ele alması gerektiğini dile getirmişti. Sahtecilik davasının, Ergenekon soruşturmasına dahil edilip edilmeyeceği merak konusu.

Güvenlik güçlerinin yaptığı araştırmada, işadamı Süleyman Gürleyen ve eski Emniyet Müdürü Ümit Bağbek'in; Veli Küçük, Strateji Dergisi'nin sahibi işadamı Turgut Büyükdağ, Sedat Peker ve Güney'le yakından tanıştığı belirlendi. 1,5 ay önce Büyükdağ'ın ifadesine başvurulması üzerine ortaya çıkan ilişkiler yumağı, 28 Şubat sürecine dayanıyor. "28 Şubat'ta Ergenekoncular beni tepe tepe kullandı." diyen Büyükdağ, Emniyet'teki ifadesinde şunları anlattı: "Gürleyen beni Ümit Bağbek ile 1993 yılında tanıştırdı. İkisi de Veli Küçük ile yakından tanışıyorlardı. Hatta 1998'de bir işadamı ile olan anlaşmazlığımda, Sedat Peker'in adamları ile benim aramda aracılık yapan da Bağbek oldu. Daha sonra Bağbek benim bir fabrikamın güvenlik işini almak için aradı. Fakat o güvenlik şirketinin sahibinin Veli Küçük olduğunu öğrendiğimde kabul etmedim." Operasyonlarda ele geçirilen Küçük'ün not defterinde de şöyle bir ibare yer alıyordu: "Ü. Bağbek gelecek, dosya getirecek."

Geçmişte hakkında işkence nedeniyle soruşturma başlatılan Bağbek'in, PKK'ya maddi destek sağladığı ileri sürülen uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Baybaşin'le yakınlığı da dikkat çekiyor. Baybaşin, 1995'te bir televizyon programında, eski Askeri Yargıtay Başkanı İlhan Şenel'le yakın arkadaş olduğunu, Şenel aracılığıyla da Bağbek'le irtibat kurduğunu anlatmıştı. Güney'in davasında yer alan Süleyman Gürleyen hakkında ise Ergenekon davasının ek delil klasörlerinde ilginç bir bilgi göze çarpıyor. Matild Manukyan'ın Tarlabaşı'ndaki evinin, 2000 yılında karargah olarak kullanılmak üzere Küçük ve Güney'e verildiği kaydediliyor. Söz konusu evin, 28 bin dolara Gürleyen tarafından restore ettirildiği belirtiliyor.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.