09.09.2010, Per

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

RAMAZAN

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

EKLER


BÖLGESEL

 
 
 

 Kürsü

Gelin günahlara karşı tavır alalım
Hepimizi bekleyen ciddi bir akıbet var. Esved İbn Yezid en-Nehaî'nin mülâhazasıyla diyecek olursak:"İş bildiğiniz gibi değil; çok ama çok ciddi." Hiçbirimizin kabir azabından kurtulma, hesaba, mizana takılmama, sıratı uçarak geçme, mahşeri güvenle aşma adına bir garantisi yok.

O zaman ciddi meseleler karşısında ciddi olmamız gerekmez mi? Öyleyse gelin Allah aşkına, günah ve mâsiyete karşı ciddi bir tavır, ciddi bir duruş sergileyelim ve dilimizde bir vird-i zeban hâlinde sürekli "Allah'ım, bize günah işlettirme! Ezkaza hataya düşersek hemen tövbeye hidayet eyle. Sürekli tövbe, inâbe, evbe kurnalarına koşarak arınma yollarına bizi hidayet buyur." diye dua dua yalvaralım; yalvaralım da tek dakika olsun kirli kalmamaya çalışalım.

Gözümüz bakmanın, kulağımız duymanın, ağzımız konuşmanın kirleriyle kirli kalmasın. Hemen tövbe ve istiğfar kurnasıyla arınalım. Her zaman Allah'ın huzuruna çıkacak gibi tertemiz duralım. Nasıl bir büyüğün yanına çıkma öncesinde aynanın karşısına geçip gömleğimizi, kravatımızı düzeltir, birkaç defa ceketimizin yakalarından tutar, omuzlarını düzeltmeye çalışır, kapıya yanaştığımız zaman son bir kere daha kendimizi kontrol ederiz.

Aynen öyle de Âlemlerin Sultanı'nın huzuruna düzgün çıkmamız gerekmez mi? Tam kirlendiğin bir anda düşüverirsen, -nitekim ona düşme ve yuvarlanma denir, gitme denmez- bizi tertemiz yaratan, dünyaya fıtrat-ı selim ile insan mahiyetinde gönderen, hayvanlardan ayırıp bizi akıl, fikir ve şuurla serfiraz kılan Allah'a karşı ayıp olmaz mı? Rabbim hepimizi böyle bir ayıpla öte tarafa gitmekten, bütün sırların ortaya saçılıp döküleceği bir günde rezil ü rüsvay olmaktan muhafaza buyursun!

Ya Seyyidî, ya İlâhî! Marifet erbabı kulların Seni bulduklarında Sen'den başka ne varsa hepsinden yüz çevirmişlerdir. Salih kulların Sen'in fazlınla necâta ermişlerdir. Taksîratı pek çok günahkârlar da "Tövbe, ya Rabb'i!" deyip yine Senin kapına yönelmişlerdir.

Ey affı güzel Rabb'im! Ne olur, affının serinliğini ve marifetinin halâvetini benim ruhuma da duyur ve beni onlarla doyur! Her ne kadar ben bunlara lâyık olmasam bile, haşyetle önünde iki büklüm olup ikâbından sakınılmaya lâyık olan da, mücrimlerin günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız Sensin! Âmin!

ZAMAN
14 Ağustos 2009, Cuma
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
KürsüBölümündeki Diğer Başlıklar
 Ramazan-ı Şerif, bize ruh disiplini kazandırmalı
 İlahî kelamla tanışma fırsatı
 [His Dünyası] Gönlümüzü âbâd et
 Haftanın Duası
 Sözün Özü
 Sefahetin yok etmeyeceği toplum yoktur
 [Haftanın Duası]
 [Sözün Özü]
 Ramazan'a yaklaşırken
 Toplum ve teessür
 Efendimiz, fıtrî hayatın talimcisidir
 Kimseyi ihmal etmeye hakkımız yoktur
 İnsan ve Ufuk
 [Haftanın Duası]
 [Sözün Özü]
 Ruhun ve imanın zaferi
 Haşyet istemek, Allah'ı bilmenin meyvesidir
 Ya Rab
 Sözün Özü
 haftanın Duası
 Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek
 Sonu gidip Cennet'e dayanan yol
 Uyan
 haftanın Duası
 Sözün Özü

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1