Askere, valiliğin izni olmaksızın toplumsal olaylara müdahale yetkisi veren Emniyet Asayiş Yardımlaşma (EMASYA) Protokolü yürürlükten kaldırıldı. 28 Şubat sürecinin ardından 7 Temmuz 1997'de İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan protokol, yine ortak imzalarla dün iptal edildi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, iptale ilişkin yazının hem Genelkurmay Başkanlığı'na hem de il valiliklerine gönderildiğini açıkladı.
Cuntacıların darbe planlarına dayanak olarak kullandığı EMASYA, son olarak 'Balyoz' darbe planıyla gündeme gelmişti. Dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan tarafından hazırlandığı ileri sürülen 'Balyoz' planının dayanağını EMASYA oluşturuyordu. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran plan, protokolün yeniden tartışılmasına sebep oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ocak'ta TRT 1'de yayınlanan 'Enine Boyuna' programında protokolün kaldırılacağını söyledi. "EMASYA diye bir şey olamaz, olmayacak. Ortadan kaldıracağız." diyen Başbakan'ın ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de EMASYA'ya ihtiyaç bulunmadığını dile getirdi. Son olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ da, dün kararın açıklanmasından birkaç saat ön-ce aynı doğrultuda görüş beyan etti.
Cuntacıların darbe planlarına dayanak olarak kullandığı EMASYA Protokolü, son olarak 'Balyoz' darbe planıyla gündeme gelmişti. Dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan tarafından hazırlandığı ileri sürülen 'Balyoz' planının dayanağını da EMASYA oluşturuyordu. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran plan, EMASYA'nın da yeniden tartışılmasına sebep oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ocak'ta cuntacıların darbe planlarına dayanak olarak gösterdikleri EMASYA Protokolü'nün kaldırılacağını açıkladı. TRT 1'de yayınlanan 'Enine Boyuna' programında gazete genel yayın yönetmenlerinin sorularını cevaplayan Erdoğan, "EMASYA Protokolü diye bir şey olamaz, olmayacak. Bunun adımını atıyoruz, atacağız. Protokolü gündemimizden çıkaracağız, ortadan kaldıracağız." ifadelerini kullanmıştı.
Başbakan'ın ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de EMASYA'ya gerek olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı, 2 Şubat'ta gazetecilerin sorusu üzerine şu açıklamayı yapmıştı: "EMASYA, İçişleri Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasında imzalanmış, kendi mantığı ve hukuku olan bir protokoldür. Ben de bugünkü hukuk anlayışımız ve geldiğimiz hukuk standartları çerçevesinde buna gerek olmadığı kanaatindeyim. İçişleri Bakanlığı ve TSK nasıl ortak imzaladılarsa ortak imzalarıyla buna son vermelerinin doğru olduğu kanaatindeyim. Bütün bunlar hükümetin vereceği karardır. Türkiye'yi yöneten ve TBMM'ye karşı sorumlu olan hükümettir."
Ve beklenen gelişme dün yaşandı. Askere bir nevi 'sıkıyönetim' hakkı veren protokol dün itibarıyla kaldırıldı. Protokolün kaldırıldığı açıklamasını İçişleri Bakanı Beşir Atalay yaptı. Atalay, Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında 7 Temmuz 1997 tarihinde imzalanan ve kamuoyunda 'EMASYA' olarak bilinen protokolün bugün (dün) yürürlükten kaldırıldığını söyledi. Atalay, bu konuda Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile görüşme yaptığını söyledi. Şunları aktardı: "Bunun ortak imza ile yine yürürlükten kaldırılmasını kararlaştırmıştık. Arkadaşlarımız bir araya geldiler. Bugün ortak imzayla yürürlükten kaldırdılar.
Bildiğiniz gibi protokolü 1997 yılında Genelkurmay Harekat Başkanı ile İçişleri Bakanlığı'nın o zamanki müsteşarı imzalamıştı. Şimdi de yine aynı şekilde Genelkurmay Başkanlığı Harekat Başkanı Sayın Korgeneral Mehmet Eröz ile bakanlığımız Müsteşarı Sayın Osman Güneş imzalayarak tutanağı yürürlükten kaldırmış oldular. Bu hem Genelkurmay Başkanlığı'mıza hem de il valilerimize bugün gönderilmiştir. Esasen görüşmelerimizde vurgulamıştık, ilgili mevzuat, ilgili kanunun ilgili maddesi çok tafsilatlı ve detaylı yazılmış. Bu konuda yeni bir düzenlemeye, yeni protokole veya bu konuda yeni tespite ihtiyaç olmadığı kanaatine varmış olduk. Mevzuat şu haliyle bu konudaki ilişkileri düzenlemek için yeterli. Zaten bildiğiniz gibi genelde kanun bu konudaki yetkileri valilere verir. Şu anda ilgili kanunun hükümleri geçerli olacak.''
EMASYA nedir?
28 Şubat sürecinde demokrasinin boynuna geçirilen kementlerden biri de 27 maddelik Emniyet, Asayiş, Yardımlaşma (EMASYA) Protokolü'ydü. İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında 7 Temmuz 1997'de imzalanan protokol gereği EMASYA birliklerine, valilik talep etmese dahi, kendisi gerekli gördüğü durumlarda toplumsal olaylara el koyma yetkisi verilmişti (9. madde) Asker, istediği takdirde şehrin göbeğindeki asayiş olaylarına bile müdahale edebilecekti. Ordunun asayiş olaylarına müdahalesi, polisin de askerin emri altına girmesi anlamına geliyordu. Bu bir nevi sıkıyönetim haliydi. 'Gizlilik' derecesi bulunan protokol, hem o dönemde hem sonraki yıllarda eleştirildi. Zira demokratik hiçbir ülkede böyle bir protokolün varlığı kabul edilemezdi. Protokolün altında İçişleri Bakanlığı adına Müsteşar Teoman Ünüsal'ın, Genelkurmay Başkanlığı adına ise o dönem korgeneral olan Çetin Doğan'ın imzası vardı. Son olarak 'Balyoz' kod adlı darbe planı tartışmalarıyla EMASYA yeniden gündeme geldi. Zira cuntacılar, söz konusu protokolü darbe planlarına kılıf olarak kullanmıştı. Seçimle iktidara gelen AK Parti'yi devirmek amacıyla hazırlandığı ileri sürülen 'Balyoz' darbe planının altında da Çetin Doğan'ın imzası vardı.
Protokole gerek yok