09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yorumlar
[Yorum - İhsan Işık] Ekonomistler krizi neden bilemedi?
Zaman Gazetesi, birkaç hafta önce Lehman Brothers'ın iflasının yıldönümünde "krizden nasıl çıkılacağı konusunda ulema ihtilafa düştü" başlıklı bir haber yapmıştı. Haberde dünyaca ünlü ekonomik otoriteler farklı farklı görüş beyan ediyordu.

Ekonomistler çıkış yolunu tam kestiremedikleri gibi, yeryüzünün bu en büyük ikinci mali krizini öngörememekle, hatta bu krize neden olmakla suçlanmaktadırlar. Bunlar ciddi ithamlardır ve mesleğin itibarını derinden sarsmaktadır. Halbuki, daha düne kadar ekonomistlerin halk nezdinde politikacılardan daha güvenilir bir yeri vardı. Nitekim, 27 senedir Amerikan ekonomisi, motoru kızdırmadan (enflasyonsuz) aralıksız büyüyünce, kimi otoriteler yeni bir paradigmadan (ekonomik mucizeden) bahsetmeye ve direksiyon başındaki zata "ilahi güçler" atfetmeye başlamıştı. Reagan dahil 4 başkan eskiten eski FED Başkanı Alan Greenspan, ancak son kullanma tarihi 2006'da 80 küsur yaşındayken malulen emekli edilmişti. Greenspan bir Cumhuriyetçi olmasına rağmen, Demokrat Bill Clinton bile onu görevinden alamamıştı. Hatta, Senatör John McCain onu ülke için 'vazgeçilmez' ilan etmişti: "Eğer Greenspan bir gün ölürse, ABD başkanı onun yere yıkılmasına izin vermemeli, cesedinin koluna girmeli ve yüzüne de bir çift siyah gözlük takmalıdır!" Kriz öncesi ölmesine bile izin verilmeyen Greenspan, kriz sonrası -birçok diğer ekonomik şöhret gibi- itibar infazından kurtulamamıştır.

EKONOMİSTLERİN ŞÖHRET EROZYONUNUN SEBEPLERİ NELER?

En barizi, ekonomistler arasındaki 'kakafoni', yani dağınık görüntüdür. Medyaya bakıldığında ekonomistlerin birçok konuda ihtilaf ettiği görülmektedir. Bu durum aslında tescillidir. American Economic Review'deki bir araştırmaya göre, 16 önemli ekonomik mesele arasında ekonomistlerin %90 hemfikir olduğu sadece 3 konu vardır. Bu bir yerde normaldir, çünkü ekonomi bir sosyal bilimdir. Sosyal bilimler, insan davranışını anlamaya ve tahmin etmeye çalışır. Fizik, kimya gibi tabii bilimler ise cansız maddeleri inceler. Bu tür maddeler, doğa kanunlarına tabidir ve tutarlı davranış gösterirler. Bir kibriti çakar ve kuru bir kâğıda tutarsınız, yandığını görürsünüz. Ekonominin konusu insandır. İnsansa hür irade sahibidir ve pek öyle öngörülür hareket etmez. İşkence yaparsınız, bazısı çözülür ve konuşur; bazısı ise ölümüne direnir. Hatta, aynı kişi işkenceye farklı zamanlarda farklı tepki de gösterebilir. Bu yüzden, ekonomi gibi sosyal bilimlerde öngörü yaparken hata payının büyük olması normaldir.

MIT hocası Andrew Lo'nun bir çalışmasına göre, temel bilimlerde 3 temel kanunla madde davranışının %99'unu tahmin edebilirken, finansta, 99 kanunla insan davranışlarının ancak %3'ünü kestirebilirsiniz. Nitekim, IMF'nin bir araştırmasına göre, ekonomistler, 1990'larda peydah eden 60 milli krizin ancak %3'ünü bir yıl öncesinden bilebilmiştir. Tahmin ettikleri krizlerin de, tam şiddetini kestirememişlerdir. Bunun için ekonomistleri idam insafsızlık olur; ekonomi genç bir bilimdir; şu anki bilgi birikimimizle ancak bu kadar biliyoruz. Modern trafik sistemi ve nitelikli polislere rağmen kazaları tamamen önleyebiliyor muyuz? Ayrıca, sadece olan kriz ve kazaları görüyoruz, ya önlenenler? Her durumda, ekonomistlerin işi hiç kolay değil. Bir kere ekonomi, laboratuvarsız, deneysiz bir bilimdir. Bir laboratuvar çalışmasında, her şeyi kontrol eder, sadece bir faktörün değişmesine izin verir ve onun denek üzerindeki etkisini ölçersiniz. Ekonomide böyle kontrollü deneyler yapmak imkânsız gibidir. Gerçek hayatta, kontrolsüz milyonlarca deney olmaktadır. Her kriz, aslında böyle bir deneydir. Hepsi bir sonraki kriz için bir ders hükmündedir. Ancak, iyi bir ders çıkarabilmek için, daha çok gözleme ve derin analizlere ihtiyaç vardır. ABD'de meydana gelen her uçak kazasından sonra hadiseyi etraflıca inceleyen bir "Ulaştırma Güvenlik Kurulu" vardır. Benim de paylaştığım bir görüşe göre, dünyada vaki olan her krizin nedenlerini (hemen kriz sonrası) derinlemesine inceleyecek ve gerekli dersleri çıkaracak milli ve uluslararası "Ekonomi Güvenlik Kurullarına" ihtiyaç vardır.

GELENEKLERİ GÖZDEN GEÇİRME VAKTİ

Bazı hallerde, ekonomistler arasındaki genel ihtilafların arka planı 'masumdur'. Bir görüş bildirirken, ekonomistler değişik kıstaslar kullanabilirler; bu da farklı sonuçlar doğurmaktadır. Mesela, enflasyon bir önceki seneye göre düşüktür ama on sene öncesine göre yüksektir. Ayrıca, ekonomistler bazen "kısa dönemi" mi, yoksa "uzun dönemi" mi kastettiklerini belirtmeyebilir. Mesela, vergi kesintileri, kısa dönemde harcamaları, uzun dönemde yatırımları teşvik eder. Bazen ekonomistler, herkes gibi kibirlerine yenik düşer, bilmediklerini itiraf etmezler. Halbuki, henüz araştırma halindeki birçok yeni meselede mutlaka belirsizlikler ve ihtilaflar mevcuttur. Nitekim, Greenspan bile, "Döviz hareketlerini tahmin etmek zar atmaktan farksızdır." itirafını yapar. Bazen itiraf da fayda etmez. Eski FED başkanlarından Sherman Maisel, "Çeşitli yerlerde konuşma yaparken en zorlandığım konu, insanları bizim para hakkında o kadar da çok şey bilmediğimize ikna etmekti." der. Ayrıyeten, ekonomistlerin bazen ihtilafta olmasını kamuoyu teşvik eder. Mesela, birçok ekonomist "enflasyonun arkasında sendikaların olduğu" görüşüne katılmaz. Ancak, sendika düşmanı kesimler bu görüşü iddia edecek bir "gönüllüyü" bir türlü bulurlar. Bazen de ekonomistler arasındaki ihtilaflar medya tarafından abartılır. Bunda sansasyon saiki olabileceği gibi, bazen de habercilik gereği böyledir. Bir haberin dengeli olması için, genelde bir mevzu hakkında farklı görüşlere gerek duyulur. Halbuki, o konuda hakim bir konsensüs olabilir. Ekonomistler ayrıca o toplumun bir parçasıdır; tuttukları bir takım, destekledikleri bir parti vardır. Dolayısıyla, dünya görüşleri ve değerleri 'tarafsız' bakışlarını etkileyebilir. Dahası, ekonomide de "mezhepler" vardır. Her ekonomik mezhebin içtihatları da farklıdır. 'İmam Smith' mezhebine bağlı olanlar, krizden çıkış için piyasa bazlı reçeteler, 'İmam Keynes' mezhebine bağlı olanlarsa, devlet bazlı reçeteler yazar.

PROF. DR. İHSAN IŞIK ROWAN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ
10 Ekim 2009, Cumartesi

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
YorumlarBölümündeki Diğer Başlıklar
 [Yorum - Sinan Oğan] Ermenistan, diasporaya 'Ülkeyi satmadık' mesajı veriyor
 [Yorum - Alin Ozinian] Türkiye, Ermenistan sınırının açılmasını istiyor mu?
 [Yorum - Yıldız Ramazanoğlu] Türkiye'de yerli çözüm mümkün mü?
 [Yorum - Dr. Ümit Kardaş] Hakiki bir cumhuriyet hakiki bir demokrasi için
 [Yorum - Hilmi Yavuz] 'Sol-Ulusalcı' faşizmin tarihsel kökenleri üzerine bir deneme
 [Yorum - Nevzat Bayhan] Hâlâ 'yoz'laşmak istiyor muyuz?
 [Yorum - Muhammed Celal Numan] İKT'nin düşünce kuruluşları açılımı
 EMASYA sonrası da önemli
 Bir 'iç tehdit'e Amerikan cevabı2
 Yerli ve yabancı oryantalistlerin göremediği...
 [Yorum - Atilla Yayla] Kahraman bakkal süpermarkete karşı mı?
 [ABD 1933] Bir 'iç tehdit'e Amerikan cevabı1
 [Yorum - Doç. Dr. Hamza Al] Askerin politik ve bürokratik gerçeklik yanılgısı
 [Yorum - Didier Billion] Afganistan: Başını kuma gömen devekuşu stratejisi
 [Yorum - Eser Karakaş] İddia olmayan gerçekler
 [Yorum - Dr. Fahrettin Sümer] Afganistan'da çözüm arayışları sürüyor
 [Yorum - Jan Egeland] Haiti'den çıkarmamız gereken ders
 [Yorum - M. Naci Bostancı] Hepimize dokunan o acıklı haberler
 [Yorum - Herkül Millas] Darbe döneminden müdahale dönemine
 [Yorum - Sami Suruş] Türkiye'nin AB yolu içeriden geçiyor
 [Yorum - Prof. Dr. Garip Turunç] Nehir, yeni bir Türkiye'ye doğru akıyor...
 [Yorum - Etyen Mahçupyan] Darbenin rasyonalitesi
 [Yorum - Muhammed Ahmed El Huni] Yemen savaşa ve kaosa değil, kalkınma ve inşaya muhtaç
 [Yorum - Prof. Dr. Onur Bilge Kula] 'Kültür sorunlarımıza' bir başka bakış 2
 [Yorum - Süleyman Seyfi Öğün] Müsademe-i efkardan barika-i hakikati ummak

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2