|
Türkiye’nin enerji darboğazına girebileceği, enerji üretimine büyük paralar harcamak zorunda kaldığı ve dışa dönük enerji bağımlılığına dönük haberler gündemden düşmüyor. Diğer yandan bu bağlamda gündeme gelen ve dünyanın birçok ülkesinde sorunsuz bir şekilde kullanılmaya devam eden nükleer enerji seçeneğine ise ‘lanetli’ muamelesi yapılıyor, kuvvetli itirazlar yükseliyor. ‘Zaman’ olarak, nükleer enerji nedir, sorusundan hareketle, bu ‘sınırsız’ enerji kaynağı etrafında dönen tartışmaları, konunun uzmanları ile masaya yatırdık. Purdue Üniversitesi Nükleer Enerji Bölüm Başkanı Prof. Lefteri H. Tsoukalas, MIT (Massachusetts Institute of Technology) Nükleer Bilimler Departmanı’ndan Prof. Richard K. Lester ve Prof. Andrew Kadak ve Amerika’da bir dizi nükleer santral işleten Energy Nuclear Northeast’in sözcüsü Jim Steets sorularımızı yanıtladı. Amerikan Federal Nükleer Denetleme Komisyonu Sözcüsü Diane Screnci ise nükleer enerjinin nasıl elde edildiğini anlattı.
Nükleer enerjinin avantajları ve dezavantajları nedir?
Tsoukalas: Öncelikle çok temiz. Çevreye zararlı gaz salgılamaz. Bir nükleer santralı kısaca ‘devasa bir pil’ şeklinde tanımlayabiliriz. Fosil yakıtları ile çalışan bir santral ise sözgelimi 1000 MW’lik bir santral yılda 3 milyon ton kömür yakar ve bunun atmosfere salgıladığı karbondioksit 400 yıl orda kalır! Sonuçta Amerika’da ya da Çin’de salgılanan karbondioksit, atmosferde birikerek, üretilen enerjiden hiçbir kazanımları olmayan diğer ülkelerin de başına bela olan küresel ısınmayı hızlandırıyor. Nükleer santrallarda ise hiçbir zararlı madde salgılanmaz. Enerji üretimi sonucu ortaya çıkan nükleer atık ise birtakım işlemlerden geçirilerek tekrar nükleer yakıt olarak kullanılabilir. Bu açıdan nükleer güç, sürekli yenilenen bir enerji çeşididir. Ayrıca nükleer enerji, kendi başına hiçbir işe yaramayan uranyumdan üretilir ve bol miktarda bulunur. Uranyumla ya enerji üretirsiniz ya da atom silahı yaparsınız. Petrol ve gaz içerisinde ise 100 bine yakın kimyasal madde var ve bunlar yakılınca atmosfere salınır. Kaldı ki sınırlı kaynaklardır. Basit bir örnek vereyim. Nükleer enerjinin diğer enerji türlerine göre 200 milyon birim fazlası vardır! Hadi birtakım güvenlik ve kontrol kalemlerinden dolayı bunu yarıya indirelim ve 100 milyon olsun. Bu bile, nükleer enerjiyi, rakipsiz kılıyor. Dezavantajı ise, gelişmiş teknolojiye, sıkı kurumsal düzenlemelere ve yüksek bir başlangıç maliyetine ihtiyaç duyması. Şu an dünya üzerinde yılda sadece bir nükleer santral yapma ortalamasına sahibiz, ki bu rakam çok az. Diğer yandan nükleer silah meselesi var. Bu endişe de nükleer enerjinin yaygınlaşmasını baltalıyor.
Lester: Nükleer reaktör bir kez yapıldı mı, işletilmesi ucuz oluyor. Aynı zamanda şu an dünya enerji ihtiyacının yüzde 80’ini karşılayan fosil yakıtlarına kıyasla, çevreyi kirletmiyor, asit salmıyor ve karbondioksit de salgılamıyor. Özetle küresel ısınmaya bir etkisi yok. Dezavantajı ise yapım maliyeti, nükleer atıkların saklanmasının zorluğu ve tabii ki sivil nükleer teknolojinin silah yapımı için kullanılma ihtimali.
Steets: Öncelikle nükleer santrallarda kömür, petrol ve gaz kullanılmaz. Bu da havayı kirletmez, toksik gaz salgılamadığı için de küresel ısınmaya etkisi sıfırdır. Diğer bir avantajı da, en azından Amerika için, fiyat istikrarıdır. Nükleer enerji, kömür ya da petrol arz talebinden kaynaklanan dalgalanmalara tabi olmadığından, burdan elde edilen enerjinin fiyat istikrarı vardır. Nükleer atıklardan kaynaklanan nükleer yan ürünlerin depolanması dikkatli olunmadığı takdirde tehlikeli olabilir, ama bunu yapmak için kullanılan teknoloji gayet iyi ve sıkı denetim altında. En büyük dezavantaj ise bu teknolojiden habersiz kamuoyunun yanlış yönlendirilmesiyle ortaya çıkan muhalefet ve bunu abartan politik çevreler.
Kadak: Temiz ve güvenli. Amerika, Batı Avrupa, Japonya, Çin ve Güney Kore’deki nükleer enerji santrallarının güvenli olduğunu gösteriyor. Eski Sovyet topraklarında eski Sovyet teknolojisi ile üretilmiş santrallar ise o kadar güvenli değil. Santral yapmanın maliyeti ise başta bir dezavantaj olarak görünüyor, petrol maliyetleri, nükleer enerjiyi, elektrik fiyatları açısından daha ekonomik kılıyor. Nükleer atıkların depolanması ve nükleer enerjinin sürekli olarak nükleer silahları çağrıştırması da diğer dezavantajlar. Ama atıkların depolanması konusunda Amerika, İsveç ve Finlandiya’nın yeni teknolojiler geliştirdiğini biliyoruz.
Çernobil faciasını saymaz isek, nükleer enerji santrallarından uzak durmak için yeterli sebep var mı?
|