09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Kürsü
Hayatımda üç kere hac nasip oldu
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, hac hatıralarını anlatıyor: "Cenâb-ı Hak, hayatımda üç defa hacca gitmeyi nasip etti. -Ona binlerce hamd ve sena olsun- 68'li yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı, ilk defa görevli olarak hacca üç kişi göndermişti. Eskişehir ve Denizli müftüleriyle beraber bir de fakiri vazifelendirmişlerdi. Görevimiz ise, oradaki hacıların durumunu tetkik edecek ve yapılacak iyileştirme çalışmalarıyla ilgili rapor hazırlayıp, bu mevzuda yapılacak şeylere ışık tutacaktık.

İkincisinde; kendisine hac farz olduğu halde gidemeyen çok yakın bir dostumuzun pederi namına gitmiştim. Aslında bu şekilde bir hacca gitmeyi hiç istemezdim. Çünkü öyle birinin namına yapılacak bir hac, bana çok ağır gelirdi. Ama oraları özlemiştim. Bu vesileyle de o dostla beraber ikinci kez o kudsî yolculuğa çıktık.

Diğeri ise, medyada aleyhimize şiddetli bir kampanya başlatılmıştı. Buna karşı ruhumda duyup hissettiğim sıkıntılarla, yine hasretini çektiğim o kutsal mekânlara gidip, dua etme ve o arındırma muslukları altında yıkanma ihtiyacını duydum. Cenâb-ı Hakk imkân verdi ve 1986'da üçüncü kez yeniden hacca gitmek nasip oldu.

Kâbe'yi ve Ravzâ-i Tâhire'yi ilk gördüğümde öyle bir ruh haline büründüm ki, tarifi mümkün değildir. Hani, benim gibi birine olmaz; ama farz-ı muhal, o anda cennetin bütün kapıları ardına kadar açılsa ve cennete davet edilseydim, herhalde oralardan ayrılıp cennete gitmeyi arzu etmezdim. Harem-i Şerif'te ve Ravza-i Tâhire'de bulunmak bana öyle ledünni bir haz ve lezzet vermişti...

Kestanepazarı'ndaki talebelere hep apayrı bir gözle baktım. İslam âlemine ait büyük kurtuluşun hiç olmazsa bir bölümünü onların temsil ettiğine inanıyordum. Hacca giderken onların isim listelerini yanımda götürmüştüm. Hepsine orada teker teker dua ettim. Ayrıca tanıdığım birçok kimseye de ismen dua ettim. O sırada bütün Türkiye çapında tanıdıklarımın sayısı bugünle kıyas edilemecek ölçüde azdı. Onun için hepsini ismen zikredebilmiştim.

Bu ilk hacda unutamadığım hatıralarımdan biri de şudur: Harem-i Şerif'te, bilhassa cemaatle namaz kılarken, renk renk çiçekleri andıran cemaatlerin topluca rükû ve secdeye varışlarını seyretmek bana apayrı duygular ilham ediyordu. Orada, her renkten insan, kendine has urba ve giysileri içinde renk renk açmış nadide çiçekler gibiydi. Harem-i Şerif bunlarla, bağrında her mevsimin çiçeğini bitiren bir çiçek bahçesine benziyordu. Bu manzarayı seyretmek için rükû ve secdelere biraz gecikerek gidiyordum. Ve kendimi böyle yapmaktan alıkoyamıyordum. ZAMAN

27 Kasım 2009, Cuma
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
KürsüBölümündeki Diğer Başlıklar
 Hadisler Peygamberimizin emaneti
 Haftanın Duası
 Sözün Özü
 Ay yüzlü
 Allah'ı seven, Peygamber'e itaat eder
 Bana isyan eden Allah'a isyan etmiştir
 Gönlümün sultanı
 [Haftanın Duası]
 [Sözün Özü]
 Sünnet bize dinin amelî yanını öğretir
 Kur'ân'ın sünnete teşviki
 Rûh-u Seyyidi'l-Enâm'a
 Sözün Özü
 Haftanın Duası
 [İkindi Sohbetleri] Namaz, Allah'ın insana çok özel bir lütfudur
 [Fasıldan Fasıla] Her meselenin başı imandır
 [His Dünyası] Kış Geceleri
 Haftanın Duası
 Sözün Özü
 Beyaz saçlar mü'minin nurudur
 Damat Efendi
 Haftanın duası
 Sözün Özü
 Gencin tevbesi daha güzeldir
 Hazreti Yusuf'un âhiret iştiyakı

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2