30.07.2010, Cum

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

 Gündem

Son Dakika - 01:30

İstanbul'daki üç EMASYA birliği
EMASYA Protokolü'nün kalkmasıyla birlikte İstanbul Samandıra'da konuşlu 23. Motorlu Piyade Alayı, Hasdal'da bulunan 6. Piyade Alayı ve Metris'teki 47. Piyade Alayı asli görevine dönecek.

Askere toplumsal olaylara müdahale yetkisi veren EMASYA Protokolü geçtiğimiz hafta perşembe günü yürürlükten kaldırıldı. Türkiye, gündeme "Balyoz Eylem Planı" iddialarıyla oturan ve yaklaşık iki haftadır tartışma konusu olan EMASYA'yla 13 yıl önce, 28 Şubat sürecinden hemen sonra tanıştı. Protokole İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı imza attı. 27 maddeden oluşan protokol, askere valinin izniyle şehirlerdeki toplumsal olaylara müdahale etme imkânı tanıyordu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın EMASYA Protokolü'nün kaldırılacağına ilişkin sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Gül, "EMASYA, İçişleri Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasında imzalanmış, kendi mantığı ve hukuku olan bir protokoldür. Ben de bugünkü hukuk anlayışımız ve geldiğimiz hukuk standartları çerçevesinde buna gerek olmadığı kanaatindeyim. İçişleri Bakanlığı ve TSK nasıl ortak imzaladılarsa ortak imzalarıyla buna son vermelerinin doğru olduğu kanaatindeyim." demişti.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ da 4 Şubat 2010 Perşembe günü EMASYA Protokolü'nün kalkabileceğini ima ederek, "Kalkabilir, bu protokole gerek yok, zaten kanunda yetki var. Neticede EMASYA Protokolü konusunda bizim için kanunlar esastır. EMASYA Protokolü'nün bunun üzerine geçmesi mümkün değildir." açıklamasında bulunmuştu.

Bu demecin yayımlandığı gün öğle saatlerinde ise televizyonlar EMASYA Protokolü'nün kaldırıldığını son dakika gelişmesi olarak duyurdu. İçişleri Bakanı Beşir Atalay da kamuoyunda EMASYA olarak bilinen protokolün yürürlükten kaldırıldığını açıkladı.

Kamuoyu EMASYA Protokolü çerçevesinde oluşturulan birliklerin varlılığını genellikle İstanbul'daki toplumsal olaylar ve terör olaylarında hissetti. Medya, her 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nda konuşlanan bu birliklere en az göstericiler kadar ilgi gösterdi. Yine HSCB'nin bombalanması olayında da alana inen bu birliklerden hemen her ilde var. Ancak İstanbul'daki varlıkları ve sayıları diğer illere göre daha fazla. Meydana gelebilecek bir olayda hazırda tutulan bu birlikler, İstanbul'da hangi kışlalarda konuşlandırılmıştı?

Kentte bugün alay seviyesinde üç EMASYA birliği bulunuyor. 1. Ordu Komutanlığı 3. Kolordu Komutanlığı 23. Motorlu Piyade Tümen'ine bağlı bu üç alay şunlar: Samandıra'da 23. Motorlu Piyade Alayı, Hasdal'da 6. Piyade Alayı ve Metris'te 47. Piyade Alayı.

EMASYA için görevli birlikler ayda birkaç defa tatbikat yapıyor. Halkın sokağa çıkma ihtimali bulunduğu 1 Mayıs İşçi Bayramı, terörist başı Abdullah Öcalan'ın yakalanış yıl dönümü gibi hassas günlerde EMASYA birlikleri hazır bekletiliyor. Özellikle 1 Mayıs kutlamaları sırasında üç alay görev yapıyor.

İstanbul'da EMASYA faaliyetleri 23. Motorlu Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Bülent Dağsalı'nın göreve gelmesiyle yoğunlaştı. Dağsalı'nın EMASYA birliklerinin eğitimlerini artırdığı ve hemen her tatbikata gelmeye çalıştığı belirtiliyor. O dönemde Dağsalı'nın denetlemeleri, tatbikatlar ve bitmek bilmeyen hafta sonu mesailerinden dolayı çok sayıda uzman çavuşun istifa ederek görevden ayrıldığı öne sürülüyor. EMASYA faaliyetlerinin ağırlığı karşısında bazı subayların başka birliklere tayin için dilekçe verdiği iddia ediliyor.

Tümgeneral Dağsalı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yaptığı ziyaretlerle de gündeme geldi. Üst düzey emekli generallerin de gözaltına alındığı 8 Ocak 2009 tarihindeki Ergenekon soruşturmasının 10. dalgasında Dağsalı, Vatan Caddesi'ndeki Emniyet binasına giderek Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı makamında ziyaret etmişti. Dağsalı basın mensuplarının sorularını cevapsız bırakmış, Cerrah ise Tümgeneral Dağsalı'nın bir seminer dolayısıyla Emniyet'e geldiğini belirterek, "20 Ocakta Mekanize Tugayı'nda doğal afetlerle ilgili bir seminer var. O seminere davet etmek için geldiler." demişti.

Dağsalı, andıç tartışmalarında da gündeme gelmişti. İlk 'andıç' belgelerinde PKK'lı Şemdin Sakık'ın ifadelerinin bazı siyasiler ve gazetecilerin saygınlığının azaltılması ve terör örgütüne destek sağladıkları yönünde kamuoyu oluşturulmasında kullanılması talimatına yer verilmişti. İşte bu ilk andıç belgesinde o dönemde kurmay albay rütbesi ile iç istihbarat müdürü olan Dağsalı'nın imzası olduğu biliniyor. İlk 'andıç' belgesinin ardından 28 Şubat sürecinin önde gelen ismi emekli Orgeneral Çevik Bir'in Sakık'ın ifadelerine gazeteci Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand'ı suçlayan bölümler eklediği iddiası ortaya atılmıştı. Gazeteci Nazlı Ilıcak da bu iddiaları soru önergesiyle TBMM'ye taşımıştı.

Bununla da yetinmeyen Ilıcak, andıçta imzası olan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Tümgeneral Fevzi Türkeri ve İç İstihbarat Şube Müdürü Bülent Dağsalı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Savcılık bu suçlamalara yönelik görevsizlik kararı verdi. Akın Birdal 2009'da bir girişimde daha bulundu, ancak yine sonuç çıkmadı.

Aksiyon - ERKAN ACAR - HALİL ÖZCAN
09 Şubat 2010, Salı
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
Son Dakika - GündemBölümündeki Diğer Başlıklar
 00:51  Arda: Belgrad'ta turu geçeriz
 00:24  Ankara'da trafik kazası: 5 yaralı
 00:18  Amerikalı Ermenilerden Türkiye aleyhine dava
 00:18  Arap dünyasından gıda güvenliğine 65 milyar dolarlık yatırım
 00:09  Rijkaard: 2-2'nin avantaj olmadığını biliyoruz ama henüz elenmedik
 00:00  New York Borsası düştü
 00:00  Dörtyol'daki orman yangını kontrol altına alındı
 00:00  Hakimle tartışan minibüs şoförleri karakolluk oldu

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1