|
Bu duruma isyan eden hasta yakınları ise en son Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde olduğu gibi sinirini doktor ve hemşirelerden çıkarıyor. Avrupa'da tüm sağlık hizmetlerinin yüzde 5'ini acil servis oluştururken, sadece İstanbul'da bu rakam yüzde 17'lere çıkıyor. Poliklinik hastasının acil vakanın önüne geçtiğine dikkat çeken İstanbul İl Sağlık Müdürü Mehmet Bakar da acile gelen hastaların yüzde 30'unun ciddi olduğunu vurguluyor.
İstanbul'daki hastanelerin acil servislerine günde bin-bin 500 kişinin geldiğini ifade eden Bakar'a göre, Sağlık Bakanlığı ne kadar çok acil servis açsa da bu yoğunluk devam edecek. Bakar, yeni açılan Esenyurt Hastanesi'nin aciline bile bir gecede 400-500 kişi geldiğini belirterek, "Maalesef gereksiz şekilde acilleri kullanıyoruz. Poliklinikte çözülecek problemler acillerde çözülmeye çalışılıyor." diyor. Doktor eksikliğine de işaret eden İl Sağlık Müdürü, "Acillere ne kadar çok doktor koysak onlar da yetmeyecek. Önemli olan vatandaşın bilinçlenmesi." diye konuşuyor.
Hastalar içinde eleme yapılmalı
Türkiye Acil Tıp Derneği Genel Sekreteri Dr. Aslıhan Yürüktümen de acile gelen hastaların genelde gündüz doktora ulaşmakta zorluk yaşayan kişiler olduğuna işaret ederek, "Bir grip hastası bile poliklinikte sıra alması için birkaç gün bekleyebiliyor. O da akşam acile geliyor.'' şeklinde konuşuyor. Yürüktümen, çözümün acil kapısı önünde ön eleme yapılmasında görüyor. Kapıda bekleyecek görevlilerin gelen hastalara çeşitli sorular sorarak durumunun aciliyetini tespit etmesini öneriyor. Aile hekimliğinin kuvvetlendirilmesi halinde de acillerdeki yığılmanın engellenebileceğini vurguluyor. İstatistiklere göre Türkiye'de her yıl acil servislere 38 milyona yakın başvuru geliyor. Bunların yüzde 25'ini trafik kazası, darp, düşme gibi nedenlerle gelenler oluşturuyor. Acile başvuranların yüzde 98,1'i kendisi gelirken, yüzde 1,2'si bir yakınıyla, yüzde 0,7'si ise tanımadığı bir kişiyle geliyor. Türkiye'de sadece 350 acil tıp uzmanı bulunması da dikkat çekiyor. ZAMAN
|