30.07.2010, Cum

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

 Gençlik

Eğitimde sanat şart!
Gelecek hayalleri sınavlarda alınacak yüksek puanlar üzerinden şekillenince hedeflenen meslek gruplarının yanı sıra sosyal hayatın ilgi alanları da sınırlanmış oluyor. Böylece eğitim hayatı küçük yaşlardan itibaren matematiğe, kimyaya, tarihe ve daha nice bilim dallarına boğuluyor sadece. Ya sanat? Okul, dershane arasında gidip gelen hayatların boş zaman faaliyeti hükmünden kurtulamıyor çoğunlukla.

Yine de durum vahim diye üzülmeyin. Çünkü sanatı eğitimin içine sokma adına atılan önemli bir adım var. Türkiye'de bir ilki gerçekleştiren İzmir Özel Yamanlar Eğitim Kurumları, bu yıl üçüncü kez Sanat Eğitimi ve Proje Tasarımı Olimpiyatı (SEPTO) düzenliyor. SEPTO, Türkiye'nin dört bir yanından İzmir'e gelen öğrencilere sanat alanında hünerlerini sergileme fırsatı sunduğu gibi geleceğin sanatçılarını teşvik etme ve yetiştirme amacı güdüyor.

İyi bir geleceğe dair başarı kriterleri, uzun soluklu hazırlık gerektiren sınavlara göre şekillenince öğrencilere yüksek puanların peşinde koşturmak kalıyor. Öğrencilerin pek çoğu küçük yaşlardan itibaren derslerle ve testlerle boğuşurken hayatın estetik yönünü ıskalayabiliyor. 'O kadar sınav varken sanata nasıl vakit ayırabilirim ki?' sorusu öğrenciyi sanattan uzaklaştırabiliyor. Okuldaki yarış havasına bir de ailenin başarı arzuları eklenince öğrencinin sanat gibi farklı alanlarda kendini gösterme şansı pek de kalmıyor zaten. 'Ben sanatçı olacağım' diyen öğrenci, toplumsal bakış açısının etkisiyle doktor, mühendis ya da öğretmen olmak isteyenler gibi destek görmüyor maalesef.

Peki, eğitim hayatı bu kadar mı kopuk sanattan? Aileler neyse de okullar da mı değer vermiyor sanata? İşte size sevindirici bir cevap: Sanata değer veriliyor. Hatta sanat için olimpiyat bile düzenleniyor. Hem de bilim ve spor olimpiyatlarında her yıl onlarca madalyayı müzesine götüren bir okul tarafından. İzmir Özel Yamanlar Eğitim Kurumları, öğrencilerin sadece bilim ya da spor alanında başarı kovalaması gerektiği inancını bir yana bırakıp sanata da el attı. Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek Sanat Eğitimi Proje Tasarım Olimpiyatı'nı (SEPTO) düzenlemeye başladı. Bu yıl olimpiyatın üçüncüsü düzenlenecek. Türkiye'nin dört bir yanından olimpiyata katılan ilköğretim öğrencileri sanat ve tasarım alanında yeteneklerini sergileyecek. 9-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olimpiyatın son başvuru tarihi 28 Nisan. Yarışma kategorileri ise şöyle: Rekreasyon, oyuncak tasarımı, dramatizasyon, pandomim, kaligrafi ve enstrüman.

Öğrenciler, rekreasyon kategorisinde atık maddeleri sanat için dönüştürecek. Atıklara üç boyutlu, işlevsel ve görsel boyut kazandıracak. Oyuncak tasarımı kategorisinde hayal güçlerini kullanarak kendi oyuncaklarını yapacaklar. Bu kategorinin önemli bir yanı var. Kendini her geçen gün bilgisayar oyunlarına, televizyona daha bir kaptıran yeni neslin en büyük sorunu arkadaşlık bağlarının zayıflaması. Bu sorunun önüne geçmek için paylaşımı, arkadaşlığı pekiştirecek oyuncakları geliştirmesi isteniyor öğrencilerden. Ülkemizin ve dünyanın yaşadığı sorunları kendi gözlerinden yansıttıkları müzikli ve sesli tiyatro oyunlarıyla dramatizasyon kategorisinde boy gösterecekler.

Kendilerini özgürce ifade etme ve iletişim kurma becerilerini yarıştıracaklar böylece. Antik çağlardan beri sahnelerde sergilenen, fakat günümüzde neredeyse kaybolmaya yüz tutan pandomimde ise sadece mimiklerini kullanarak mesajlarını iletecekler. Hayal güçlerini kullanarak bakışlarıyla, yüz ifadeleriyle, el ve vücut hareketleriyle, her şeyi anlatma gücüne sahip olduklarının farkına varacaklar. Kaligrafi kategorisinde de minik ellerinden çıkan güzel yazılarla iç dünyalarını yansıtacaklar. Müzik yeteneklerini sergileme alanı ise enstrüman kategorisi olacak. Tabii tüm bunları yaparken kendi kategorilerinde olimpiyat kürsüsüne çıkmanın yarışını verecekler. Derecenin karşılığı sadece manevi haz değil elbette. Bolca ödül var öğrenci, öğretmen ve okullar için. Kategorilere göre değişen sayıda cumhuriyet altını, madalyalar, kol saatleri, bilgisayarlar... Ödüllere ulaşmanın yolu 25 akademisyen ve devlet tiyatrosu sanatçılarından oluşan jüriyi ikna etmekten geçiyor.

SEPTO Koordinatörü Ufuk Alkan, geleceğin sanat entelektüellerini yetiştirmek üzere yola çıktıklarını söylüyor. Bu tür organizasyonların Türkiye'de daha çok fen ve sosyal bilimler alanında yapıldığına dikkat çekerek şöyle konuşuyor: "Özel Yamanlar Eğitim Kurumları olarak her yıl kazandığı büyük başarılarla bilimde kendimizi kanıtlamış durumdayız. Bu özelliğimizin sanat alanında yaptığımız çalışmalar ve elde edeceğimiz başarılarla perçinleneceğine inanıyoruz. Artık böyle bir olimpiyata el atmamız gerektiğine inanmıştık. Öğrencilerimizin güzel sanatlara olan ilgilerini artırmak ve sanata farklı bir bakış açısı kazandırmak arzusuyla adım attık." Ufuk Alkan, geçtiğimiz iki yılda gördüğü büyük ilginin SEPTO'yu geleneksel hale getirdiğini belirtiyor. SEPTO 2008'e 41 ilden 163 okulun katıldığı bilgisini veriyor. Türkiye'nin her yerinden İzmir'e gelen küçük sanatçıların, 579 proje sergilediğini belirtiyor. Alkan, Türkiye'de büyük ilgi gören SEPTO'yu bir iki yıla kadar uluslararası boyuta taşımayı hedeflediklerini söylüyor. o.deligoz@zaman.com.tr

ÖNDER DELİGÖZ
19 Nisan 2009, Pazar
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1