09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Gündem
Hukuk hiçe sayılıyor
Millete ve hükümete komplo planında imzası bulunan Kurmay Albay Dursun Çiçek, ikinci kez tartışmalı şekilde tahliye edildi. Çiçek'in, cezaevine gönderilmesinin üzerinden 43 saat geçmeden tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına hukukçu ve aydınlardan tepki geldi.

9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 100. maddesine dayanarak verdiği tartışmalı kararın hukuka aykırı olduğu belirtiliyor. Söz konusu maddenin 'katalog suçlar'ı da tanımladığına dikkat çeken hukukçular, bu suçu işlediği iddia edilen kişilerin her halükârda tutuklanacağını vurguluyor. Dursun Çiçek'in 'terör örgütü üyesi olmak'tan tutuklandığının görmezden gelinmesinin hukuk skandalı olduğunun altını çiziyor. Eski Cumhuriyet savcısı Gültekin Avcı, kararın hukukî olarak açıklanamayacağını savunuyor. Eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, yargı üzerinden bir hesaplaşmanın görüldüğüne vurgu yaparken, Kayseri Baro Başkanı Ali Aydın, kararı hukuk adına talihsizlik olarak değerlendiriyor. Prof. Dr. Mehmet Altan ise Çi-çek'in serbest bırakılmasının Ergenekoncu zihniyetin gövde gösterisi olduğunu vurguluyor.

'Kaos Planı'nda imzası bulunan Kurmay Albay Dursun Çiçek, ikinci kez olağanüstü bir şekilde tahliye edildi. Çiçek, 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' belgesinin fotokopi olduğu gerekçesine sığınılarak 1 Temmuz 2009'da 18 saatlik tutukluluktan sonra serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın özünü ilgilendiren belgenin fotokopi olduğu gerekçesi hukukçular tarafından eleştirildi. Çiçek, 4,5 ay sonra ıslak imzalı orijinal belge ortaya çıkınca tekrar tutuklandı. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, ıslak imzalı belgeyi delil olarak kabul etti, ancak bu kez de Ceza Muhakemesi Kanunu 100. maddeye dayanılarak 'delilleri karartma riski bulunmadığı, sabit ikametgah sahibi olması' nedeniyle serbest bırakıldı.

'Tutuklama nedenleri' başlıklı CMK 100. madde, 'Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa, şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma' hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa tutuklama olabileceğini söylüyor. Mahkeme, CMK 100'ün ilk bölümüne bakarak bu gerekçelerin olmadığına kanaat getiriyor. Ancak aynı maddenin devamında 'soykırım, işkence gibi insanlık suçları, anayasal düzene karşı suçlar, cinayet ve terör örgüt yöneticiliği ve terör örgütü üyesi olmak' suçları da 'katalog suçlar' olarak tanımlanıp bunlara ilişkin her zaman tutuklama yapılabileceği belirtiliyor. Bu suçların isnat edildiği şüphelilerin kaçacağı varsayılıyor. Ancak görünen o ki, nöbetçi mahkeme sadece Çiçek'in lehine yorumlanacak şekilde CMK 100. maddenin birinci bölümünü dikkate alıp, ikinci kısmı görmezden gelmiş oluyor.

DELİLLERİN TAMAMLANDIĞINA ASIL MAHKEME KARAR VERİR

Bu soruşturmada iddia edilen suç topluma karşı işlenmiş suç olsa da, bu aşamada toplumun korunması açısından şüphelinin serbest bırakılmaması gerekir. 'Terör örgütü üyeliği' gibi topluma karşı suç işlediği iddia edilen bir kişinin bu gerekçelerle tahliye edilmesi, toplumsal infiali de beraberinde getirme riski taşıyor. Hukuki uygulamaya göre, süren bir soruşturmada delillerin tamamen toplanıp toplanmadığını itirazı inceleyen mahkemenin vermemesi gerekiyor. Sanık asıl mahkemesinde sorgulanır ve bu aşamadan sonra mahkeme tahliye taleplerini inceler. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi 'nöbetçi mahkeme' ve elinde sadece bu aşamaya kadar toplanmış deliller var.

Tam da ıslak imzalı orijinal belgenin savcılara ulaşması, ihbar mektubunda ismi geçenlerin tanık ya da şüpheli olarak dinlenmeleri devam ederken, soruşturmanın nereye kadar uzanacağı kamuoyunda tartışma konusu iken Çiçek'in dışarı çıkması delilleri karartma tehlikesi olabileceği riskini taşıyor. Çünkü, Çiçek hâlâ muvazzaf ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda çalışmaya devam ediyor. Çiçek'le birlikte çalışanlar ve iddialar ilişkin tanık olabileceklere etki etmesi, şüpheli konumuna girebileceklerle de işbirliğine giderek delilleri karartma şüphesi uzak bir ihtimal değil. Hukuki bir tanımlama ile 'hayatın olağan akışına uygun' bir durum. İddia edildiği gibi suçlu birinin delilleri ortadan kaldırmak gibi bir gayreti her zaman olacaktır.

Atanan hakimler 'tahliye' diyor

Dursun Çiçek'in tutukluluğuna ilk itirazın incelendiği 1 Temmuz 2009'da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tam değildi. Bir üye hakim izinli olduğu için İstanbul Adalet komisyonu yeni atama yaptı. İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Şefik Mutlu, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ikinci heyetinde olan Faik Saban'ı atadı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin üyesi tutuklamanın devamı yönünde görüş bildirdi. Ancak, başkan ve yeni üye Saban tahliye isteyince Çiçek, oyçokluğuyla tahliye oldu. Aynı gelişme 13 Kasım 2009'da da yaşandı. Çiçek'in tutukluluğuna itirazı inceleyen İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yine bir üyesi eksikti. Bu kez komisyon, Hakim Oktay Kuban'ı atadı. Bu kez de aynı durum yaşandı ve atanan hakim tahliye yönünde oy verdi. Komisyonun hangi kriterlere göre görevlendirme yaptığı da tartışma konusu.

BÜŞRA ERDAL
15 Kasım 2009, Pazar
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
GündemBölümündeki Diğer Başlıklar
 Eğitime yargı vesayeti
 İpekçi, Mumcu, Öz ve Dink ailelerinden ortak çağrı: Cinayetlerin ardındaki yapıyı ortaya çıkarın
 Kozmik oda raporu savcıya gönderildi
 'Kur'an okuyun' tavsiyesi karanlıklara yakılan kandildir
 Adlî Tıp, noktayı koydu: Islak imza Dursun Çiçek'in
 Ergenekon soruşturmasının demokrasiye katkısı büyük
 Barajlar doldu, kapaklar açılıyor
 Tuncel, sınavı geçemedi gardiyan olamayacak
 Askerî savcılık 'tanık' olarak dinledi
 Hâkimden Osman Gürbüz'e: 10 yıl nasıl firari olarak gezdin?
 Türkbank davasında 4 yıl hapis talep edildi
 Metrobüs zammı iptal edildi
 Kaçmaz'ın Eminağaoğlu kararı: Deliller yetersiz, kovuşturmaya gerek yok!
 Adana, Nevşehir ve Ağrılı 190 avukattan 'Balyoz'a suç duyurusu
 Yamaç paraşütünün yeni adresi Diyarbakır
 İzmir'de çelişkili yağış oranı
 Sahilde dalgalara kapıldı
 Bursa'da toprak kaydı
 Bir denizci albay daha intihar etti
 Özel okullar SBS sonucuyla öğrenci alacak
 Jandarma, 'dur' ihtarına uymayan minibüs şoförünü vurdu
 Emekli polis, tek başına kaldığı evde donarak öldü
 Tutkunu olduğu motosiklette hayatını kaybetti
 Teslim olan 4 PKK'lı serbest bırakıldı

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2