09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Röportaj
Askerler demokratik denetime razı değil
TESEV'in 2005 almanağının yazarlarından emekli Askeri Hakim Ümit Kardaş, Nuriye Akman'a konuştu: "TSK 1980'den beri iktidarda. Askerler, demokratik bir denetime razı değil."

Genelkurmay Başkanı TESEV almanağına neden bu kadar kızdı?

Çünkü askerler demokratik bir denetime ve gözetime razı değiller. Böyle bir konunun bırakın tartışılmasını, bilgi olarak dahi ortaya konmasını istemiyorlar. Tarihten gelen birtakım nedenleri de var; ama TSK 1980'den beri iktidarda. MGK yapılanması ve 12 Eylül hukukunun getirdiği düzenlemelerle yürütme ve yargı erkleri ile toplum üzerinde güçlü bir iktidara sahip ve sürekli topluma korku salıyor. Böyle bir tehdit ve korku ortamında onu denetleyemezsiniz. Hükümetin bu almanağı ifade özgürlüğü bağlamında ve demokrasiye bir katkı olarak algılayıp savunmaması ve askere hak vermesi hatta bu çıkışın nedenini daha çok bu almanağa yöneltmesi hem etik hem de ahlaki değil. AKP iktidarda muktedir değil, yalpalıyor.

Başbakan'ın askerlere "Gelin abartmayalım, uzlaşalım" önerisi yalpalamak mı?

Başbakan tutarsız davranıyor. ABD'de ordunun sivil otoritenin emrinde olduğunu söyleyip, dönüş yolunda tavizkar bir tutum sergilemesini doğru bulmuyorum. Başbakan'ın bu konularda askeri ikna etmesi gerekmiyor. Askerî bürokrasi bir siyasi parti değil, kendine bağlı, idare içinde yer alan bir kurum. İktidar uzlaşmayı muhalefet partileriyle arar, onları iknaya çalışabilir. Ama askeri değil. Ayrıca askerin tatmin edilebileceğini de sanmıyorum. Almanakta yazıları bulunan akademisyen 5 polis hakkında soruşturma açılması bilimsel ifade özgürlüğüne bir saldırı ve bu soruşturmanın askerin hedef göstermesi sonucu başlaması çok acı. Üstelik bu akademisyenlerin makale yazdıkları konuların ordu ile ilgisi yok. Bu insanların aldığı yara nasıl onarılacak? Bilimsel gelişme nasıl sağlanacak? Bu konularda siz demokrasiden yana bir iktidar olarak nasıl kayıtsız kalır, taviz verirsiniz?.. Gerçek irtica bu işte.

Size göre "dinî" irtica tehdidi altında mı Türkiye?

Hayır, ben aksine iyiye gidiş görüyorum. Hakikaten, gettolarından çıktı bu insanlar ve dünyevileşmek istiyorlar. Çiçek Pasajı'nda oturan, erkek arkadaşlarıyla el ele dolaşan türbanlı kızlar görüyorum. Üniversiteye gelip kapıdan döndürülen kızlar okumak istiyor. Eskiden okumak istemiyorlardı. Şimdi belki orada pozitif bilim ile tanışıp değişecekler. Yani bunlar aslında çoğalmadılar. Zaten vardılar. Şimdi toplumsal alana geliyorlar, talepleri var. Bu talepleri karşılamak zorundasınız. TSK ise türbanı laikliği tehdit eden bir durum olarak algılıyor.

Genelkurmay Başkanı bazı sorular sordu. 'Bunlara hayır diyemiyorsanız, demek ki irtica tehdidi var', dedi. Onlardan biri de laikliğin tanımının yeniden yapılması isteğinin dile getirilmesiydi.

Burada sorun, isteği dile getirenin Meclis Başkanı olması. Laiklik tanımının daha anlaşılır hale gelmesini önermek neden irtica olsun ki? Bu ifade özgürlüğüdür. Benim için laiklik açısından sakıncalı olan kurum, Diyanet İşleri Başkanlığı. Çünkü laiklikte en önemli unsur, devletin tüm dinî inançlara karşı eşit mesafede durmasıdır. Ama siz devlete bağlı bir organ oluşturup, belli bir inanca, belli bir mezhebe din hizmeti veremezsiniz.

Diyanet olmasa daha büyük bir kaos olmaz mı?

Sürekli korkutuluyoruz. Korkularımızdan dolayı ne doğru düzgün laik olabiliyoruz, ne de demokrat. Ondan korkuyoruz, bundan korkuyoruz. Korku, devlet yönetiminde bir aygıttır. Bu aygıtı iktidarınız için kullanırsınız.

Ordumuzun aynı zamanda bir NATO ordusu olduğunu düşünürsek, irtica tehdidi sanki onların da işine geliyor.

Tabii NATO'nun da işine geliyor, Amerika'nın da.

Büyük Ortadoğu Projesi, İslam'ın terörle eşit gösterilmesi çabaları, İslamofaşist deyimleri, Papa'nın İslam'ı aşağılaması… Bu gelişmelere karşı bizim ordumuzun din anlayışı nedir?

Bunlarla bir paralellik var; ama nüfusun çoğunlukla Müslüman olması nedeniyle bunu bu şekilde ifade edemezler. O zaman da tabii irtica var deniyor. Yani dünyanın İslam'ı tehlike algılamasının bizde de yansımaları oluyor. Amerika'nın yeşil kuşak teorisinin geçerli olduğu bir dönemde 12 Eylül oldu ve Silahlı Kuvvetler, politik partilerden çok daha fazla dini istismar yaptı. Amerika'nın dış tehdit algılaması değişmediği sürece Genelkurmay başkanları ara sıra çıkıp bu tarz konuşmalar yapacaklardır. Bakınız dine müdahil olmak da din istismarıdır. Diyanet İşleri, bir devlet kurumu; toplumun dini nasıl yaşaması gerektiğini empoze ediyor. Asker de Diyanet üzerinden dinî yaşamı kontrol etmek istiyor.

MGK'nın yapısındaki yasal değişiklikler uygulamada neleri değiştirdi?

MGK'nın yetkileri daraltıldı. Bir sivil genel sekreter getirildi. Ama değişen bir şey yok. Fiiliyatta oluşturdukları müdahale geleneği, fişlemeler, iç istihbarat devam ediyor. Bence MGK'nın tamamen kalkması lazım. Dış güvenlik kurulu olabilir. Dış güvenlikle ilgili konularda askerin görüşünü alacaksınız tabii ki. Ama MGK'da iç siyaset konuşuluyor. Siyasetçinin böyle bir zemine ihtiyacı yok. Kendi parti grupları var, Meclis var, bakanlar kurulu var.

NURİYE AKMAN
08 Ekim 2006, Pazar
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
RöportajBölümündeki Diğer Başlıklar
 Milli Eğitim Bakanı Çubukçu: Hrant dink'in adını bir okula vermek isterim
 Siyasette uzlaşma sağlanamazsa, halka 'sen karar ver' denir ve sorun çözülür
 [Röportaj - Nuriye Akman] Siyasette nezaketin haber değeri yok
 [Gazze yardım konvoyunda yaşananların hikâyesi] "Çok mutlu bir 25 gündü"
 [Prof.Dr. Önder Aytaç] İki yüz yıldır yargılanmış bir hakim ya da savcı biliyor musunuz?
 [Röportaj - Nuriye Akman] DTP'liler Apo'ya karşı suçluluk psikolojisi içinde
 [Ropörtaj - Nuriye Akman] İsrail'in yaşaması için hem dine, hem düşmana ihtiyacı var
 Şeriat isteyen adalet bakanı tribünlere oynuyor
 [Röportaj - Nuriye Akman] Minare yasağı da 11 Eylül gibi İslam'a olan ilgiyi artıracaktır
 To bayram hayırlı simovi*
 [Röportaj - Nuriye Akman] Atatürk sevgisi ve irtica korkutması ile Aleviler rehin alınmıştır
 [Röportaj] Yeni dünya düzenini Osmanlıcılık belirleyecek
 [Röportaj] Özal açılımı 1993'te yapmak istediği için öldürüldü
 [Röportaj - Nuriye Akman] Keşke hükümetimiz biraz daha cesur olsa
 [Röportaj - Mehmet Uçum] Çocuklara yetişkinler gibi ceza verirseniz nasıl kazanabilirsiniz?
 DP, Atatürk'ü Koruma Kanunu'nu İnönü yüzünden çıkardı...
 [Röportaj] Prof. Dr. Serap Yazıcı: Görmediğimin farkında değilim
 [Röportaj - Nuriye Akman] PKK silah bırakmadan korucuların silahını alamazsınız
 [Röportaj - Nuriye Akman] Silahlı bir ordunun başındaysanız siyasi görüşünüzü açıklayamazsınız
 Ermeni meselesinde kendimizi keşfettikçe güvenimiz artacak
 [Mustafa Erdoğan] Patron değilim, Stalinist yöntemler kullanan yönetici gibiyim
 On dört yaşında okula sarhoş giden çocuklarımız var
 [Röportaj] Açılıma ihtiyacımız yok kanunlar uygulansın yeter
 [SELİM TEMO ERGÜL] Kürtçeye en büyük haksızlığı Kürtler yaptı
 Allah'ın bile sormayacağı ırk niçin bir ayrım sebebi oluyor?

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1