09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Dış Haberler
Avrupalı soruna Türkiyeli çözüm
Potsdam Üniversitesi'nde dün başlayan "Gelenek ve modernite arasında Müslümanlar. Kültürler arasında Köprü-Gülen Hareketi" isimli iki günlük uluslararası konferansta Fethullah Gülen'in öğretileri, dünyaya bakışı, eğitim ve diyalog çalışmaları hakkında birbirinden ilginç tebliğler sunuldu.

Gülen Hareketi'nin Avrupa'daki Türklerin entegrasyonuna katkısının da tartışıldığı tebliğlerde, hareketin olumlu çalışmalarının Avrupalı soruna Türkiyeli bir çözüm sunduğu ifade edildi. Konferansta çağımızın bir aktörü olarak nitelendirilen Gülen Hareketi'nin evrensel değerlerin altını çizerek, dil, din, ırk ayırımı yapmaksızın insanları bir araya getirme noktasında teşvik ettiği vurgulandı. Dünya barışının oluşmasının karşılıklı anlayış, önyargısız yaklaşımlar ve ancak insan olma paydasında sağlanabileceğine dikkat çekilerek, "Bu hareket mükemmel olmayabilir, ama zaten hareket içindeki kimse mükemmellik iddiasında bulunmuyor. Pratikte de çözümler sunan bu hareket dünya çapında da ciddiye alınmalı." denildi.

Gülen'in hem eserleri hem fikirleriyle detaylı olarak anlatıldığı konferansa İngiltere'den katılan Prof. Paul Weller'in "Ucuz şöhretler döneminde bu kaliteye sahip Fethullah Gülen'i daha iyi anlamaya çalışmalıyız. Ona yönelik ucuz eleştiriler yapmak doğru değil." sözleri dikkat çekti. Avrupa'nın en önemli sorunlarından birisi olarak öne çıkan yabancıların entegrasyonu meselesine değinen Prof. Weller, bu konuda Gülen Hareketi'nin oynadığı role dikkat çekerek "Avrupalı soruna Türkiyeli bir çözüm" vurgusunda bulundu. Avustralya'dan katılan ve ağırlıklı olarak hareketin entegrasyona yaptığı katkılar üzerinde duran Prof. Dr. Claudia Derichs, Gülen Hareketi mensuplarının ülkesindeki Türklerin uyumu ve çocukların eğitimi konusunda çok başarılı çalışmalar yaptıklarının altını çizdi. Derichs, bunun Avrupa'daki entegrasyon faaliyetlerine de örnek olabileceğini ifade etti.

Moskova'dan katılan Prof. Leonid R. Sükyanin de, Türkiye'de bazı kesimlerin harekete yönelttiği suçlamalara atıfta bulunarak, Gülen'in "şiddete karşı çıkarak, insanları dayanışmaya teşvik ettiğini 'İslamcı' iddiasının da gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti.

Potsdam Üniversitesi Din Bilimleri Fakültesi ve Berlin Kültürlerarası Diyalog Forumu (FID) tarafından organize edilen ve Abraham Geiger Koleji, Protestan Akademisi ile Alman Şarkiyat Enstitüsü tarafından desteklenen konferansa yüksek sayıda katılım olurken, farklı ülkelerden Gülen Hareketi'ni tanımak için Berlin Potsdam'a gelen bakanlık görevlileri, bilim adamları, gazeteciler, işadamları, dernek ve enstitü yöneticileri, öğrenciler kültürler ve dinler arası diyalog konularında birbirinden ilginç tebliğleri dinleme imkanı buldular.

ALMANYA'DAKİ GÖÇMEN ÇOCUKLARINA DA ÖRNEK OLUYORLAR

Potsdam Üniversitesi Dekanı Prof. Sabine Kunst yaptığı açılış konuşmasında, İslam'la diyaloğun toplumsal boyutlarının olduğuna dikkat çekerek, Müslümanlarla yapılan diyaloglarda eleştirel boyutun olması gerektiğini belirterek, ancak önyargı ve karşılıklı polemiklerden kaçınılması gerektiği çağırısında bulundu. Üç semavi dinin ortak köklerine atıfta bulunan Kunst, ötekileştirme ve her şeyi 'siyah-beyaz' olarak kategorize etmekten kaçınılmasını istedi.

Farklılıklara saygı duyulmasının öneminden bahseden ev sahibi Dekan Prof. Bernhard Kroener ise, Alman çoğulcu toplumunun Müslümanlara el uzatmaması halinde göçmenlerin içe kapanacağını söyledi. "Diyalog, karşılıklı saygıdır. Bu saygı kişiye saygıdır, farklı ibadet şekillerine de saygıdır." diyen Kroener, farklılıklara saygı duyulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

FID Derneği Başkanı Ercan Karakoyun da, demokrasinin İslam'la bağdaştığını vurgulayarak, Gülen'in öğretilerinin barışa hizmet ettiğini belirtti. "Gülen Hareketi siyasî amaçları olmayan sivil bir harekettir." diyen Karakoyun, hareket mensuplarının yaptıkları çalışmalarla yaşadıkları ülkelere katkıda bulunduklarını söyledi.

Hareketin Almanya'da yaptığı çalışmalarının "klasik göçmen örneği" ile bağdaşmadığına işaret eden Dr. Bekim Agai ise hareketin çıkış noktasını anlayabilmek için Gülen'in fikirlerini incelemek gerektiğini ifade etti. Gülen'in fikri ile oluşan "hizmet" hareketinin "müspet hareket" olarak ele alındığını anlattı. Almanya'da kurulan 150 eğitim kurumu ve 11 özel okulun yüksek tahsilli kişiler tarafından teşvik edildiğini anlatan Agai, bu kişilerin ülkede yaşayan göçmen çocuklarına da örnek olduklarını kaydetti.

[SELÇUK GÜLTAŞLI - BRÜKSEL] Almanya'yı utandıran rapor

Türkiye'nin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi tarafından kurulan Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI)'nun yayınladığı Almanya raporu ülkede ırkçılığın, İslamafobinin ve anti-semitizmin hâlâ kuvvetli olduğunu ortaya koydu. Alman Yeşiller Partisi'nin eşbaşkanlığına seçilen Cem Özdemir'e "olumlu bir örnek" olarak atıf yapılan raporda, Türklerin hâlâ kendilerini Almanya'da rahat hissetmedikleri vurgulanıyor. Müslümanlara yapılan ayrımcılıklara da işaret eden rapor başörtüsü sorununa geniş yer ayırıyor.

OKTAY YAMAN BERLİN
27 Mayıs 2009, Çarşamba
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
Dış HaberlerBölümündeki Diğer Başlıklar
 Ukrayna bu kez 'Mavi Devrim' dedi
 Gül, Yeni Delhi'de Türk izi sürdü
 NATO, akreditasyon skandalını üstlenmedi: Bizim işimiz değil
 Aynı anda 18 kılıcı yuttu
 Rum Kesimi'nde hükümet krizi
 Türk-Kazak hattına ziyaret dopingi
 Amerikan uzay mekiği Endeavour fırlatıldı
 Fransa'da camiye ırkçı saldırı
 'İsrail'den Kuzey Kıbrıs reklamlarına sansür'
 NATO operasyonu öncesi büyük kaçış
 Boşnak Müslüman, kadınla tokalaşmama davasını kazandı

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge3