09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Dış Haberler
Gülen Hareketi toplum için çalışan herkese ilham kaynağı
ABD Başkanı Barack Obama'nın danışmanı Mısır doğumlu Dalia Mogahed, Fethullah Gülen'in ismiyle özdeşleşen Gönüllüler Hareketi'nin toplum menfaati için çalışan herkese bir model ve ilham kaynağı olduğunu söyledi.

Beyaz Saray'da görev yapan ilk Müslüman danışman olan Mogahed, "Bence bu hareket, bütün dünyaya adanmış insanların bir araya gelip çalıştıklarında toplumun menfaati adına nelerin yapılabileceğini gösteriyor." dedi. Mogahed, Gülen Hareketi'nin dinler arası diyalog ve işbirliği konularında yaptığı çalışmaları ise 'harikulade işler' sözleriyle nitelendirdi.

ABD Başkanı Obama'nın danışmanı Dalia Mogahed, Arap gençliğinin işsizlik sorununa çözüm üretmek amacıyla kurulan Silatech'in düzenlediği İkinci Doha Zirvesi için geldiği Katar'da Zaman'a özel mülakat verdi. Mogahed, soruları şöyle cevaplandırdı:

Sizce Bush'tan Obama'ya geçişle birlikte Amerika'nın Müslümanlara bakışındaki en temel değişiklik ne oldu?

Bence iki temel değişim söz konusu burada. Birincisi Obama'nın Müslüman dünyasına yaklaşımı, ikincisi ise Müslüman dünyanın buna verdiği cevap. Bu açıdan bakıldığında bu iki değişimden birincisinin aracı ikincisinin ise temel sebebi konumundaki esas değişiklik kendisinin Müslümanlara hitap ederken kullandığı dildir. Şu anda Müslümanlar ile saygılı ve uzlaşmacı bir şekilde konuşan bir başkan var Beyaz Saray'da ve yine bu başkan Müslümanlar ile doğrudan iletişim kuruyor, mesajlarını doğrudan ve açık sözlülükle iletiyor. Daha önceki dönemlerde yapıldığı gibi Müslümanlar ile ya da onlar hakkında konuşurken Amerika'daki kendi tabanına şirin görünme çabası içerisinde değil Obama ve bu gerçekten de çok önemli. Artık, Amerika ile İslam dünyası arasında bu düzlem üzerinde kurulan iletişim çerçevesinde Amerika'nın İslam dünyasına karşı giriştiği bir savaş değil, bu iki taraf arasındaki siyasî farklılıklar ve ittifaklar konuşuluyor. Ben bunu çok önemsiyorum.

Yani, İslam dünyası ile Amerika arasındaki ilişkilerin karakteri hakkındaki değişim ve gelişim adına ümitli olmak için yeterince sebep var mı şu anda?

Evet buna çok inanıyorum ben. Öyle ki, bu bir daha ele geçirilemeyebilecek çok büyük bir fırsat bence.

Peki söylemdeki bu değişikliğin atılacak somut adımlara dönüşeceğine de inanıyor musunuz?

Kesinlikle inanıyorum çünkü Obama bu açıklamaları ülkesindeki devasa boyutlardaki bütün siyasi baskılara göğüs gererek, her şeye rağmen yapmaya devam ediyor. Açıkçası, Obama için bu tarz bir söylem ve tavır takınmanın kendi ülkesi içerisinde şahsı ya da temsil ettiği siyasi kanat adına hiçbir menfaat söz konusu değil.

Dünya kamuoyu Obama'nın Kahire konuşmasını büyük bir dikkat ile izledi. Bu konuşmada en göze çarpan vurgulardan birisini din özgürlüğü ve kadın haklarına yaptı. Başörtüsü takma hürriyeti özelinde ele aldığı konuşmasının bu kısmında kimi Batılı ülkeleri de isim vermeden sert bir dille eleştirdi. Bu konuya neden değindi Obama?

ABD dinî özgürlükler konusunda bir dünya lideri ve Batı'nın geriye kalanına olduğu kadar diğer ülkeler için de an itibarıyla uygulamakta olduğu politikalarıyla çok parlak bir örnek teşkil ediyor. Geniş manada bir din özgürlüğü hassasiyeti ile sapık düşüncelerin yayılmasını engellemede takındığı tavır arasında kurduğu hassas denge ile de takdire şayan bir yerde duruyor ayrıca. Ben de, bir parçası olduğum bu ülkenin bu konudaki söz konusu hassasiyetlerini sonuna kadar taşıyorum. Şunu net bir şekilde ifade etmeliyim; bir ülkede insanlara dinî hürriyetlerin tanınması asla ama asla devleti ve onun işleyişini tehdit etmez, aksine onu güçlendirir ve ilelebet üzerinde duracağı sağlam bir zemin hazırlar ona.

İslam dünyasında demokrasi bağlamda önümüzdeki yıllarda bir ilerleme için ümitli olabilir miyiz?

Bunu kestirmek çok zor; ancak günümüzde Müslüman coğrafyasında demokrasinin durumundan çok da memnun olmadığımı söylemem gerekir. İslam dünyasının birçok yerinde ne yazık ki demokrasiler çok kuvvetli değil ve bence yakın gelecekte de bu noktada büyük değişiklikler beklemek için çok az sebep var. Başkan Obama, ABD'nin demokrasisinin işlerliği ve olmazsa olmaz bütün değerleri ile de bütün dünyaya bir misal teşkil etmesini arzuladığını söylüyor devamlı.

Hangi değerler bunlar?

Hukukun üstünlüğü, güçlü kurumlar ve bunlar arasındaki güçler ayrılığı, azınlık hakları, din ve ifade özgürlüğü mesela. Bu değerler her demokrasinin temeline sapasağlam yerleştirilmiş olmalı. Obama'nın bunları dünyaya göstermek istemesi bence çok önemli; ancak bu tavrın bazı yerlerde tabandaki demokrasi mücadelesine nasıl tesir edeceğini tahmin etmek gerçekten de çok zor. Bunu hepimiz zamanla göreceğiz.

Sizce Fethullah Gülen hareketi, dünyaya ve insanlığa ne vaat ediyor? Yaptıkları bunca faaliyetleri nasıl yorumluyorsunuz?

MUSTAFA EDİB YILMAZ DOHA
14 Haziran 2009, Pazar
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
Dış HaberlerBölümündeki Diğer Başlıklar
 Ukrayna bu kez 'Mavi Devrim' dedi
 Gül, Yeni Delhi'de Türk izi sürdü
 NATO, akreditasyon skandalını üstlenmedi: Bizim işimiz değil
 Aynı anda 18 kılıcı yuttu
 Rum Kesimi'nde hükümet krizi
 Türk-Kazak hattına ziyaret dopingi
 Amerikan uzay mekiği Endeavour fırlatıldı
 Fransa'da camiye ırkçı saldırı
 'İsrail'den Kuzey Kıbrıs reklamlarına sansür'
 NATO operasyonu öncesi büyük kaçış
 Boşnak Müslüman, kadınla tokalaşmama davasını kazandı

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1