09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Gündem
Yargıdaki siyasallaşmanın kitabını yazdı
Türk yargı sistemi müdahale ve baskı derdinden hiç kurtulmadı. Kimi dönemlerde 'önce infaz, sonra mahkeme ve karar oluşturma' uygulamaları yapıldığı eleştirilerine maruz kaldı. Yassıada mahkemeleri bu uygulamanın maddi delilini oluşturdu.

Çevik Bir'in Genelkurmay 2. başkanı olduğu 28 Şubat süreci, yargıda bağımsızlığın en fazla tartışıldığı dönem oldu. Bu dönemde yargının askerî vesayet altında kararları aldığı ortaya çıktı.

Sivil-askerî yargı ikilemini ortadan kaldırmak için atılan adımlar kamuoyunda büyük tartışmalar oluştururken AK Parti Konya Milletvekili Av. Hüsnü Tuna, 1990 sonrası Türk yargısının politik suistimalini 'Yargı Emir ve Görüşlerinize Hazırdır' başlığında kitaplaştırdı. Bu süreçte yaşanan hak ihlallerini ve teksir kâğıdıyla çoğaltılmış izlenimi veren 'siyasi içerikli' karar metinlerini belgeleriyle ortaya koyan Tuna, "Baskılara rağmen hukukun kurallarından ayrılmayan yargı mensuplarının başı da soruşturma, baskı ve sürgünden kurtulmadı." dedi. Tuna, toptan açılan davalarda yaşanan pervasızlığa ise bir bayan hakim hakkında eşinin 'başörtülü' olduğu iddiasıyla açılan soruşturmayı örnek gösterdi.

Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Bursa 2. İdare Mahkemesi Başkanı Sabri Ünal, Samsun İdare Mahkemesi üyeleri Sıtkı Keleş, Fatih Terzi, Recep Taş gibi 40'a yakın yargı mensubu neredeyse aynı kaderi paylaştı. Bu isimlerin ortak özellikleri; 28 Şubat döneminde soruşturma, baskı ve sürgüne uğramaları. Suçları ise eğitimleri engellenen başörtülü öğrencilerin davalarını kabul etmek. Hukuka uygun şekilde yürüttükleri davalardan dolayı dünyaları karardı. Haklarındaki soruşturmaların gerekçesi de aynı; eşlerin başörtülü olması, özel yaşantılarında mesleğe yakışmayan davranışta bulunmaları, cuma ve teravih namazına gitmeleri.

Avukat Hüsnü Tuna, 28 Şubat döneminde sivil toplum kuruşları, sanayiciler, esnaflar, gazeteciler ve yargı mensuplarının brifing bombardımanına tutulduğunu belirtiyor. Tuna, bu brifinglerin kişileri ve kurumları bilgilendirme değil yönlendirme amaçlı olduğuna dikkat çekiyor. "Asker ve sivil kişilerden oluşan postmodern darbenin icracıları, yargıyı bilgilendirme kisvesi altında 'gelecek davalarda alınacak tavrı ve verilecek kararların muhtevasını dikte eden' brifingler organize etmişti." diyen Tuna, 10 Mayıs 1997'de yüksek yargıya yönelik düzenlenen brifinge dört yüzden fazla hukukçunun katıldığına dikkat çekiyor.

Örnek soruşturma yazısı

Sayın A. G.

İstanbul.... Vergi Mahkemesi Üyesi

Sosyal ve aile yaşantınız ile eşinizin yakın zamana kadar benimsediği çağdaş olmayan giyim tarzı itibarıyla, laiklik karşıtı düşüncelere yakınlık duyduğunuz hususunda kanaat uyandırdığınız, bu arada evinize gelen misafirleri haremlik-selamlık tabir edilen şekilde ağırladığınız ve keza dairedeki odanızda radyo ve teypten dini yayınlar ve ilahiler dinlediğiniz ileri sürüldüğünden savunmanızı iki nüsha olarak 3 gün içinde göndermenizi rica ederiz.

Benzeri davalarda patlama yaşandı

Tuna, brifinglerin yargı tarihinde yargıçların ve savcıların aleni olarak yönlendirilmesinde milat olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Tuna, brifinglerden sonra açılan birbirine benzer davaları ve verilen kararları delil göstererek, brifinglerle yargının etki altına alındığını iddia ediyor. Tuna'ya göre teksir edilerek önceden hazırlanan karar metinleri yargıya müdahalenin apaçık örneği: "Mahkemelerde başörtüsü yasağına karşı açılan davalarda kararlar artık matbu hale gelmiştir. 4-5 sayfalık bilgi notu ya da bu notların kısaltılmış şekliyle karar formatında "metinler davacı, davalı ve işlem tarih ve sayılarının yazılacağı bölümler" boş bırakılmak suretiyle teksir edilerek çoğaltılmış, karar verilecek dosyalar için boşluk doldurma yöntemiyle kararlar hazır hale getirilmiştir."

Brifingli yönlendirmeye

direnen hâkimler de vardı

Her türlü baskıya rağmen hukukun gerektirdiği şekilde hareket eden çok sayıda yüksek yargı mensubu hakkında başlatılan soruşturma dosyaları o dönemde HSYK'ya sunuldu. Görevinden uzaklaştırılan olmadı. Ama tayinler, sürgünler ve baskılara uğradı. 'Üniversitelere başörtüsü ile girişi yasaklayan işlemi durduran' hakimler verdikleri kararlar sebebiyle soruşturmalara ve çeşitli cezalara maruz kaldı. Bunlardan birisi de Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek. "O gün yapılmış ciddi bir hukuksuzlukla karşılaştım." diyen Petek, başına gelenleri başörtülü öğrencilerin şikâyeti üzerine rektör ve dekan hakkında yaptığı soruşturmaya bağlıyor. Petek, hakkında açılan soruşturmayı ise şöyle anlatıyor: "Yozgat'ta iki yıl önce yerel bir gazetede 'Türkiye'nin generalleri' diye bir yazı yayınlanmış. Muhtemelen askerleri tahkir ve tezyif etmiştir. 'Neden yazıyı görmedin ve hakkında dava açmadın?' diye suçlandım ve Yargıtay'da yargılandım. Mahkemede esas hakkındaki mütalaası istenen savcı, savunmamı beklemeden 'mütalaam hazır' dedi, çantasından çıkardı ve 'suç sübuta erdiğinden cezalandırılmalıdır' diyerek okudu."

MÜKREMİN ALBAYRAK İSTANBUL
09 Temmuz 2009, Perşembe
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
GündemBölümündeki Diğer Başlıklar
 Eğitime yargı vesayeti
 İpekçi, Mumcu, Öz ve Dink ailelerinden ortak çağrı: Cinayetlerin ardındaki yapıyı ortaya çıkarın
 Kozmik oda raporu savcıya gönderildi
 'Kur'an okuyun' tavsiyesi karanlıklara yakılan kandildir
 Adlî Tıp, noktayı koydu: Islak imza Dursun Çiçek'in
 Ergenekon soruşturmasının demokrasiye katkısı büyük
 Barajlar doldu, kapaklar açılıyor
 Tuncel, sınavı geçemedi gardiyan olamayacak
 Askerî savcılık 'tanık' olarak dinledi
 Hâkimden Osman Gürbüz'e: 10 yıl nasıl firari olarak gezdin?
 Türkbank davasında 4 yıl hapis talep edildi
 Metrobüs zammı iptal edildi
 Kaçmaz'ın Eminağaoğlu kararı: Deliller yetersiz, kovuşturmaya gerek yok!
 Adana, Nevşehir ve Ağrılı 190 avukattan 'Balyoz'a suç duyurusu
 Yamaç paraşütünün yeni adresi Diyarbakır
 İzmir'de çelişkili yağış oranı
 Sahilde dalgalara kapıldı
 Bursa'da toprak kaydı
 Bir denizci albay daha intihar etti
 Özel okullar SBS sonucuyla öğrenci alacak
 Jandarma, 'dur' ihtarına uymayan minibüs şoförünü vurdu
 Emekli polis, tek başına kaldığı evde donarak öldü
 Tutkunu olduğu motosiklette hayatını kaybetti
 Teslim olan 4 PKK'lı serbest bırakıldı

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2