09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Pazar
Yüksek kariyerli, alçak gönüllü!
Güçlü bir firmanın başarılı elemanı; hatta yöneticisi olunsa da koşuşturma bir türlü bitmez. Pek bir ünlü firmanın en çok çalışanı, en hızlı üreteni, en kariyerlisi, en iyisi, en en en bi şeyi olma adına hayatta sürekli bir hareketlilik söz konusu.

Ulaşılan her hedefin, kazanılan her başarının ve dahi paranın ardından önce bir tebrik, ardından bir soru: 'Ben iyiyim de ya toplumun geri kalanı?' Bunun cevabı sosyal sorumlulukta saklı. Mevzubahis, şirketlerin profesyonel projeleri değil aslında. İşte o koca koca şirketlerde çalışan şahısların vicdani duyarlılıklarıyla ilgili her şey. Maaşının bir kısmını bursa ayırmak, ihtiyaç sahipleri yararına şirket ortasında kermes düzenlemek, çocuğuna sayısız oyuncaklarından bir kısmını taştan, topraktan, telden başka oyuncağı olmayan yaşıtlarıyla paylaşmasını öğretmek ve dahası...

Böylesi hoş bir hareketliliğe şahit olduk geçtiğimiz cuma günü İstanbul'un orta yerinde. Beyoğlu'nun ara sokaklarını adımlayıp Taksim İlköğretim Okulu'na ulaşmamız gerekti önce. İstanbul'a göçle gelen, maddî durumu hiç de iyi olmayan ailelerin çocukları eğitim görüyor bu okulda. Okulun kapısına vardığımızda minik öğrencilerin arasından sıyrılan Turkcell çalışanları karşıladı bizi. 'Onların ne işi var orda?' diye merak etmişsinizdir. Hemen açıklayalım, onların Taksim İlköğretim Okulu'nda bulunmaları tamamen meraktan! 'Turkcell Gönüllüleri' olarak meğer okula bir 'Merak Odası' kurmuşlar. Güzelce boyayıp, duvarlarına resimler asmışlar. Projeksiyon cihazı tutuşturmuşlar tavana. Yere de armut minderleri yerleştirmişler. Odanın girişine de bir 'merak kutusu' koymuşlar. Öğrencilere de 'Neyi merak ediyorsanız bir kâğıda yazıp kutuya atın.' demişler.

Bizim şansımıza 'yerçekimsiz hayat' konusu denk geldi. Biz de bu ilginç konuyu merak ettik ve Merak Odası'na daldık. İçeride yaklaşık 20 öğrenci var. Hepsi de pür dikkat projeksiyon cihazından yansıyan astronot görüntülerini izliyor. Bir yandan da yerçekimsiz hayatla ilgili bilgi veren Vadi ağabeylerini dinliyor. Bir ara astronotların uzay gemisini dışarıdan tamir ederken neden çelik halatlarla kendilerini gemiye bağladıklarını soruyor. Bağlı olmaması halinde sürtünmesiz ortamda uzay boşluğuna doğru uçup gideceğini söylüyor çocuklar. Hatta Vadi ağabeylerinin öğrettiği bilgileri kullanıp daha pek çok cevabı sıralıyorlar.

Bu arada miniklerden biri astronot yürüyüşünü taklit ediyor kahkahalar arasında. Yerçekimsiz hayat toplantısı sona eriyor böylece. Turkcell Gönüllüleri çocuklardan merak ettikleri konuları merak kutusuna atmalarını istiyor yeniden. İlginç meraklar çıkıyor kutudan. 'Fen ve matematik derslerinin neden bu kadar zor olduğu ve Saadet'in neden bu kadar deli olduğu' ya da 'Uzaylılar var mı, varsa nerede yaşıyorlar?' gibi...

Öğrencileri evlerine uğurladıktan sonra kariyer kaynaklı uzun titrlere sahip Turkcell Gönüllüleriyle 'gönüllülük' üzerine hoş bir muhabbet çeviriyoruz. İç İletişim Bölüm Başkanı Yusuf Özer, gönüllülük hikâyesini anlatmaya başlıyor. 2003 yılında kurmuşlar Turkcell Gönüllüleri oluşumunu. Sadece Turkcell çalışanlarının maddî ve manevî desteğiyle birçok projeye imza atmışlar. Gönüllülük hareketi ilgi görünce geçtiğimiz yıl şirket bünyesinde Hayat Ormanı Derneği'ni kurmuşlar. Yusuf Özer, ilginç bir yardım ağından bahsediyor. Yerel intranete yürüttükleri her proje için sarı yaprakları olan bir ağaç yerleştirdiklerini söyleyen Özer, şöyle konuşuyor: "Ağacın her yaprağı bir istek anlamına geliyor. Bir okula gidiyoruz mesela. Bir çocuk bir istekte bulunuyor. O isteği o yaprağa işliyoruz. Turkcell çalışanı gidip o yaprağa basıyor, işi sahipleniyor. isteği yerine getiriyor. O yaprak yeşilleniyor. Bütün yapraklar yeşillenince ağaç hayat ormanındaki yerini alıyor."

Yardım projelerinden bahsederken söz dönüp dolaşıp yine Merak Odası'na geliyor. Çalışan Katılım Programları Müdürü Melis Uğur, Merak Odası'nı şu sözlerle anlatıyor: "Biz çocuklara kendi istediğimizi değil, onların merak ettiğini anlatmak istedik. Merak kutusundan çıkan konuyla ilgili bilgisi, deneyimi olan Turkcell çalışanını öğrencilerle bir araya getiriyoruz. Çocuklar merak etmeyi, sorgulamayı, cevaplardan tatmin olmuyorsa yeniden soru sormayı öğreniyor." Son sözü idari işlerden İlker Karagöz söylüyor: "Alanında uzman, kariyer sahibi kişileri çocukların karşısına çıkarıyoruz. Bu çocuklardan bir tanesi bile karşılarına çıkan ağabeyini ya da ablasını rol model alırsa ne mutlu bize." o.deligoz@zaman.com.tr


'Turkcell Gönüllüleri'nden seçmeler:

Kağıthane Hasdal İlköğretim Okulu'na geçtiğimiz mayıs ayında ileri teknoloji fen laboratuvarı ve müsamere salonu yaptırdılar.

Taksim İlköğretim Okulu'nun bahçesini düzenleyip spor yapılabilir hale getirdiler. Okula bir de Turkcell çalışanlarının bilgi ve becerilerini çocuklara aktarabileceği Merak Odası yaptılar.

ÖNDER DELİGÖZ
14 Haziran 2009, Pazar
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
PazarBölümündeki Diğer Başlıklar
 Varsa yoksa geyik bizim memleket!
 İskender Pala, üniformalı yıllarını yazdı
 Snowboard denince Çiçek akla gelir
 Şişmanlık babadan çocuğa mı geçiyor?
 Ani ısı düşmesi sizi hasta etmesin
 Viyana'dan Topkapı'ya Sultanlar Yolu açılıyor
 Sakız koçları artık emin ellerde
 FKM'den yeni oyun: Yolun Açık Olsun
 Hollywood'da doğdu türkücü oldu
 Hakkari, Hatit'den daha mı uzak?
 Evlerdeki Berlin duvarı "televizyon"
 Bir dönemdi yaşandı, şimdi mazide kaldı
 Amerika'ya uzanan Türk müziği aşkı
 Modacı Siren Ertan Çarmıklı: Anneannemle hacca gideceğim
 '2010 Evlilik Fuarı'nın yarın son günü
 Yavuz Selim'de hem dua hem temaşa
 Yalnız ve güzel memleketim iyiye gidiyor
 Her yazarın gönlünde, daha çok insan tarafından okunmak vardır
 Yeşil sahalardan gıda sektörüne transfer oldular
 İsrailli ve Filistinli iki genç şarkılarını 'barış' için söylüyor
 Şartlarını yerine getirsem konuğum olur musun?
 Şifreniz 'deŞİFRE' olmasın
 Bâbıâli'nin sır küpü Şaban Köse
 Türk ok ve yayının dönüş hikâyesi
 'Aslında' dememek için bu haberi okuyun

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2