|
Liderinizden daha fazla popüler oldunuz. Hiçbir başarı cezasız kalmaz. Başınıza neler gelebilir?
(Gülüyor) Benim başıma hiçbir şey gelmez. Çünkü, yüzde 70’lere varan oyla seçilmek, son derece önemli. Ama bu başarı benden çok partinin başarısı.
”Beni var eden parti” derseniz buna kimse inanmaz.
CHP’nin gençlik kolu başkanıydım, ilçe başkanıydım, il yönetiminde görev aldım. CHP’nin milletvekiliydim. Ben CHP’nin 73–80 dönemi bize öğrettikleri modeli uyguluyorum. Yani din, dil, ırk, kültür, meslek farkı yok.
Bu farkları parti niye gözetiyor?
Gözetenler kaybediyor zaten. Partimizin ana ilkelerinde bu yok. Uygulamada, kim yapıyorsa hemen bu yanlıştan dönmesi lazım. Şişli’de uyguladığımız, sosyal demokrat modeli, her belediye başkanı uygulasın, seçim kaybetmemiz mümkün değil. Çünkü bu modelde, yurttaşlarımızın kalbinde, sevgi üzerine dünyalar kurmak var. Bireysel çıkar yok, toplumsal çıkar var. CHP’li belediyelerde, adamı olanın değil, hak edenin işinin yapılması lazım.
Liderlik açısından, sizde olup Baykal’da olmayan bir şey söyleyin bana.
Benim genel başkanımızla mukayese durumuna girmem şu ortamda çok doğru bir şey olmaz.
Erken öten horozun başını kestikleri için mi?
Yok, öyle değil ama bu bir kültürdür. Ben hayatım boyunca ihanetçi olmadım. Güreşeceksem, yiğitçe ve mertçe bunu yaparım. Çünkü, ben deli dolu bir Anadolu çocuğuyum. Göğsümü gere gere, ayağımı vura vura geliyorum.
Hop, nereye geliyorsunuz?
Şişli’ye geliyorum. (Gülüyor)
Şişli’ye çok oldu geleli. CHP Genel Başkanlığı için ısınma hareketleri mi yapıyorsunuz?
CHP’nin genel başkanı olmak benim yapacağım bir çalışma değil.
Sizden parti lideri olmaz diye mi?
Hayır, hayır. Halkın sevgisi kimde şekilleniyorsa orada olur bu iş. Benim iki gücüm var. Önce Hakk’a inanıyorum, halkımıza da sonuna kadar güveniyorum.
Ya bunlar çok bayat söylemler. Uzun vadede planınız, CHP’nin başına geçmek değil mi?
Uzun vadede nereye geleceğime yurttaşlarımızın takdir duygusu karar verecek. Türkiye’nin dertlerini biliyorum, çareyi buldum, geliyorum. Şişli’ye hizmet ettiğim zaman, zaten Türkiye’ye hizmet etmiş oluyorum. Şişli, Türkiye’nin mozaiği.
Karizmanız, Şişli belediye başkanlığı için yeterli. Gördük ama...
Görmediniz hanımefendi! Sizi buraya getiren güç, Şişlili yurttaşlarımızın bana verdiği yüzde 70 oy oranıdır. Sıradan ve sürüden birisi olsaydım, bugün beni buraya davet etmezdiniz. Ettiniz çünkü baktınız ki, gözlerimin içinde bir parıltı var. Bu çocuk, lafını kimseden esirgemiyor. 30 yıldır da siyasetin içinde. Ben milletvekiliydim. O günlerde siz de Ankara’daydınız. Niye beni çağırmadınız? Kanun tekliflerimde, Meclis araştırmalarımda, soru önergelerimde, niye beni dikkate almadınız?
Şu anda dikkate aldığıma teşekkür beklerim!
Size çok teşekkür ediyorum. Beni dikkate almanızdan dolayı büyük mutluluk duyuyorum. İnanıyorum ki bu yaptığınız, ilerideki günlerde yapacağım çalışmalarla sizi mahcup etmeyecek, sizi bir kat daha yükseltecek.
Beni yükseltmez de, sizin karizmanız partinin lideri olmaya yeter mi acaba?
Bu karizma kolay oluşmuyor, bir emekle oluşuyor. Yaptığınız hizmetler daha sonra, bir sevgi ağı olarak büyüyor ve sizi bir yere getiriyor. 30 yıldır yurttaşlarımın kalbinde sevgi üzerine dünyalar kurdum. O dünyalar, inşallah beni bir yerlere taşıyor.
Bu taşkın enerjinin kaynağı ne acaba?
Vitamin hapları alıyorum. Almanya’dan gelen özel bir vitaminim var.
Adını söyleyin.
Ben Erzincanlıyım, o kadar ad bilemem. Osman Müftüoğlu’nun ve Ender Saraç’ın kontrolündeyim. Bütün cilt bakımlarımı da yapıyorum. Çünkü, siyaset adamı olarak tipinize de bakmanız lazım. Yalnız ben metroseksüel değilim. Anlamam o işlerden.
Yoo abi. Bayağı metroseksüelsiniz.
Ya sen hasta mısın, bu kadar soru, hey oğlum, kurtar beni, terlemeye başladım. Sen diyebilir miyim Nuriye?
Hay hay, cilt bakımı için hangi ürünleri kullanıyorsun?
La Prairie’in ürünlerini kullanıyorum, beş yıldan beri.
Bahsettiğiniz marka bir gözaltı kremi?
Evet o da La Prairie. Gözaltına ayrı kullanıyorum, kaşlara ayrı kullanıyorum. Ben bütün yurttaşlarımın da ciltlerine dikkat etmesini arzu ediyorum.
(İç ses: Neden seçmenlerinize bu dünyanın en pahalı kreminden hediye etmiyorsunuz? Yazık değil mi onlara?!)
Eşiniz de aynı şeyi mi kullanıyor?
Hayır, eşim La Mer diye bir marka kullanıyor. Ben biraz daha ucuzcuyum, o biraz daha pahalı.
|