Avrupa Birliği (AB) maliye bakanları, birliğe bağlı ülkelerin derecelendirilme işlemlerinin yapılması için Avrupa Merkez Bankası (ECB) bünyesinde bir derecelendirme kuruluşu istiyor. Moody's, Standard & Poor's ve Fitch gibi Amerikalı derecelendirme kuruluşlarına bağımlı kalmak istemeyen AB, krize giren Yunanistan gibi ülkelerin geleceğini, söz konusu kuruluşların raporlarına bağlamaktan kaçınıyor.
Avrupa Merkez Bankası, bir bankaya borç verirken, bankanın elindeki devlet tahvillerini garanti olarak kabul ediyor. Bu ülkelerin ise derecelendirme kuruluşlarından A notu almış olması gerekiyor. Yunanistan'da ise Standard & Poor's ve Fitch ülkenin kredi notunu BBB'ye düşürdü. Kuruluşlardan sadece Moody's Yunanistan'ın kredi notunu A2'de tutuyor. Moody's'in de not düşürmesi Avrupa'daki bankalar, ECB nezdinde garanti olarak gösteremeyecekleri için Yunanistan'dan devlet tahvili almak istemeyecek. Bu durumda da AB ülkeleri Yunanistan'a yardım etmek zorunda kalacak. Ekonomi uzmanları ise bir ülkenin geleceğinin tek bir derecelendirme kuruluşuna bağlı olmasını doğru bulmuyor. Lehman Brothers'ta olduğu gibi kuruluşların da hata yapabileceğini vurgulayan uzmanlar, Avrupa Merkez Bankası'nın derecelendirme işini daha iyi yapacağını savunuyor.
Tüm dünyada küresel krizin hafiflemeye başladığı bir dönemde önce Yunanistan, ardından da İspanya ve Portekiz yeni bir krizin pençesine düştü. Gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 120'sine ulaşması beklenen kamu borcunun ve yüzde 12,7'sine ulaşan bütçe açığının doğurduğu kriz yüzünden Yunanistan, kamu çalışanlarının maaşlarını düşürdü ve emekli maaşları donduruldu. AB, krizin diğer birlik üyelerine sirayet etmemesi için yardım konusunu masaya yatırırken, IMF de yardıma hazır olduğunu açıkladı. Yunanistan'ın krizden çıkarılması için yardım konusu AB gündeminde hararetli tartışmalara konu oldu. Almanya'da iktidarda bulunan Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi ile koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti'nin (FDP) bazı üyelerinden gelen teklif 'Komşu'da sert tepkiyle karşılaştı. 'Yunanlılar, adalarınızı satın' başlığıyla Alman Bild gazetesinde yayımlanan habere göre, FDP milletvekili Frank Schaeffler, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Yunanistan'a yardım vaadinde bulunarak hukuka aykırı hareket etmemesi gerektiğini ifade ederek, "Yunanistan devleti, firmalara iştirak etmekten kaçınmalı ve arsaları, örneğin kimsenin yaşamadığı adaları satmalı." dedi. CDU Başkanlık Divanı Josef Schlarmann da, "İflasın eşiğine gelen bir kişi, hissedarları için sahip olduğu her şeyi paraya çevirmeli. Yunanistan, bunlara, şirketlere ve kimsenin oturmadığı adalara sahip. Bunlar borçların karşılanması için kullanılabilir." diye konuştu.
Almanya Ekonomi Bakanı Rainer Brüderle ise dün yaptığı açıklamada, Almanya'nın Yunanistan'a 'bir sent bile' yardım yapmaya niyetinin olmadığını söyledi. Bakan, AB üyelerinin kendi içişlerinden sorumlu olduğunu ve Yunanistan hükümetinin mali istikrar önlemlerini etkili bir biçimde uygulamakla yükümlü olduğunu belirtti.