09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yorumlar
[Yorum - Ahmet Kurucan] İslam'ın 2.0 versiyonu ve rahatsız olanlar
Kur'an, 'Siz hidayette olduğunuz müddetçe, dalalette olanların dalaleti size zarar vermez' buyuruyor. Müspet hareketin temel dayanak noktasını oluşturur bu ayet. Müspet hareketi kendilerine şiar edinenler söylenenlerden hareketle doğ-ru yolda oldukları çıkarımını yapıp takdirlerle şımarmadan, tenkitlere şaşırmadan yollarına devam etmeliler.

Başlıkta gördüğünüz 2.0 bir bilgisayar terimi. Piyasaya sürülmüş bir ürüne 1.0 dendi ise, onun bir üst ve geliştirilmiş versiyonuna 2.0 adı veriliyor. Tabii devamı da var; 3.0, 4.0 ve benzeri. Bu teşbihi Middle East Forum adlı düşünce kuruluşunun İslam karşıtlığı ile ünlü direktörü Daniel Pipes, İsrail Jerusalem Post gazetesinde çıkan bir makalesinde kullanıyor. Pipes'a göre Ayetullah Humeyni, Üsame Bin Ladin ve geçtiğimiz günlerde Texas Ford Hood askeri birliğinde terörist eylemde bulunan Nidal Hasan, İslamcılığın 1.0 versiyonunu temsil ederken, Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa'da yaşayan ünlü düşünür Tarık Ramadan ve ABD'nin ilk Müslüman milletvekili Keith Ellison, İslamcılık 2.0 versiyonunu temsil ediyor.

Pipes'ın yaptığı bu teşbih ve yaptığı mukayesede ayırt edici faktör, şiddet. Şiddeti kabul ve tatbik bakımından ikinciler, birincilerden çok ayrı bir yerde yer alıyor. Birinciler rahatlıkla insan öldürürken, ikinciler buna karşı çıkıyor. Birinciler yeryüzünün küresel bir halifenin başkanlığında şeriatla yönetildiği bir dünya tasavvur ederken, ikinciler buna hayır diyerek birlikte yaşanabilir bir dünya tasavvuru öngörüyor. Birinciler totaliter yönetimleri, teknik ve teknolojinin atom silahı vb. ürünlerini elde edip, şiddetlerini küresel hale getirmeyi planlarken, ikinciler şiddetle rejimlerin değiştirilmesinin uzun vadeli olmadığını, İslam'ı siyasal bir güç yapmadığını görüp, taban kitlenin gönlünü kazanmayı hedefliyor. Bu politikanın tabii uzantısı olarak da Cezayir'den Bangladeş'e, Türkiye'den Irak'a meşru yollarla iktidara geliyor. İkinciler bununla da kalmıyor; hayata geçirdikleri bu çekici ve cazibeli modelle başka İslam ülkelerinde hem siyasi partiler, hem sivil toplum kuruluşları, hem de sıradan vatandaşlar için örnek oluyor. Pipes'a göre sonuç; Üsame b. Ladin misali mağaralarda hayatlarını sürdürenler değil, halkın ve hayatın içinde olan ikinciler kazanıyor.

Pekala insanlığın güvenliğinden geleceğine uzayan yolda hangi anlayış, hangi yorum daha tehlikeli? Bu sorunun cevabına "elbette birinciler" diyorsanız sınıfta kaldınız! Pipes'a göre ikinciler daha tehlikeli. Üç ayrı dayanak noktası var Pipes'ın. Bir; bunlar ülkelerini yeniden şekillendiriyor. İki; başka İslam ülkeleri için çekici model oluşturuyor. Üç; geleneksel değerleri görmezden gelip özgürlükleri yok ediyor. İşte bu üç nokta itibarıyla İslam'ın 2.0 versiyonu, şiddet yanlısı 1.0 versiyonunun zalimliğinden daha tehlikeli.

İnanın veya inanmayın, ciddiye alın ya da almayın eksiği var fazlası yok söylenenler bundan ibaret.

Herkes böyle düşünmüyor ABD'de tabii ki. Tam karşı kutuptan bir başka misal vereyim sizlere. Haftalık Newsweek dergisinin köşe yazarlarından Jocob Weisberg, 23 Kasım tarihli geçen haftaki dergide yayınlanan makalesinde bir zamanlar Üsame b. Ladin'in en büyük destekçilerinden olan Nasri b. Hammad ve Ahmed Halidi'nin şiddet yanlısı politikaların yanlışlığını kabul ettiklerini ve etrafındakilere, "Kaç tane masum sivil öldürdünüz?" diye sorduklarını aktarıyor. Hakeza dünyaca ünlü İslam alimi Yusuf Karadavi'nin masum sivillerin öldürülmesini yasaklayan fetvası ile Mısırlı Seyyid İmam Şerif'in Batı'ya ilan edilen topyekûn savaşın son bulması gerektiğine dair ifadelerini aktarıyor. Bütün bunlardan sonra kanaatini şöyle açıklıyor: Karşımızdaki Müslümanlar artık 2001 yılındaki Müslümanlar değil. Cihada, teröre, Batı'ya çok farklı bakıyorlar. Düşüncelerinde radikal değişiklikler var; biz de bunları görmeli ve cihad anlayışımızı yargılamalıyız.

Aynı istikamette bir görüşü de 18 Kasım tarihli New York Times gazetesinde Steve Simon ifade ediyordu. Yazısının başlığı aynen şu: "Why we should put jihad on trial?" Yani "Cihad anlayışımızı niçin yargılamıyoruz?"

Belki uzun sayılabilecek bir özet oldu; ama Batı'nın düşünce dünyasından basın-yayına yansımış iki önemli bakış açısını aktardım sizlere. Benim burada anlamakta zorlandığım Pipes ve düşünce ortaklarının rahatsızlık nedeni? Yeri geldiğinde meseleyi asr-ı saadetle temellendirerek tarih boyunca mağduriyet ve mazlumiyetlerini ön plana çıkartan; bu arada kadirnaşinaslık yapıp iyi örneklerden hiç bahsetmeyerek şuurlu bir karartma eylemine girişen bu tip insanların -İslam 2.0 versiyonu ile alakalı tespitlerini olduğu gibi doğru kabul etsek bile- İslam düşüncesinin almış olduğu bu formdan rahatsız olmalarının sebebi ne?

Doğru kabul etsek bile dedim; çünkü Pipes'ın İslam 2.0 versiyonunun daha tehlikeli olduğuna dair ileri sürdüğü gerekçelerin üçüncüsü bilgi yanlışlığı içeriyor. Şöyle diyordu Pipes: "Geleneksel değerleri görmezden gelip özgürlükleri yok ediyor!" Her şeyden önce İslam'a göre geleneğin meşru gelenek adını alabilmesi için onun Kur'an ve sünnet temeline dayanması gerekir. Özgürlüklerin reddini ihtiva eden ne teorik ne de pratik yani ne bir ayet ve hadis, ne de Hz. Peygamber (sas) pratiğini İslam'da göstermek mümkündür. Bu ana kökenden sapma manasına gelebilecek yorum ve uygulamalara gelince, onlara ne örf-âdet, ne de gelenek-görenek ismi verilebilir.

Ahmet Kurucan
28 Kasım 2009, Cumartesi

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
Yazarın Diğer Yorumları
 14.11.2009 - [Yorum - Ahmet Kurucan] Fort Hood terörü ve Müslümanlar
 02.11.2009 - [Yorum - Ahmet Kurucan] Türkiye ne zaman uyanacak?
 01.11.2009 - [Yorum - Ahmet Kurucan] Gerçekleşmiş bir rüya
 24.10.2009 - [Yorum - Ahmet Kurucan] Türk-Arap dostluğuna Gülen Hareketi katkısı
 22.10.2009 - Namazlar hangi şartlar altında birleştirilebilir?
 10.10.2009 - [Yorum - Ahmet Kurucan] Her değişim dönüşüm değildir
 19.09.2009 - [Yorum - Ahmet Kurucan] Bayramlarda neşe ve hüzün
 05.09.2009 - [Ahmet Kurucan] Din özgürlüğü haftasında aynaya bakmak
 22.08.2009 - [Yorum - Ahmet Kurucan] Murad olmayı istiyor muyuz?
 08.08.2009 - [Yorum - Ahmet Kurucan] Batılı değerler ve komplekslerimiz
YorumlarBölümündeki Diğer Başlıklar
 [Yorum - Sinan Oğan] Ermenistan, diasporaya 'Ülkeyi satmadık' mesajı veriyor
 [Yorum - Alin Ozinian] Türkiye, Ermenistan sınırının açılmasını istiyor mu?
 [Yorum - Yıldız Ramazanoğlu] Türkiye'de yerli çözüm mümkün mü?
 [Yorum - Dr. Ümit Kardaş] Hakiki bir cumhuriyet hakiki bir demokrasi için
 [Yorum - Hilmi Yavuz] 'Sol-Ulusalcı' faşizmin tarihsel kökenleri üzerine bir deneme
 [Yorum - Nevzat Bayhan] Hâlâ 'yoz'laşmak istiyor muyuz?
 [Yorum - Muhammed Celal Numan] İKT'nin düşünce kuruluşları açılımı
 EMASYA sonrası da önemli
 Bir 'iç tehdit'e Amerikan cevabı2
 Yerli ve yabancı oryantalistlerin göremediği...
 [Yorum - Atilla Yayla] Kahraman bakkal süpermarkete karşı mı?
 [ABD 1933] Bir 'iç tehdit'e Amerikan cevabı1
 [Yorum - Doç. Dr. Hamza Al] Askerin politik ve bürokratik gerçeklik yanılgısı
 [Yorum - Didier Billion] Afganistan: Başını kuma gömen devekuşu stratejisi
 [Yorum - Eser Karakaş] İddia olmayan gerçekler
 [Yorum - Dr. Fahrettin Sümer] Afganistan'da çözüm arayışları sürüyor
 [Yorum - Jan Egeland] Haiti'den çıkarmamız gereken ders
 [Yorum - M. Naci Bostancı] Hepimize dokunan o acıklı haberler
 [Yorum - Herkül Millas] Darbe döneminden müdahale dönemine
 [Yorum - Sami Suruş] Türkiye'nin AB yolu içeriden geçiyor
 [Yorum - Prof. Dr. Garip Turunç] Nehir, yeni bir Türkiye'ye doğru akıyor...
 [Yorum - Etyen Mahçupyan] Darbenin rasyonalitesi
 [Yorum - Muhammed Ahmed El Huni] Yemen savaşa ve kaosa değil, kalkınma ve inşaya muhtaç
 [Yorum - Prof. Dr. Onur Bilge Kula] 'Kültür sorunlarımıza' bir başka bakış 2
 [Yorum - Süleyman Seyfi Öğün] Müsademe-i efkardan barika-i hakikati ummak

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2