|
Sempozyumun açılışında konuşan Vali Hüseyin Avni Mutlu, sokak çocukları konusunun tartışılmasının insanlık adına çok önemli olduğunu söyledi. Eylem noktasında bir şeyler yapmak gerektiğini belirten Mutlu, ailelere eğitim alanında büyük destekler sağlandığını ve geçmişe kıyasla sokak çocukları sayısının düşüşte olduğunu kaydetti.
Mutlu, birlikte el ele verilmesi durumunda sorunların kendiliğinden ortadan kalkacağını sözlerine ekledi.
Sempozyumun ilk oturumunda konuşan Dicle Üniversitesi (D.Ü.) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ejder Okumuş, sokak çocuğu konusunun dünyanın yeni tanıştığı küresel bir sorun olduğunu vurguladı.
Özellikle modernleşme sürecini hızlı yaşayan ülkelerde ve büyük şehirlerde bu sorunun daha ciddi yaşandığını hatırlatan Doç. Dr. Okumuş, 'sokakta çalışan' ve 'sokağın çocukları' ifadelerini şöyle tanımladı: "Ailesiyle bir şekilde ilişkileri zedelenmiş ve sokakla arası iyi olan çocuklar var. Sokakta olup aileleri olan ve evlerine giden çocuklar var. Bir de sokağın çocuğu dediğimiz sokakta yatıp kalkan her türlü çete ilişkilerine suçlara karışan madde bağımlısı olan çocuklar var."
Doç. Dr. Okumuş, Diyarbakır'da yaşanan sokak çocukları konusunda göçün en büyük faktör olabileceğini ancak başka önemli bir unsurun da bazı ailevi değerlerin kaybedilmiş olması olduğunu ileri sürerek ''Bu konu üzerine oturup çok konuşmak gerekiyor. Sokakların iyileştirilmesi ve sokak çocuklarına para vermemek gerekiyor. Çünkü para verilmesi çocuğu sokakta tutar. Para vermeden çocuklarla ilgilenmek gerekiyor'' diye konuştu.
Sorunun merkezinde aile olduğunu ve ailenin istememesi durumunda çocuğun sokakta kalamayacağını ifade eden Okumuş, sorunun ailelerin çok çocuklu olmasından kaynaklandığı yorumlarına da katılmadığını bildirdi.
75. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi Müdürü Remziye Arslan Ulaş ise, 2005 yılında Diyarbakır'daki okullara anket formu göndererek yaptıkları çalışmada, 9 bin 177 çocuğun okul dışı saatlerde çalıştığını belirlediklerini söyledi.
Aynı yıl yaptıkları alan çalışmasında ise bin 400 çocuğun gece saatlerinde de çalıştığını belirlediklerini anlatan Ulaş, çalışmalarını ve istatistiki rakamlarla ilgili şunları söyledi: ''Çalışmalarımızda kentteki çöp evler için 400 çocuğun çöp toplama işinde çalıştığını belirledik. 2006 yılı aralık ayında ise 8.00-22.00 saatleri arasında yaptığımız çalışmada ise Diyarbakır'da yaşları 13-18 arasında olan 3 bin 302 çocuğun sokakta çalıştığını tespit ettik. Çalışmalarımızda çocukların yüzde 83'ünün madde bağımlısı olmadığı, kazançlarını annelerine verdikleri gibi sonuçlar da ortaya çıktı ki yükün çocuk ve kadınların sırtında olduğu anlaşılıyor. Babalar ise ya işsizlikten bunalımda ya çalışmak için başka illere gitmiş ya da tamamen boş vermiş durumda.''
Remziye Arslan Ulaş, 75. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi'nde halen 485 çocuğun rehabilitasyonunun devam ettiğini ancak ailenin yanına dönme, iş bulma, okula devam etme gibi sonuçlarla 600 çocuğun dosyasını kapattıklarını kaydetti. ZAMAN
|