09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Pazar
Türklerin 4 bin yıllık zekâ oyunu yeniden piyasada
İki genç işadamı, yeni projeleri için Osmanlı kaynaklarını incelerken birçok minyatürde yer alan küçük bir detaya dikkat kesilir.

Kahvehanede, evde veya çarşıdaki kalabalığı resmeden minyatürlerde, onca insan arasında iki kişi, üzerinde çok sayıda çukur olan bir tahtanın önüne karşılıklı oturmuş vaziyettedir. Birçok minyatürde küçük bir ayrıntı olarak yer alan bu tahtanın ne olduğu ve başına oturan iki kişinin ne yaptığını merak ederler. Araştırmaya başlarlar. İşte 4 bin yıllık Türk zekâ ve strateji oyunu mangalanın ortaya çıkması Serdar Asaf ve Serkan Aziz Ceyhan kardeşlerin bu merakının bir sonucu.

1970'lerden sonra unutulan mangala, özellikle Osmanlı'nın son dönemlerinde kahvehanelerde tavla ve satranç kadar yaygın olan bir oyundu. Mangalanın çağdaşı olduğu diğer oyunlardan farkı, dağdaki çobandan, 70 yaşındaki bilgine, İstanbul'da saraydaki hanım sultandan 6 yaşındaki çocuğa kadar her yaştan ve kültürden insanın oynayabilmesi. Bir başka özelliği ise bu oyun için mekâna ve malzemeye bağımlı olunmaması. Toprağa karşılıklı 6 çukur açıldıktan sonra etraftan toplanacak küçük çakıllarla bile oynanabiliyor. Zaten öz Türkçede bu oyunun adı 9 kumalak. Kumalak, keçi ve koyunların tezeklerine deniliyor. Malum bu hayvanların tezekleri zeytin çekirdeğine benziyor ve bu oyun için iyi bir malzeme! Oyunun kumalakla oynanması sebebiyle Orta Asya'da Türk çobanları tarafından geliştirdiği kabul ediliyor. Osmanlı'da 9 kumalak, hareket ettirmek kökünden türemiş olan "mangala" adıyla biliniyor. Literatüre mangala olarak geçen oyuna Anadolu'da her yöre farklı bir isim vermiş; 9 taş, kuyu ve güç oyunu en yaygın kullanılanları. Mangalaya güç oyunu denmesinin sebebi zekâ ve stratejiye dayalı bir oyun olması. Basit bir malzemeyle oynanıyor ama askerî stratejiler geliştirmeyi sağlıyor. Zaten Türkler oyunda kullanılan her bir taşa asker, çukurlara otağ adını vermiş.

Mangala gibi oyunlar birçok toplumda var. Fakat Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi'nden Doç. Dr. Abdulvahap Kara, stratejileri ve kuralları göz önüne alınınca en komplike oyunun Türk mangalası olduğunu söylüyor.

Türkiye'de mangalayı oynamayı bilen çok az insan var. Çoğu da yaşını başını almış. Geleneklerinden kopmamış köylerde basit versiyonları biliniyor. Fakat artık kahvehanelerde, evlerde, arkadaş toplantılarında oynanmıyor. Orta Asya'da ise 90'lardan sonra mangala yeniden hatırlanmış. Yaşlılar gençlere öğretmiş. Kazakistan'da 9 kumalak federasyonu kurulmuş. Turnuvalar düzenliyorlar. Ceyhan kardeşler sayesinde Osmanlı mangalası da gün yüzüne çıkacak. (www.3renk.org) g.baki@zaman.com.tr

Türk gibi stratejik düşündüren oyun

Mangala tahtasında karşılıklı 6'şar çukur var. Oyuncuların kazandığı taşları koyması için iki tane de yanlara büyük çukur açılyor. Buraya hazine deniyor.

Oyun 48 taş ile oynanıyor. Her çukura 4 tane taş konuluyor. Bunlar hazineye toplanmaya çalışılıyor.

İlk oyuncu istediği çukurdan 4 adet taşı alıyor ve birini aldığı çukura bırakarak sağ tarafa doğru (saat yönünün tersine) dağıtmaya başlıyor. Başladığı çukura taş koymak, Türklerin baba ocağını terk etmeme geleneğinden geliyor.

Oyuncunun elindeki son taş hazinesine denk gelirse oyuncu bir kez daha oynama hakkını elde ediyor.

Oyuncunun elindeki son taş, rakip tarafın herhangi bir çukurundaki taşların sayısını çift yaparsa oyuncu o çukurdaki tüm taşları alarak kendi hazinesine koyar. Çift yapma kuralı, Türk inanç ve devlet sistemi tarihinde ikili anlayışı sembolize ediyor.

Oyunculardan herhangi birinin sırasındaki taşlar bittiğinde oyun sona eriyor.

Oyun bittiğinde hazinesindeki taş sayısı 25 ve daha fazla olanlar kazanıyor. Mangala 5 set olarak oynanıyor.

ZAMAN

GÜLİZAR BAKİ
18 Ekim 2009, Pazar
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
PazarBölümündeki Diğer Başlıklar
 Varsa yoksa geyik bizim memleket!
 İskender Pala, üniformalı yıllarını yazdı
 Snowboard denince Çiçek akla gelir
 Şişmanlık babadan çocuğa mı geçiyor?
 Ani ısı düşmesi sizi hasta etmesin
 Viyana'dan Topkapı'ya Sultanlar Yolu açılıyor
 Sakız koçları artık emin ellerde
 FKM'den yeni oyun: Yolun Açık Olsun
 Hollywood'da doğdu türkücü oldu
 Hakkari, Hatit'den daha mı uzak?
 Evlerdeki Berlin duvarı "televizyon"
 Bir dönemdi yaşandı, şimdi mazide kaldı
 Amerika'ya uzanan Türk müziği aşkı
 Modacı Siren Ertan Çarmıklı: Anneannemle hacca gideceğim
 '2010 Evlilik Fuarı'nın yarın son günü
 Yavuz Selim'de hem dua hem temaşa
 Yalnız ve güzel memleketim iyiye gidiyor
 Her yazarın gönlünde, daha çok insan tarafından okunmak vardır
 Yeşil sahalardan gıda sektörüne transfer oldular
 İsrailli ve Filistinli iki genç şarkılarını 'barış' için söylüyor
 Şartlarını yerine getirsem konuğum olur musun?
 Şifreniz 'deŞİFRE' olmasın
 Bâbıâli'nin sır küpü Şaban Köse
 Türk ok ve yayının dönüş hikâyesi
 'Aslında' dememek için bu haberi okuyun

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1