30.07.2010, Cum

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

 Politika

Meclis darbecilere karşı en etkin adımı attı
Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda (CMK) yapılan yasal değişiklikle darbe teşebbüsünde bulunan askerî personele sivil yargı yolu açılırken, Avrupa Birliği yolunda da önemli bir adım atıldı. Ancak iktidar ve muhalefetin birlikte attığı tarihî adım, bazı çevrelerde rahatsızlık meydana getirdi.

Bu tepki üzerine tavrını değiştiren anamuhalefet partisi, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gideceğini açıkladı. Ardından bir kısım medya üzerinden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e 'veto baskısı' yapılmaya başlandı.

Kamuoyu CHP'nin ve kendisine destek veren medya mensuplarının darbecilerin sivil yargıda yargılanmasına neden karşı çıktığına anlam veremiyor. Düzenlemeyi 'demokrasi yolunda atılmış en etkin adım' olarak gören aydınlar ise geri adım atılmamasını istiyor. Prof. Dr. Mithat Sancar, yapılan değişikliğin Türkiye'de şimdiye kadar darbe girişimlerine karşı yapılmış en etkili hukuksal adım olduğunu belirtirken, atılan adımın 12 Eylül'ü yargılamanın ötesinde darbelere karşı ciddi bir hukukî tedbir olacağını düşünüyor. Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, değişikliğin geç bile kaldığına dikkat çekiyor. Selçuk, "Bu düzenleme öz ve içerik açısından doğrudur. Bence askerî yargının yetkileri daha da sınırlandırılmalıdır." diyor.

Daha sivil ve daha demokratik bir Türkiye hedefleyen reforma cephe alan gazetecilerin tavrı ise bir başka tartışma konusu. Gazeteci Yavuz Baydar, yargı reformuna karşı çıkan meslektaşları için "27 Mayıs sonrası ortaya çıkan üniformalı medya" nitelendirmesinde bulunurken, Star Gazetesi Başyazarı Mehmet Altan, yaşanan tartışmaların ardında 'gece yarısı aldatması' değil CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a açılan 'gece yarısı telefonu' olduğu inancında. Altan, düzenlemeden huzursuz olanların Baykal'ı uyardığını savunuyor.

Gazeteci Mehmet Ali Birand ise yasal değişikliğin 'asker düşmanlığı' olmadığını, 'doğal ve uluslararası bir kuralın Türkiye'de de uygulamaya girmesi' olarak tanımlıyor. Taraf'tan Ahmet Altan da yasayı veto ettirmek için çaba harcayan medya organlarına seslenerek "Darbeci askerlerin sivil mahkemede yargılanması neden kötü?" sorusunu yöneltiyor.

Sami Selçuk (Yargıtay Onursal Başkanı):Askerî yargının yetkileri daha da sınırlandırılmalı

Bu düzenleme öz ve içerik açısından doğrudur. Askerî yargının hiçbir zaman, hiçbir ülkede bağımsız olduğu söylenememiştir. Bu sadece Türkiye'ye özgü değildir. AİHM de askerî yargıçların bağımsız olmadığını kabul etti, bunu tartışmaya gerek yok. Bence askerî yargının yetkileri daha da sınırlandırılmalıdır. Ben Türk Ceza Yasası'nda geçen suçların Askerî Ceza Yasası'ndan çıkartılmasından yanayım. Salt askerlik suçlarıyla ilgili olarak düzenlemeler yapılmalı.

Ahmet Altan (Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni): Askerin sivil mahkemede yargılanması neden kötü?

Bence bu iyi ve doğru bir karar. Ordunun içinde birileri cunta kuruyorsa, darbe planlıyorsa, suç örgütlerine katılıyorsa, bu insanlar sivil mahkemede yargılanmalı. Darbeci askerlerin sivil mahkemede yargılanması neden kötü?

Mehmet Altan (Star Gazetesi): Baykal gece yarısı telefonuyla fikir değiştirdi

Tartışmaların ardında 'gece yarısı aldatması' değil, CHP lideri Baykal'a açılan 'gece yarısı telefonu' yatıyor. Gece telefon gelmiş Baykal'a, başka izahı yok bunun. Kopenhag Kriterleri gereği AB standartlarında değişime onay vermiş ama bundan huzursuz olanlar kendi-

sini uyarmış ve eski sözcülüğüne geri dönmüş.

Mehmet Ali Birand (Kanal D Haber Grup Başkanı): Düzenlemenin asker düşmanlığı ile ilgisi yok

Yasal değişiklik doğal ve uluslararası bir kuralın Türkiye'de de uygulamaya girmesi olarak görülmeli. Asker düşmanlığı ile ilgisi yok. CHP'liler herhalde sivil yargıya inanmadıklarından veya sivil yargının AKP etkisi altında kalma olasılığından dolayı, statükonun değişmesini istemiyor olabilir. Ancak bu tutumları ister istemez, geleneksel TSK-CHP gönül bağının sürdüğünü ortaya koyuyor. Veya doğru dürüst anlatamadıklarından, böyle yorumlanıyor.

Can Baydarol (AB Uzmanı): Son derece müspet bir düzenleme

Türkiye'nin hukuk birliği açısından önemli bir dönemeç. Hiçbir ülkede iki başlı hukuk olmaz. Yapılan düzenleme son derece müspet bir gelişmedir. Buna karşı çıkanlar hâlâ soğuk savaşın etkisinden kendini kurtaramayanlardır.

Mensur Akgün (TESEV Dış Politika Program Direktörü): Değişiklik, darbe niyetinde olanlara karşı yapıldı

Askerin siyaset üzerindeki vesayetinin kaldırılması açısından önemli bir adım. Darbe niyetinde olanların bir daha buna kalkışmamaları için yapılmış bir düzenlemedir. Keşke daha fazla tartışabilseydik bu düzenlemeyi ama önemli olan yapılmış olmasıdır.

ZAMAN
FATİH VURAL İSTANBUL
03 Temmuz 2009, Cuma
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
PolitikaBölümündeki Diğer Başlıklar
 YSK, hep tartışmalı kararlarıyla gündemde
 İlk kez bir seçimden geçmiyoruz, alnımız ak
 Biz emniyet müdürünü görevden aldık, aynısını asker de yapmalı
 Kılıçdaroğlu'nun TRT programına Sav engeli
 Peygamberimiz 'ilim Çin'de de olsa gidin' diyor
 'Demokrat' taban Cindoruk'a rağmen 'evet' diyecek
 Diyarbakır Cezaevi'ni gördüm nasıl 'hayır' derim?
 'Hayır' kampanyasını Zincirbozan'dan başlattı: Geçmişi kurcalamayın
 CHP'li Kart: Yaşar Büyükanıt hakkında dava açağız
 CHP'nin 35. maddeyle ilgili teklifi TBMM'de
 BBP: Cuntacıların getirdiği bütün kanunlara karşıyız
 İyimaya: CHP'nin teklifi 35. maddeyi güçlendiriyor
 Hizmet-İş Sendikası 'evet' diyecek

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1