09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Politika
Yine seçim, yine aynı senaryo
Yerel seçimlere odaklanan Türkiye, halkın tercihlerine gölge düşürecek bildik senaryolarla karşı karşıya. Anayasa Mahkemesi'nin son noktayı koyduğu belde belediyeleri konusu krize dönüşmüş durumda.

Adrese ve kimlik numaralarına göre oluşturulan seçmen kütükleri de tartışmaya açıldı. İP ve DSP, kütüklerin iptali için Danıştay'a başvurdu. Bu girişimin fikir babası tanıdık bir isim. Cumhurbaşkanlığı krizine yol açan 367 skandalının öncüsü eski Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Sabih Kanadoğlu. Seçime gölge düşürecek girişimleri bazı medya gruplarının da desteklediği belirtiliyor.

Eski Bakan Hasan Celal Güzel'e göre 'birtakım medya'nın ve muhalefetin amacı, seçime gölge düşürmek. Güzel, "AK Parti'nin bu seçimlerden yüzde 50'nin üzerinde oy alacağını çok iyi biliyorlar. 22 Temmuz seçimlerine yaptıkları gibi, mahallî seçimlere de gölge düşürmek istiyorlar." diyor. Güzel, bu senaryoyu daha önce yazılmış bir oyun olarak yorumluyor: "Şimdiden Sabih Kanadoğlu gibi 'hukuk sihirbazlarıyla' da seçimin meşru olmadığını iddia etmek niyetindeler." Eski Bakan Mehmet Keçeciler de yargının tepesindeki tartışmayı demokrasi açısından son derece sakıncalı buluyor. "Danıştay yetkisini aştı, sorun da buradan çıktı." diyen Keçeciler şöyle konuşuyor: "Seçim kazanma ihtimali olmayan partiler tartışmayı körüklüyor. Seçimlerle ilgili tek yetkili YSK. Belediyeleri kapatma konusunu Anayasa Mahkemesi karara bağladı. Noktayı koydu. Bu hem YSK'yı, hem Danıştay'ı bağlar. Danıştay'ın kararı ise yanlıştır. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ise Anayasa Mahkemesi'nin kararına atıfta bulunarak, "Buna uymak herkesin görevidir." uyarısını yapıyor. Devamı 14'te

Sabah yazarı Yavuz Donat'ın seçmen listelerine özel bir ilgisi var. Donat, "Medyanın işi ne yandaş ne de karşıt olmak. Bizim işimiz, araştırıp konunun doğrusunu vermek. Bu konular yazılıp çizilirken ne kadar araştırılıyor? Sabahtan beri bu konuyu araştırıyorum; yeterince yetkiliye ulaşamıyorum; ama herkes kafasından yorum yapıyor." tespitinde bulunuyor. Donat, bu konunun yargıya taşınmasından son derece rahatsız. Bunun tıpkı Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yargıya götürmek gibi hata olacağının altını çiziyor: "Ortada problem varsa, siyasetçiler kendi aralarında çözmeli." Siyasetbilimci Doğu Ergil, Donat'la hemfikir. Ergil, "YSK ve siyasi partiler, problemleri uzlaşarak çözerlerse, yine rejimin meşruiyetini sorgulayan tartışmalara varmayız." diyor. Ergil, ortaya çıkan olumsuz seçim psikolojisinin bir an önce giderilmesini istiyor.

Türk Parlamenterler Birliği Başkanı Hasan Korkmazcan, siyasi partilerin bu konuyu seçim propagandasının bir unsuru haline getirmesine tepkili. Korkmazcan, "El ele verip, seçim güvenliği ortamını oluşturmaları gerekir. 1946 ve 1977 dışında seçimler pek tartışma konusu olmadı. Yerel seçimler öncesinde, seçim sonuçları tartışmaya açılmayacağı bir ortam oluşturulmalı. Yargının Anayasa ile belirlenmiş görev ve yetkilerinin eksiksiz yerine geldiğine dair kamuoyunun tatmin edilmesi gereklidir." ifadelerini kullanıyor. Eski Bakan Mehmet Keçeciler, yargının tepesinde yaşanan tartışmayı demokrasi açısından son derece sakıncalı bulduğunu dile getiriyor. Keçeciler, şöyle devam ediyor: "Danıştay, yetkisini aştı, sorun da buradan çıktı. Seçimleri kazanma ihtimali olmayan partiler ve muhalefet tartışmaları körüklüyor. Bu yaşananlar, seçime olan, demokrasiye olan güveni sarsar. Bunun yapılmaması gerekir. Yargının üst kademesinde Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve YSK arasında ihtilaflar oluştu. Bu Türkiye açısından sağlıklı bir durum değil. Türkiye'de seçimin güvenilirliği yargının teminatı altında. Seçimlerle ilgili tek yetkili YSK. Belediyelerin kapatılma kararı ise farklı bir olay. Anayasa Mahkemesi konuyu karara bağladı. Son noktayı koydu. Anayasa Mahkemesi'nin kararı, hem yürütmeyi hem de yargı organlarını bağlar. Hem YSK'yı, hem Danıştay'ı bağlar. Danıştay'ın kararı ise yanlıştır. Sıkıntılı ve ciddi bir problem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi haklı olarak kararını savunuyor. Danıştay ise yetkisini aşmıştır. Bu durum, Türkiye'de anayasal bir kaos ortamı meydana getirir, seçimi sıkıntıyı sokar. Herkesin sınırları Anayasa ile bellidir. Danıştay, sınırlarını aşmıştır. Sorunun temeli budur. İktidarın da acemiliği var. İçişleri'nde, bizim başlattığımız Mernis'te mükerrerlik olmaz. Vatandaşı psikolojik olarak hazırlamak gerekir."

Demokrat Parti (DP) Genel Başkan Yardımcısı Nevzat Ceylan, insanların seçime olan güven duygusunun azaltılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Eski Milletvekili Cevdet Akçalı ise şunları kaydediyor: "Değişik ülkelerde seçimlerde gözlemci olarak görev aldım. Onlar, bunu halletmiş. İlmin ve teknolojinin verdiği imkanlarla bu işler halledilmediği sürece tartışmalar sürer. Ne yaparsanız yapın, kaybeden taraf benzeri iddiaları ileri sürecektir. Ortada suistimal olmasa da canlı tutacaklardır. Ak Parti ya da başka bir partinin 6 milyon fazla seçmeni kendisi için yazması mümkün mü? Kaybeden bu tip kozları kullanır. Tabii ki, bu tür tartışmalar demokrasiyi yaralar. Bu yaralamaya fırsat vermemek lazım."

Fatih Vural,İsa Yazar
26 Aralık 2008, Cuma
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
PolitikaBölümündeki Diğer Başlıklar
 Demokrasiyi de Cumhuriyet gibi koruyacak sizlersiniz
 İçtüzüğün disiplin hükümleri titizlikle uygulanacak
 Gül'ün 'anayasa açıklaması' tartışma doğurdu
 MHP, yol haritasında ekonomiyi başa çekti
 'Sahtecilik'ten mahkûm olan CHP'li Ertemür'ün milletvekilliği tartışma konusu oldu
 Müfettişlerin devleti zarara uğrattığını belirttiği Özyürek: Rapor ideolojik
 Yolsuzlukla suçlanan başkan yüzünden 600 CHP'li istifa etti
 MHP, Taraf ve Vakit'i de suçladı: Bunun hesabı mutlaka sorulacaktır
 BDP saldırganları Balıkesir'de yakalandı
 Başkomiserin parmağını koparan protestocu DHKP-C'li çıktı

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2