30.07.2010, Cum

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

 Gündem

Ergenekon soruşturmasının demokrasiye katkısı büyük
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, Ergenekon soruşturmasının, tarihî bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Öneş, "Ergenekon süreci olmasaydı, Türkiye özellikle güvenlik yapıları içindeki hastalıkların ortadan kaldırılması noktasında çok zorlanırdı. Bugün bir demokratikleşme yaşanıyorsa, Ergenekon soruşturmasının katkısı büyüktür. Ergenekon sürecinin devamı demokratik adımların gelişimi bakımından da hayati öneme sahip." dedi. Öneş ayrıca, yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu ve Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin (Kırmızı Kitap) yeniden yazılması gerektiğini vurguladı.

Ergenekon'un, sadece soruşturmanın başladığı 2007 yılından sonra değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Cevat Öneş, "Ergenekon aslında, günümüze kadar gelen tortuların açığa çıkması ve artık taşınamaması, ihtiyaç duyulan temizliğin yapılması meselesidir." ifadelerini kullanıyor. Yaşanan süreçte, devlet mutabakatı olup olmadığı konusunda ise şunları söylüyor: "Esas mesele siyasî iradenin kararlılığı. Kurumsal iradelerle ne kadar geniş mutabakat kurabilirse, bu dönüşüm o kadar güçlü olur. Bugün kurumlarla siyasî irade arasında tam bir mutabakat yok ama kurumsal mutabakatın giderek siyasi iradeyle ortak noktalarının güçlendiğini görüyoruz."

Cevat Öneş, Türkiye'deki antidemokratik zihniyeti yorumlarken şu yaklaşımda bulundu: "Hastalıklarımız ortaya çıkmıştır. Sorunlar çözülme sürecine girdi, toplumsal talepler de bu süreci hızlandırıyor. Devlet kurumlarındaki antidemokratik ve hastalıklı unsurların kaldırılması noktasına sorumlu tüm aktörlerin destek vermesi gerekiyor. Sadece idarî kararlarla temizliklerin yapılması yeterli değil. Siyasî irade ve kurumsal iradenin işbirliği yapması gerek. Bu hastalıklı yapıların kaldırılması için yargı sürecini beklemeden harekete geçmek zorundalar. Her gecikme, Türkiye'ye ve Türk insanına zarar veriyor."

Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin (MGSB) de yeniden yazılarak, Türkiye'nin vizyonunu belirleyen stratejik değerlendirmelere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Öneş, bu süreçte siyasî iradenin belirleyici rol üstlenmesinin önemine dikkat çekti. Eski istihbaratçıya göre, şu anki metin 12 Eylül darbesinden sonra şekillenen ve Türkiye'nin sorunlarına güvenlik konseptiyle yaklaşan bir anlayışın ürünü.

Öneş, yeni belgenin ülkenin vizyonunu belirleyecek stratejik yaklaşımlar olarak ortaya çıkmasını isterken, diğer kurumların da görüşünün alınması fakat belirleyici unsurun siyasî irade olması gerekliliği üzerinde duruyor. "MGSB'de 'iç tehdit' olmalı mı?" sorusuna ise "Meseleye riskler olarak bakılmalı. Ülkenin karşı karşıya kalabileceği risklerin zamanında ortadan kaldırılabilmesi için, stratejik yaklaşımlar ortaya konulması gerekir. Askerî tabirlerin ve kavramların da siyaset mekanizmasının şekillendirilişi içinde ön plana çıkmaması gerekir." cevabını veriyor.

Devlet kurumları içindeki hastalıklı unsurların tasfiyesi sürecinde, söz konusu kurumlar ve siyasî irade arasındaki işbirliğinin arttığını kaydeden MİT'in eski 2 numarası, 'sivil dikta' tartışmalarına da değindi. Öneş, "Türkiye'nin bugün vermekte olduğu kavga, demokratik gelişimin kısa zamanda başarıya ulaştırılması meselesidir. Yaşananlara sivil dikta olarak bakmak, gelişmelerin okunamadığını gösteriyor." tespitinde bulundu. Demokratikleşme konusunda toplumsal taleplerin zirveye çıktığına dikkat çeken tecrübeli istihbaratçı, "Önümüzdeki dönemde, toplumsal talepler karşısında, otoriter her türlü yaklaşım giderek etkisizleşecek." diyor. Öneş, yaşananları standartları yüksek demokratik bir sistemin yapılandırılması arayışı olarak değerlendiriyor.

YENİ ANAYASAYA İHTİYAÇ VAR

Gündeme bomba gibi düşen Balyoz harekât planı konusunda yorum yapmak istemeyen Öneş, "Yargının kararını bekleyelim." diyor. Türkiye'de asker-sivil ilişkilerini 'hastalıklı' olarak niteleyen Öneş'e göre Türkiye'nin bu sorunu aşmak için zihinsel bir dönüşüme ve yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Öneş, yeni anayasanın evrensel demokratik değerler ekseninde kaleme alınması ve asker-sivil ilişkilerinin de bu çerçeveye oturtulmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

ZAMAN
EMRE SONCAN
09 Şubat 2010, Salı
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
GündemBölümündeki Diğer Başlıklar
 Yaz tatilinde Afrika'ya gitti, 300 katarakt hastasını ışığa kavuşturdu
 İşadamları Sudan'da yetimhane kurdu
 Türk gemisi 128 gün sonra serbest
 ÖSYM Başkanı'nın görevden alınması söz konusu değil
 Dekana 'psikolojik baskı' cezası
 Genelkurmay'a, yardım ve yataklık suçlaması
 [Haber Yorum] Kardak kahramanlığından Balyoz masumiyetine
 Tahrik gerekçesiyle BDP konvoyuna geçit verilmedi
 Bulanık olaylarında iki kişiyi öldüren 'esnaf'a tahliye
 Gizli tanığa göre Şerzan'ı 'derin polis' öldürmüş
 114 STK'dan ortak çıkış: Demokratik açılım mutlaka sürmeli
 Referandum sandığına helikopterli koruma
 6 kilo altınla yakalanan kuryeler gümrükçüleri hedef gösterdi
 Bombaların kardeşliği, iki general gözetiminde belirlendi
 Başbakanlık'ta YAŞ hareketliliği
 Reşadiye'de çatışma: 1 asker yaralı
 Askeriyeye teslim edilen paketten ruhsatsız silahlar çıktı
 Türkiye ile İran, PKK'ya karşı anlık istihbarat paylaşımı yapacak
 Piknikte gölet faciası: 4 ölü
 İki madenci göçükte can verdi

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1